‹ Ana sayfa
Danıştay3. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 3. Daire E.2024/2829 K.2025/2584

Esas No: 2024/2829 · Karar No: 2025/2584 · Karar Tarihi: 28.05.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/2829
Karar No : 2025/2584

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Tekstil Sanayi İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin bir kısım tahsilatını yurt dışından nakit olarak yapmak suretiyle banka veya benzeri finans kurumları aracılığıyla düzenlenen belgelerle tevsik etmediği yolunda saptamalar içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2015 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin 4. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirmek suretiyle ihracat istisnası kapsamında haksız olarak katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle söz konusu verginin geri alınması amacıyla yapılan tarhiyatların kaldırılması istemiyle açılan davalarda, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararlarına uyan ... Vergi Dava Dairesince davacının gerçek ticari işlemlerde de bulunarak emtia sattığı sonucuna varılarak karar verildiği, böylece gerçek ticari ilişkiye dayandığı saptanan bir kısım tahsilatın davacı tarafından da ikrar edildiği üzere nakit olarak gerçekleştirildiği anlaşıldığından kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Adına tanzim edilen vergi inceleme raporunda bir yandan gerçek bir tahsilattan bahsedilemeyeceği belirtilirken diğer yandan tahsilatların gerçek olduğundan bahisle 213 sayılı Kanun'un mükerrer 355. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ceza kesilmesinin çelişki yarattığı, incelemenin süresinde tamamlanmadığı, varsayıma dayalı olarak tanzim edilen rapor esas alınarak ceza kesildiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/05/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?