‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2019/3272 K.2021/4909

Esas No: 2019/3272 · Karar No: 2021/4909 · Karar Tarihi: 07.10.2021
Özet: (1) Uyuşmazlık, hatalı vergi borcu nedeniyle araç üzerinde yapılan hacizin iptali ve bu iptalin kararının bozulması isteminden kaynaklanmıştır. (2) Danıştay, vergi mahkemesi kararının usul ve hukuk açısından uygun bulunduğunu, temyizi reddederek mahkeme kararının onandığını hükmüyle kabul etmiştir.
T.C. DANIŞTAY DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2019/3272
Karar No: 2021/4909

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, adına kayıtlı araca, aracın eski sahibinin vergi borçları nedeniyle konulan haczin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacının söz konusu aracı noter satış sözleşmesi ile satın aldığı anda araç üzerinde tesis edilmiş bir haciz işleminin bulunmadığı, davacının maliki olduğu araca önceki malikin borçları nedeniyle haciz uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Olayda vergilendirme hatası bulunmadığı, tahsil aşmasında düzeltme ve şikayet başvurusunda bulunulamayacağı, davacı adına kayıtlı aracı haciz şerhi işlendikten sonra satın aldığından haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Davacı tarafından, adına kayıtlı araca, aracın eski sahibinin vergi borçları nedeniyle konulan haczin kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararı davalı idarece temyiz edilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, Vergi Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin önceki kararının temyiz incelemesi sonucunda onanması nedeniyle davalı idarece yapılan karar düzeltme başvurusu üzerine, Danıştay Dördüncü Dairesince, "6183 sayılı Kanuna göre yapılan haciz işlemine karşı 213 sayılı Kanunla getirilen bir düzenleme olan düzeltme ve şikayet yolunun kullanılmasına hukuki olanak bulunmadığı, davacı tarafından düzeltme ve şikayet başvurusu kapsamında ileri sürülen iddiaların, ancak haciz işlemine karşı süresi içerisinde açılan davalarda ileri sürülebileceği" gerekçesiyle davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ve onama kararı kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, ancak, Vergi Mahkemesince bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, "davacının söz konusu aracı noter satış sözleşmesi ile satın aldığı anda araç üzerinde tesis edilmiş bir haciz işleminin bulunmadığı, davacının maliki olduğu araca önceki malikin borçları nedeniyle haciz uygulanmasında hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda, Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararın, bozma kararının gereklerine uygun olmadığı ve eylemli ısrar niteliğinde olduğu anlaşılmakta olup, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümlenmesi görevi Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'na ait olduğundan esas kaydının kapatılarak dava dosyasının Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'na gönderilmesi gerektiği görüşüyle, Dairemiz kararına katılmıyoruz.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?