Danıştay4. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 4. Daire E.2001/4228 K.2002/3660
Özet: Uyuşmazlık, 1998/4. aya ilişkin gelir (stopaj) vergisi, ağır kusur cezası ve gecikme faizi için davacı kurumun gösterdiği teminatın yetersiz olması nedeniyle düzenlenen ödeme emrinin geçerliliği ve yürütmenin durdurulması kararının kaldırılıp kaldırılmayacağı üzerineydi. Danıştay Dördüncü Dairesi, temyiz talebini reddederek vergi mahkemesinin kararını onadı, teminatın yetersiz olduğu gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline ve yürütmenin durdurulmasının devamına hükmetti.
T.C.
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2001/4228
Karar No: 2002/3660
Temyiz Eden : Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Başkanlığı İSTANBUL
Karşı Taraf : …
İstemin Özeti : 1998/4. aya ilişkin gelir (stopaj) vergisi, ağır kusur cezası ile gecikme faizini ödememesi ve yeterli teminat göstermemesi nedeniyle davacı adına ödeme emri düzenlenmiştir. ... Vergi Mahkemesi, … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27/5. maddesinde, yürütmenin durdurulması kararlarının teminat karşılığı verileceği ve teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıkların yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, veya hakim tarafından çözümleneceğinin belirtildiği, dosyanın incelenmesinden, davacının 1997 yılı işlemlerinin gayrimenkul satış istisnası yönünden incelenmesi sonucu ikmalen salınan ağır kusur cezalı kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve hesaplanan fon payı ile geçici vergi için kesilen ağır kusur cezasına karşı açılan davanın kısmen reddine ilişkin …. Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik temyiz başvurusu sonuçlanıncaya kadar Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2000/3540 sayılı kararıyla geçerli teminat karşılığı yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu kararlar üzerine gösterilen teminatların borcu karşılamadığı belirtilerek cebri takibat işlemlerine başlanacağının davacıya bildirilmesine karşın ödemede bulunulmaması ve yeterli teminat gösterilmemesi üzerine ödeme emri düzenlenip, tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, olayda, uyuşmazlığın teminata bağlanmasıyla muhtemel kamu alacağının güvence altına alınmasının amaçlandığı, temyiz aşamasında mahkeme kararının teminat karşılığı yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, davacının da teminat göstermesiyle mahkeme kararının yürürlüğünün durduğu, ancak gösterilen teminatın yetersiz olmasından dolayı dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesine karşın 2577 sayılı Kanunun anılan 27/5 inci maddesinde teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıkların yürütmenin durdurulmasına karar veren Dairece çözümleneceğinin ifade edilmesi nedeniyle, teminatın yetersizliğinden dolayı davalı İdarenin yürütmenin durdurulması kararının kaldırılmasını isteyebileceği, halihazırda mahkeme kararının yürütmesi durdurulmuş bulunduğundan ödeme emriyle istenebilecek kesinleşmiş bir vergi borcunun bu aşamada bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar vermiştir. Davalı İdare, ödeme emrinin yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Tetkik Hakimi …'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı …'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayadığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine, esas ta oybirliğiyle gerekçede oyçokluğuyla 25.11.2002 gününde karar verildi.
AZLIK OYU
Bakılan davada; Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2000/3540 sayılı kararıyla verilen yürütmenin durdurulması kararına ilişkin olarak davacı tarafından gösterilen teminatın yetersiz bulunması nedeniyle davacı adına ödeme emri düzenlendiği, mahkemece de teminatın idarece yetersiz bulunması halinde yürütmenin kaldırılmasının istenebileceği, hali hazırda yürütmeyi durdurma kararı bulunduğundan ödeme emri düzenlenmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Oysa Danıştay Dördüncü Dairesince teminat karşılığında yürütmenin durdurulmasına karar karar verildiğine göre ; davacının gösterdiği teminat idarece yeterli görülmemişse teminat gösterme koşuluna dayalı olan yürütmenin durdurulması kararının uygulanma aşamasına gelindiğinden söz edilemez.
Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan uyuşmazlığın ise davacı tarafından 2577 sayılı Yasanın 27. maddesinin 5. fıkrası hükmü çerçevesinde kararı veren yargı merciine başvuruda bulunularak giderilmesi ve gösterdiği teminatın yeterli olduğunu kanıtlaması gerekirken bu yükümlülüğün idareye ait olduğunu ileri sürmek mümkün değildir.
Dolayısıyla mahkemenin teminatla ilgili uyuşmazlığın idare tarafından giderilmesi gerektiği aksi takdirde yürütmenin durdurulması kararının uygulanma zorunluluğu bulunduğundan bahisle ödeme emrini iptali yerinde görülmemiştir.
