Danıştay3. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/6737 K.2024/6100
Özet: (1) Uyuşmazlık, Danışmanlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi’nin 2010 yılındaki KDV ve ilgili cezalar söz konusu olduğu ve ticaret sicilinden silinmenin vergi ve ceza kesilmesini engellediği iddiasıyla yapılan istinaf başvurusuna dair; (2) Danıştay, istinaf istedeki hüküm fıkrasını bozmadığını ve ilk derece mahkemesinin kararının reddini tutunarak vergi ve cezanın iptalini gerekmediğini kararlaştırdı.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/6737
Karar No: 2024/6100
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Mirasçıları
1-... Vasisi ...
2-...
3-...
4-...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen kaydı silinen ... Danışmanlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin 2010 yılına ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezasından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaların, davacının kanuni temsilciliğini yaptığı şirketin tüzel kişiliğinin 18/02/2015 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmek suretiyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesine istinaden ticaret sicilinden re'sen kaydı silinerek sona ermesi nedeniyle 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 9. fıkrası uyarınca davacı adına tarh edilen vergi ve kesilen cezalardan kaynaklandığının anlaşıldığı olayda, değinilen madde uyarınca kanuni temsilciler adına vergi salınabilmesi ve ceza kesilebilmesi için şirketin tasfiyesinin tamamlanarak tüzel kişiliğinin sona ermiş olması gerektiği, olayda ise anılan şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca tasfiye edilmeksizin ticaret sicilinden silindiği dolayısıyla tasfiyesi tamamlanarak tüzel kişiliğin sona erme durumunun söz konusu olmadığı görülmekle yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, değinilen kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 25/04/2019 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından dosyanın işlemden kaldırılması üzerine davalı idarenin 09/11/2021 tarihinde davacının mirasçıları olan ..., ..., ... ve ... aleyhine istinaf başvurusunu yenilediği, ..., ... ve ...'ın mirası reddettikleri anlaşıldığından belirtilen kişilerin takibe konu kamu alacağının ödenmesinden sorumlu tutulamayacağı, dava konusu ödeme emri içeriği borcun usulüne uygun biçimde kesinleştiği görüldüğünden mirası reddetmediği anlaşılan ...'nun takip edilebileceği ancak cezaların şahsiliği ilkesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Kanun'un 372. maddesi gereğince dava konusu ödeme emrinin vergi ziyaı cezaları ile özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmının davacıdan takibine yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ödeme emrinin ..., ... ve ... yönünden tamamı; ... yönünden ise 3, 5, 7, 10, 14, 17. ve 21. satırları iptal edilmiş, 3, 5, 7, 10, 14, 17. ve 21. satırları dışında kalan kısımlarına ilişkin olarak ... yönünden dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar temyize konu hüküm fırkasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararının, temyize konu hüküm fıkrasına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/6737
Karar No: 2024/6100
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Mirasçıları
1-... Vasisi ...
2-...
3-...
4-...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen kaydı silinen ... Danışmanlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi'nin 2010 yılına ait katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezasından oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezaların, davacının kanuni temsilciliğini yaptığı şirketin tüzel kişiliğinin 18/02/2015 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmek suretiyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesine istinaden ticaret sicilinden re'sen kaydı silinerek sona ermesi nedeniyle 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 17. maddesinin 9. fıkrası uyarınca davacı adına tarh edilen vergi ve kesilen cezalardan kaynaklandığının anlaşıldığı olayda, değinilen madde uyarınca kanuni temsilciler adına vergi salınabilmesi ve ceza kesilebilmesi için şirketin tasfiyesinin tamamlanarak tüzel kişiliğinin sona ermiş olması gerektiği, olayda ise anılan şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca tasfiye edilmeksizin ticaret sicilinden silindiği dolayısıyla tasfiyesi tamamlanarak tüzel kişiliğin sona erme durumunun söz konusu olmadığı görülmekle yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, değinilen kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının 25/04/2019 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından dosyanın işlemden kaldırılması üzerine davalı idarenin 09/11/2021 tarihinde davacının mirasçıları olan ..., ..., ... ve ... aleyhine istinaf başvurusunu yenilediği, ..., ... ve ...'ın mirası reddettikleri anlaşıldığından belirtilen kişilerin takibe konu kamu alacağının ödenmesinden sorumlu tutulamayacağı, dava konusu ödeme emri içeriği borcun usulüne uygun biçimde kesinleştiği görüldüğünden mirası reddetmediği anlaşılan ...'nun takip edilebileceği ancak cezaların şahsiliği ilkesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun Kanun'un 372. maddesi gereğince dava konusu ödeme emrinin vergi ziyaı cezaları ile özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmının davacıdan takibine yasal olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu ödeme emrinin ..., ... ve ... yönünden tamamı; ... yönünden ise 3, 5, 7, 10, 14, 17. ve 21. satırları iptal edilmiş, 3, 5, 7, 10, 14, 17. ve 21. satırları dışında kalan kısımlarına ilişkin olarak ... yönünden dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar temyize konu hüküm fırkasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararının, temyize konu hüküm fıkrasına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.