‹ Ana sayfa
Danıştay 4. Daire Vergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 4. Daire E.2016/17404 K.2021/1699

Esas No: 2016/17404 · Karar No: 2021/1699 · Karar Tarihi: 18.03.2021
Özet: (1) İstemci, inşaat firması, vergi mahkemesinin 2010/1‑3 dönemi için aldığı cezalı tarhiyeti ve geçici vergi kararını temyiz ederek iptalini talep etti. (2) Danıştay, vergi mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğunu belirterek temyiz ilkesine uygun olarak bu kararın bozulmasını reddetti.
T.C. DANIŞTAYDÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No: 2016/17404
Karar No: 2021/1699 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ: Av. …KARŞI TARAF (DAVACI): … İnşaat Gıda Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. …İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, satışını gerçekleştirdiği gayrimenkullere ilişkin yasal süresi içerisinde fatura düzenlemediğinden bahisle, takdir komisyonu kararı uyarınca re'sen tarh edilen 2010/1-3 dönemi vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; inşaatın yapı ruhsatının 18/03/2010 tarihinde alındığı ve takdir komisyonu tarafından satışların en geç bu tarihte yapıldığı kabul edilerek davacı şirket tarafından bağımsız bölüm teslimi olarak nitelendirilerek, davacının bu teslimlerini fatura düzenleyerek kayıt ve beyanlarına yansıtması gerekirken yansıtmadığı sebebiyle cezalı tarhiyat önerildiği ancak davacı şirket tarafından bağımsız bölümlerin en geç bu tarihte teslim edildiğine ilişkin bir tespitin bulunmaması karşısında, iş yeri veya konut olan bağımsız bölümlerin fiilen yada hukuken tesliminin yapıldığı tarihte kurumlar vergisi ve katma değer vergisi yönünden vergiyi doğuran olay gerçekleşeceğinden, başkaca bir tespit olmaksızın yapı kullanma izin belgesinin alındığı tarih esas alınması suretiyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: …DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE

GEREKÇE: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin ise yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, iktisadi ticari ve teknik icaplara uymayan ve olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanununun "Tescil" başlıklı 705. maddesinde; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." düzenlemesi yer almaktadır. Öte yandan, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Safî kurum kazancı" başlıklı 6. maddesinde, kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safî kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, safî kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu'nun ticarî kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yükümlüsü olan davacı şirketin satışını gerçekleştirdiği bağımsız bölümlere ilişkin gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle sevk edildiği takdir komisyonu kararı uyarınca dava konusu tarhiyatların yapıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıdaki mevzuat ve dava konusu olayın bir arada değerlendirilmesinden, bağımsız bölüm satışlarına ilişkin olarak vergiyi doğuran olayın tescille birlikte gerçekleşmiş olacağı nitekim söz konusu tescilin alıcı için mülkiyet hakkının kazanılması olacağı, buna göre dava konusu olayda vergiyi doğuran olayın tescil tarihi itibariyle gerçekleşmiş olduğu, elde edilen gelirin kayıt ve beyanlara tescil tarihinden itibaren ilgili mevzuat uyarınca yansıması gerektiği açıktır. Buna göre; Vergi Mahkemesince işin esasının vergiyi doğuran olayın yukarıda açıklanan şekilde değerlendirilmesi sonucu işin esası irdelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden temyize konu kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 18/03/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?