Danıştay 4. Daire Vergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2016/11940 K.2021/1826
Özet: İş uyuşmazlığı, vergi mahkemesinin 2012/5-12 dönemleri için reşen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasını talep eden bir şirketle, vergi dairesi tarafından verilen karara karşı açılmış temyizdir. Danıştay Dördüncü Daire, vergi mahkemesinin kararının bozulmasına, davanın tekrar inceleme için vergi mahkemesine gönderilmesine ve kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde hürriyet yoluna (karar düzeltme) başvuru imkanına karar vermiştir.
T.C. DANIŞTAYDÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No: 2016/11940
Karar No: 2021/1826
TEMYİZ EDEN
TARAFLAR:
1- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. … 2- … İç Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle re'sen tarh edilen 2012/5 ila 8 ve 10 ila 12 dönemi üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davaya konu bir kat cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık, vergi ziyaı cezasının bir katını aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Yapılan tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Yapılan tarhiyatlarda hukuka aykırlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: …DÜŞÜNCESİ: Temyize konu kararın, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE
GEREKÇE: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinde mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Öte yandan Türk Medeni Kanunu'nda, başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal topluluklarının kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanacakları; tüzel kişilerin, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehil olacakları; kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanacakları hükme bağlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre ticaret şirketleri ticaret siciline tescil ve ilan ile tüzel kişilik kazanmakta, ana sözleşmelerinde yazılı işletme konularında haklara ve borçlara sahip olmakta, organları tarafından temsil edilmekte, şirketin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde bu durumun ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesiyle tüzel kişilikleri de sona ermektedir. Bu düzenlemelere göre, sermaye şirketinin borçlu kılınabilmesi tüzel kişiliğini kaybetmemiş olmasına bağlıdır. Tasfiyesi tamamlanarak bu husus ticaret siciline tescil edilmekle tüzel kişiliği sona eren şirketin haklara sahip olması ve borçlu kılınması mümkün bulunmadığından, esasen adına tarhiyat yapılmasının hiç bir hukuksal sonuç doğurmayacağı gibi kanuni organları aracılığıyla temsil edilebilen şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi, organların bu sıfatının da sona ermesine yol açacağından, yargı yerlerinde temsil edilmesi de olanaksızlaşır. Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca 09/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği hususunun 19/10/2015 tarihinde ilan edildiği, adına düzenlenerek 03/11/2015 tarihinde tebliğ edilen vergi/ceza ihbarnamelerine konu vergi ve cezaların iptali istemiyle davacı şirket tarafından 30/11/2015 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda; hiçbir hukuksal sonuç doğurmayan işlemlerin idari davalara konu edilmesi olanaksız olup, idari davaya konu edilemeyecek bir işlemin hukuka uygunluğu da incelenemeyeceğinden, davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle verilen Mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyize konu ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 2. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Karar No: 2021/1826
TEMYİZ EDEN
TARAFLAR:
1- … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. … 2- … İç Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. … İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle re'sen tarh edilen 2012/5 ila 8 ve 10 ila 12 dönemi üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davaya konu bir kat cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık, vergi ziyaı cezasının bir katını aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: Yapılan tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI: Yapılan tarhiyatlarda hukuka aykırlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ: …DÜŞÜNCESİ: Temyize konu kararın, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmek üzere bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE
GEREKÇE: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 8. maddesinde mükellef, vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettübeden gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Öte yandan Türk Medeni Kanunu'nda, başlıbaşına bir varlığı olmak üzere örgütlenmiş kişi toplulukları ve belli bir amaca özgülenmiş olan bağımsız mal topluluklarının kendileri ile ilgili özel hükümler uyarınca tüzel kişilik kazanacakları; tüzel kişilerin, cins, yaş, hısımlık gibi yaradılış gereği insana özgü niteliklere bağlı olanlar dışındaki bütün haklara ve borçlara ehil olacakları; kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanacakları hükme bağlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre ticaret şirketleri ticaret siciline tescil ve ilan ile tüzel kişilik kazanmakta, ana sözleşmelerinde yazılı işletme konularında haklara ve borçlara sahip olmakta, organları tarafından temsil edilmekte, şirketin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde bu durumun ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmesiyle tüzel kişilikleri de sona ermektedir. Bu düzenlemelere göre, sermaye şirketinin borçlu kılınabilmesi tüzel kişiliğini kaybetmemiş olmasına bağlıdır. Tasfiyesi tamamlanarak bu husus ticaret siciline tescil edilmekle tüzel kişiliği sona eren şirketin haklara sahip olması ve borçlu kılınması mümkün bulunmadığından, esasen adına tarhiyat yapılmasının hiç bir hukuksal sonuç doğurmayacağı gibi kanuni organları aracılığıyla temsil edilebilen şirketin tüzel kişiliğinin sona ermesi, organların bu sıfatının da sona ermesine yol açacağından, yargı yerlerinde temsil edilmesi de olanaksızlaşır. Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca 09/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği hususunun 19/10/2015 tarihinde ilan edildiği, adına düzenlenerek 03/11/2015 tarihinde tebliğ edilen vergi/ceza ihbarnamelerine konu vergi ve cezaların iptali istemiyle davacı şirket tarafından 30/11/2015 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda; hiçbir hukuksal sonuç doğurmayan işlemlerin idari davalara konu edilmesi olanaksız olup, idari davaya konu edilemeyecek bir işlemin hukuka uygunluğu da incelenemeyeceğinden, davanın ehliyet yönünden reddi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle verilen Mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyize konu ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 2. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.