Danıştay 3. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2024/2307 K.2025/1555
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: BozmaKimin lehine: Davacı
Uyuşmazlık
Davacı şirketin 2017 yılına ilişkin re'sen salınan katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle açtığı davada, şirketin ticaret sicilinden silinerek tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle taraf ehliyetinin bulunup bulunmadığı tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (3)
- Dava konusu istem: Davacı adına, 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
- Davacı şirketin, ticaret sicil kaydının silindiği hususunun 28/12/2022 tarih ve 10735 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşılmıştır.
- Bu durumda, davacı şirketin Vergi Dava Dairesi kararından önce ticaret sicilinden kaydı silinmekle tüzel kişiliğinin, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığının sona erdiği dolayısıyla taraf olma ehliyeti ve yargı mercileri önünde temsil olanağının bulunmadığı göz önüne alınarak, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Gerekçe
Danıştay Üçüncü Dairesi, davacı şirketin Vergi Dava Dairesi kararından önce ticaret sicilinden kaydının silinmesiyle tüzel kişiliğinin sona erdiğini tespit etmiştir. Tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve yargı mercileri önünde temsil edilme ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğine hükmederek kararı bozmuştur.
Kaynak pasajlar (4)
- Davacı şirketin, ticaret sicil kaydının silindiği hususunun 28/12/2022 tarih ve 10735 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşılmıştır.
- Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca yargılama işlemlerinde bulunabilmek için, öncelikle hak ehliyetine sahip olmak gereklidir. Şirketler için söz konusu ehliyet tüzel kişiliğin kazanıldığı tarihten kaybedildiği tarihe kadar mevcut olan bir niteliktir. Başka anlatımla; bir şirketin hak sahibi olması, borçlu kılınabilmesi ve temsili, ancak tüzel kişilik kazandığı tarih ile tüzel kişiliğinin sona erdiği tarih arasındaki zaman diliminde olanaklı bulunmaktadır.
- Şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmekle sona ereceğinden ve tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti son bulacağından, tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinen şirketin yargı mercileri önünde temsil edilebileceğinden söz etmek mümkün değildir.
- Bu durumda, davacı şirketin Vergi Dava Dairesi kararından önce ticaret sicilinden kaydı silinmekle tüzel kişiliğinin, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığının sona erdiği dolayısıyla taraf olma ehliyeti ve yargı mercileri önünde temsil olanağının bulunmadığı göz önüne alınarak, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç
Davacı şirket, re'sen salınan katma değer vergisi ve vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasını talep etmiştir. Danıştay Üçüncü Dairesi, davacı şirketin ticaret sicilinden silinerek tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesi kararını bozmuştur.
Kaynak pasajlar (3)
- Dava konusu istem: Davacı adına, 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
- Davacı şirketin, ticaret sicil kaydının silindiği hususunun 28/12/2022 tarih ve 10735 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşılmıştır.
- Bu durumda, davacı şirketin Vergi Dava Dairesi kararından önce ticaret sicilinden kaydı silinmekle tüzel kişiliğinin, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığının sona erdiği dolayısıyla taraf olma ehliyeti ve yargı mercileri önünde temsil olanağının bulunmadığı göz önüne alınarak, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2024/2307
Karar No: 2025/1555
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Bilişim Teknolojileri Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI):... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... arih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı vergide hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı şirketin, ticaret sicil kaydının silindiği hususunun 28/12/2022 tarih ve 10735 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği, 14. maddesinin 6. fıkrasında ise, davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 26. maddesinin 1. fıkrasında, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca yargılama işlemlerinde bulunabilmek için, öncelikle hak ehliyetine sahip olmak gereklidir. Şirketler için söz konusu ehliyet tüzel kişiliğin kazanıldığı tarihten kaybedildiği tarihe kadar mevcut olan bir niteliktir. Başka anlatımla; bir şirketin hak sahibi olması, borçlu kılınabilmesi ve temsili, ancak tüzel kişilik kazandığı tarih ile tüzel kişiliğinin sona erdiği tarih arasındaki zaman diliminde olanaklı bulunmaktadır.
Şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmekle sona ereceğinden ve tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti son bulacağından, tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinen şirketin yargı mercileri önünde temsil edilebileceğinden söz etmek mümkün değildir.
Bu durumda, davacı şirketin Vergi Dava Dairesi kararından önce ticaret sicilinden kaydı silinmekle tüzel kişiliğinin, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığının sona erdiği dolayısıyla taraf olma ehliyeti ve yargı mercileri önünde temsil olanağının bulunmadığı göz önüne alınarak, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 26/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2024/2307
Karar No: 2025/1555
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Bilişim Teknolojileri Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI):... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... arih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2017 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı vergide hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı şirketin, ticaret sicil kaydının silindiği hususunun 28/12/2022 tarih ve 10735 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği, 14. maddesinin 6. fıkrasında ise, davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı, 26. maddesinin 1. fıkrasında, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik ve niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen düzenlemeler uyarınca yargılama işlemlerinde bulunabilmek için, öncelikle hak ehliyetine sahip olmak gereklidir. Şirketler için söz konusu ehliyet tüzel kişiliğin kazanıldığı tarihten kaybedildiği tarihe kadar mevcut olan bir niteliktir. Başka anlatımla; bir şirketin hak sahibi olması, borçlu kılınabilmesi ve temsili, ancak tüzel kişilik kazandığı tarih ile tüzel kişiliğinin sona erdiği tarih arasındaki zaman diliminde olanaklı bulunmaktadır.
Şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmekle sona ereceğinden ve tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti son bulacağından, tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinen şirketin yargı mercileri önünde temsil edilebileceğinden söz etmek mümkün değildir.
Bu durumda, davacı şirketin Vergi Dava Dairesi kararından önce ticaret sicilinden kaydı silinmekle tüzel kişiliğinin, diğer bir deyişle hukuk alemindeki varlığının sona erdiği dolayısıyla taraf olma ehliyeti ve yargı mercileri önünde temsil olanağının bulunmadığı göz önüne alınarak, 2577 sayılı Kanunun 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 26/03/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.