‹ Ana sayfa
Danıştay3. Daireİdare Hukuku

Danıştay 3. Daire E.2024/4087 K.2025/1907

Esas No: 2024/4087 · Karar No: 2025/1907 · Karar Tarihi: 15.04.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/4087
Karar No : 2025/1907

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gıda Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin .. Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, kullandığı yabancı kaynaklar nedeniyle katlandığı giderlerin finansman gider kısıtlamasına tabi olmaksızın tamamının kazançtan indirilmesi gerektiği, 530 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde yer alan düzenlemelere istinaden yapılan amortisman hesaplaması nedeniyle haksız yere gider olarak kayıtlara alınamayan amortisman tutarının gider olarak kabulü gerektiği ve 2021 yılını takip eden dönemlerde ödenecek vergi tutarının doğrudan etkilenmesi nedeniyle beyan edilen 1.594.496,07 TL tutarındaki “Gelecek Yıla Devreden Nakdi Sermaye Artışlarından Kaynaklanan Faiz İndirimi”nin 1.716.827,18 TL olarak kabulü gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesine istinaden yapılan tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmının iptali ve ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Cumhurbaşkanı Kararının yayım tarihinden önce kullanılan yabancı kaynakların finansman gider kısıtlaması kapsamına dahil edilmesinin hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine aykırı olduğu, finansal gider kısıtlaması uygulaması kapsamı dışında tutulması gereken borçlanmalar açısından Cumhurbaşkanı Kararının yayımlandığı 04/02/2021 tarihinin esas alınması gerektiğinden, yapılan tahakkukun finansman gider kısıtlamasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun geçici 31. maddesi uyarınca yapılan yeniden değerleme sonucu 530 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklanan şekilde ayrılan amortisman tutarının, hesap dönemi için ayrılması öngörülen amortisman tutarını azalttığı ve vergi matrahının artmasına neden olduğu, Kanunda düzenlenmiş olan yeniden değerleme uygulamasının, amortisman tutarının azaltılmasına sebebiyet verecek şekilde tebliğ ile kısıtlanması kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiğinden, yapılan tahakkukun gider olarak kayıtlara alınamayan amortisman tutarından kaynaklanan kısmının hukuka aykırı olduğu, dava konusu tahakkukun finansman gider kısıtlamasına ilişkin kısmı ile gider olarak kayıtlara alınamayan amortisman tutarından kaynaklanan kısmının hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından davacının 2021 yılını takip eden dönemlerde ödenecek vergi tutarının doğrudan etkilenmesi nedeniyle beyan edilen 1.594.496,07 TL tutarındaki “Gelecek Yıla Devreden Nakdi Sermaye Artışlarından Kaynaklanan Faiz İndirimi"nin de 1.716.827,18 TL olarak kabulü gerektiği gerekçesiyle tahakkukun ihtirazi kayda konu kısmı iptal edilmiş, ödenen tutarın tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 5520 sayılı Kanunun 11/1-i maddesi ile yabancı kaynak kullanımında finansman giderlerine yönelik olarak 2013 yılında yürürlüğe giren düzenlemede, Cumhurbaşkanı Kararı ile 2021 vergilendirme dönemlerine uygulanmak üzere finansman giderlerinin %10'luk kısmının kurum kazancından indirim konusu yapılamayacağının düzenlendiği, Kararda henüz 2021 vergilendirme dönemi sona ermeden oranın belirlendiği ve 2021 vergilendirme döneminde uygulanmak üzere yürürlüğe girdiğinin açıkça belirtildiği, bu doğrultuda düzenlenen Tebliğ hükümleri ile de anılan Kanun maddesinin yürürlüğe girdiği 01/01/2013 tarihinden itibaren sağlanan yabancı kaynaklara ilişkin olarak mahiyet ve tutar itibarıyla 01/01/2021 tarihinden itibaren kesinleşen gider ve maliyet unsurlarının gider kısıtlamasına tabi tutulacağının belirtildiği olayda Cumhurbaşkanı Kararı ile geçmişe yürütmenin söz konusu olmadığından tahakkukun finansman gider kısıtlamasına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, 530 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklanan yeniden değerleme uygulaması kapsamında Temmuz-Eylül dönemi geçici vergi içerisinde yapılacak yeniden değerlemeden sonraki amortisman uygulamasındaki hesaplamaların 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun geçici 31. maddesine aykırı bir yönü bulunmadığı, anılan madde hükümlerine göre yapılacak yeniden değerleme işleminin, gider niteliğinde olan amortisman tutarının Ocak-Mart dönemi geçici vergi yönünden gider olarak artışına olanak sağlamayacağı, kurum kazancının tespitinde, Ocak-Mart dönemi geçici vergisinde ayrılan ve sonrasında, yasal defterlerde 09/06/2021 tarihi itibarıyla kayıtlı değer üzerinden, 2021/Mayıs Yİ-ÜFE endeksine göre değerlenen "önceki değerin üzerinden hesaplanan amortisman tutarı"nın gider olarak dikkate alınması gerektiği dolayısıyla tebliğin ilgili düzenlemesinde yapılan belirleme üst hukuk normlarına aykırılık taşımadığından yapılan tahakkukun gider olarak kayıtlara alınamayan amortisman tutarından kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu tahakkukun finansman gider kısıtlamasına ilişkin kısmı ile gider olarak kayıtlara alınamayan amortisman tutarından kaynaklanan kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından davacının 2021 yılını takip eden dönemlerde ödenecek vergi tutarlarının doğrudan etkilenmesi nedeniyle beyan edilen “Gelecek Yıla Devreden Nakdi Sermaye Artışlarından Kaynaklanan Faiz İndirimi"nin 1.594.496,07 TL olarak dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Cumhurbaşkanı Kararının yayımlandığı 04/02/2021 tarihinden önce kullanılan kredilerin hesaplamaya katılmaması gerektiği, tebliğde yapılan tanım çerçevesinde yabancı kaynak olmadığı halde yabancı kaynak sayılan bilanço kalemlerinin yer aldığı, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun geçici 31. maddesi uyarınca yapılan yeniden değerleme sonucu 530 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile açıklanan şekilde ayrılan amortisman miktarının, hesap dönemi için ayrılması öngörülen amortisman miktarını azalttığı ve vergi matrahının artmasına neden olduğu, düzenlemenin, kanun ile tanınmış olan hakkın kullanılmasını engellediği, bu nedenle tebliğin kanuna aykırı olması durumunda normlar hiyerarşine göre kanunun dikkate alınması gerektiği, ayrıca, Kanunda düzenlenmiş olan yeniden değerleme uygulamasının, amortisman miktarının azaltılmasına sebebiyet verecek şekilde kısıtlanmasının kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ... ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma isteminin yerine getirilmesine gerek görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3.Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 15/04/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?