‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2019/796 K.2022/2686

Esas No: 2019/796 · Karar No: 2022/2686 · Karar Tarihi: 19.04.2022
Özet: Uyuşmazlık, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 5. maddesi kapsamında vergi borçlarının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali talebi üzerine kurulmuştur. Mahkeme, temyiz talebini reddederek, çevre kararı üzerine kararın onanmasını kabul etmiş ve temyiz giderlerini istedenin üzerine bırakmıştır.
T.C. DANIŞTAYDÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No: 2019/796
Karar No: 2022/2686
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …KARŞI TARAF (DAVACI): …

VEKİLİ: Av. …İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, … Eğitim Öğretim Turizm Reklam İnşaat Pazarlama İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Mahkemelerinin 08/02/2018 tarihli ara kararı ile asıl borçlu şirketin vergi borçlarının tahsili için 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesi kapsamında bir işlem yapılıp yapılmadığının sorulduğu, Ankara Defterdalığı tarafından verilen … tarih ve … sayılı cevabi yazıda, OHAL kapsamında çıkarılan 667 sayılı KHK uyarınca kapatılan şirket hakkında İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu tarafından … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporu'nun düzenlendiği, raporda şirketin varlıkları ile borç ve yükümlülüklerinin gösterildiği ve şirketin kamu kurumlarına olan borçları arasında Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün alacağına da yer verildiği, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinin 5. fıkrası gereğince borçlarının ödeneceği ancak KHK uyarınca kapatılan kurumların hesapları üzerinde bulunan blokeler devam ettiğinden, söz konusu ödemeler hakkında Bakanlığın talimatının beklenildiğinin belirtildiği ve komisyon tarafından düzenlenen Görüş ve Öneri Raporunun dava dosyasına ibraz edildiği, söz konusu rapora göre de, asıl borçlu şirketin varlık toplamının 50.738.969,71 TL, borç ve yükümlülük toplamının ise 7.473.990,36 TL olduğu, bu durumda, asıl borçlu şirketin toplam varlığının borç ve yükümlülüklerini karşılayabilecek miktarda olması ve Bakanlığın talimatıyla malvarlığı üzerindeki blokelerin kalkmasından sonra borçların ödenmeye başlanacağı dikkate alındığında, şirketten tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan bir borcun bulunmadığı, 667 sayılı KHK uyarınca kapatılarak, her türlü malvarlığı, alacakları, hakları ile belge ve evrakı bedelsiz olarak Hazineye devredilen ve ticaret sicilindeki kaydı silinerek mükellefiyet kaydı kapatılan asıl borçlu şirketin vergi borçlarının, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 5. maddesinin 5. fıkrası uyarınca şirketin malvarlığından tahsili yoluna gidilmesi gerekirken, şirketin malvarlığından tahsil olanağı bulunmadığı hususu kesinleşmeden davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Malvarlığı araştırması sonucu asıl borçlu şirketin OHAL kapsamında kapatılan kurumlardan olması nedeniyle amme alacağının şirketten tahsil olanağı kalmadığının anlaşıldığı, ilgili dönemlerde kanuni temsilci olan davacı adına söz konusu amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ: …DÜŞÜNCESİ: Kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE

GEREKÇE: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?