Ancak, Danıştay Dördüncü Dairesince uyuşmazlığın esastan incelenmesi sonucu verilen K:2001/2329 sayılı kararla mahkeme kararı bozulduğundan ortada ödeme emrine konu olacak kesinleşmiş bir kamu alacağı bulunmadığından mahkeme kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğu temyiz isteminin bu gerekçeyle reddedilmesi gerektiği görüşüyle karara gerekçede karşıyım.
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2001/4228
Karar No: 2002/3660
Temyiz Eden : Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Başkanlığı İSTANBUL
Karşı Taraf : …
İstemin Özeti : 1998/4. aya ilişkin gelir (stopaj) vergisi, ağır kusur cezası ile gecikme faizini ödememesi ve yeterli teminat göstermemesi nedeniyle davacı adına ödeme emri düzenlenmiştir. ... Vergi Mahkemesi, … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27/5. maddesinde, yürütmenin durdurulması kararlarının teminat karşılığı verileceği ve teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıkların yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, veya hakim tarafından çözümleneceğinin belirtildiği, dosyanın incelenmesinden, davacının 1997 yılı işlemlerinin gayrimenkul satış istisnası yönünden incelenmesi sonucu ikmalen salınan ağır kusur cezalı kurumlar vergisi, gelir (stopaj) vergisi ve hesaplanan fon payı ile geçici vergi için kesilen ağır kusur cezasına karşı açılan davanın kısmen reddine ilişkin …. Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik temyiz başvurusu sonuçlanıncaya kadar Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2000/3540 sayılı kararıyla geçerli teminat karşılığı yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, bu kararlar üzerine gösterilen teminatların borcu karşılamadığı belirtilerek cebri takibat işlemlerine başlanacağının davacıya bildirilmesine karşın ödemede bulunulmaması ve yeterli teminat gösterilmemesi üzerine ödeme emri düzenlenip, tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, olayda, uyuşmazlığın teminata bağlanmasıyla muhtemel kamu alacağının güvence altına alınmasının amaçlandığı, temyiz aşamasında mahkeme kararının teminat karşılığı yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, davacının da teminat göstermesiyle mahkeme kararının yürürlüğünün durduğu, ancak gösterilen teminatın yetersiz olmasından dolayı dava konusu ödeme emrinin düzenlenmesine karşın 2577 sayılı Kanunun anılan 27/5 inci maddesinde teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıkların yürütmenin durdurulmasına karar veren Dairece çözümleneceğinin ifade edilmesi nedeniyle, teminatın yetersizliğinden dolayı davalı İdarenin yürütmenin durdurulması kararının kaldırılmasını isteyebileceği, halihazırda mahkeme kararının yürütmesi durdurulmuş bulunduğundan ödeme emriyle istenebilecek kesinleşmiş bir vergi borcunun bu aşamada bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar vermiştir. Davalı İdare, ödeme emrinin yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Tetkik Hakimi …'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı …'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayadığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Bu nedenle, temyiz isteminin reddine, esas ta oybirliğiyle gerekçede oyçokluğuyla 25.11.2002 gününde karar verildi.
AZLIK OYU
Bakılan davada; Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2000/3540 sayılı kararıyla verilen yürütmenin durdurulması kararına ilişkin olarak davacı tarafından gösterilen teminatın yetersiz bulunması nedeniyle davacı adına ödeme emri düzenlendiği, mahkemece de teminatın idarece yetersiz bulunması halinde yürütmenin kaldırılmasının istenebileceği, hali hazırda yürütmeyi durdurma kararı bulunduğundan ödeme emri düzenlenmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Oysa Danıştay Dördüncü Dairesince teminat karşılığında yürütmenin durdurulmasına karar karar verildiğine göre ; davacının gösterdiği teminat idarece yeterli görülmemişse teminat gösterme koşuluna dayalı olan yürütmenin durdurulması kararının uygulanma aşamasına gelindiğinden söz edilemez.
Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan uyuşmazlığın ise davacı tarafından 2577 sayılı Yasanın 27. maddesinin 5. fıkrası hükmü çerçevesinde kararı veren yargı merciine başvuruda bulunularak giderilmesi ve gösterdiği teminatın yeterli olduğunu kanıtlaması gerekirken bu yükümlülüğün idareye ait olduğunu ileri sürmek mümkün değildir.
Dolayısıyla mahkemenin teminatla ilgili uyuşmazlığın idare tarafından giderilmesi gerektiği aksi takdirde yürütmenin durdurulması kararının uygulanma zorunluluğu bulunduğundan bahisle ödeme emrini iptali yerinde görülmemiştir.
Ancak, Danıştay Dördüncü Dairesince uyuşmazlığın esastan incelenmesi sonucu verilen K:2001/2329 sayılı kararla mahkeme kararı bozulduğundan ortada ödeme emrine konu olacak kesinleşmiş bir kamu alacağı bulunmadığından mahkeme kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğu temyiz isteminin bu gerekçeyle reddedilmesi gerektiği görüşüyle karara gerekçede karşıyım.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.