‹ Ana sayfa
Danıştay3. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 3. Daire E.2024/4404 K.2025/599

Esas No: 2024/4404 · Karar No: 2025/599 · Karar Tarihi: 12.02.2025
Özet: İlgili uyuşmazlık, Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketinin vergi dairesi kararına yönelik istinaf başvurusunda, aşamalı olarak 2017’nin KDV indirimlerinin reddi yoluyla oluşturulan beyan gösterecek belgelerin eksikliği nedeniyle verilen vergi ziyaı cezasının ve özel usulsüzlük cezasının bozulmasını talep ediyor. Mahkeme, istinaf başvurusunu reddederek, vergi dairesi kararının ilgili hüküm fıkrasını onaylıyor ve kararını kesinleştiriyor.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/4404
Karar No: 2025/599

TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ... Dekorasyon Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Yasal defter ve belgelerin istenilmesine dair yazı usulüne uygun biçimde tebliğ edilmesine karşın incelemeye ibraz edilmediği gibi Mahkemelerince verilen ara kararıyla davacıdan ibrazı istenildiği halde dosyaya sunulmadığından yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Kanun'un 336. maddesi gereğince cezayı gerektiren tek bir fiil ile vergi ziyaı ve usulsüzlük suçunun birlikte işlenmesi halinde, vergi ziyaı cezası ile mükerrer 355. maddeye istinaden kesilen özel usulsüzlük cezası karşılaştırılarak bu cezalardan sadece miktar itibarıyla daha ağır olan ceza kesilebileceği dolayısıyla davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasının miktar itibarıyla daha ağır olduğu dikkate alındığında, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden dava reddedilmiş, özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İncelemeye ibraz edilmeyen ancak Dairelerince verilen ara kararı üzerine dosyaya sunulan harici belleğin davalı idareye ibrazının sağlanması suretiyle hazırlanan görüş ve öneri raporunda, sözü edilen harici bellek içerisinde uyuşmazlık dönemine ait katma değer vergisi indirimine konu edilen defter ve belgelerin yer aldığı iddia edilmiş ise de sadece davacının 2017 yılına ait elektronik defterlerinin bulunduğu alış belgelerinin bulunmadığının belirtildiği, Dairelerince verilen ara kararı ile davacıdan, söz konusu görüş ve öneri raporuna ilişkin itirazlarının ve ibraz etmek istediği delillerin bildirilmesi istenilmesine rağmen ara kararının gereğinin yerine getirilmediği ve istinaf başvurularının kararın kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?