Danıştay3. Daireİdare Hukuku
Danıştay 3. Daire E.2024/1902 K.2025/261
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1902
Karar No : 2025/261
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av. ...
2-(DAVACI) ... Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 2016 yılında satışını yaptığı araçların bir kısmı için paravan şirketler aracılığıyla düzenlenen belgelerle özel tüketim vergisini dolayısıyla kurumlar vergisi matrahının aşındırması suretiyle hazine kaybına yol açtığı yolunda saptamaları içeren vergi tekniği raporu esas alınarak tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2016 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, diğer şirketlere ve bir kaç satıştan sonra nihai tüketicilere satılan araçlarla ilgili diğer şirketlerin kendi aralarında düzenlediği faturaların ithalat bedelinden düşük olduğu, ... Ticaret Limited Şirketi ile ticari ilişki ve para hareketlerinden, otomobil ticaretinin gerçekte tamamıyla üçüncü şahıslarla yapıldığının görüldüğü ve özel olarak sipariş üzerine ithal edilen lüks araç satışı faaliyetine rağmen dava konusu araçlara ilişkin ya cüz'i kar payı ile ya da zararına satış yapıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, gerek diğer firmalara gerek nihai tüketicilere satılan araçların gerçek satıcısı ve özel tüketim vergisi mükellefi davacı şirket olduğundan söz konusu satışlar için tanzim edilen faturaların sahte olduğu dolayısıyla özel tüketim vergisi matrahının aşındırıldığı sonucuna varıldığı, satılan araçların yıl, marka, model ve motor gücü gibi emsali olan araçların distribütörlerinin bildirdiği emsal karlılık oranlarının uygulandığı, iki araç için bu yöntemle emsal oran bulunamadığından bu araçlar için davacının lehine olacak şekilde %10 karlılık oranı uygulanarak belirlenen özel tüketim vergisi matrahından beyan edilen tutar çıkarıldıktan sonra bulunan fark matrahın kurumlar vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 2017 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ile özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, kesilen özel usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, ithalat bedelinin araçlarının aksesuar durumuna göre gümrük memuru tarafından belirlendiği, distribütör firmalar tarafından %4 - 6 kar marjıyla satış yapıldığı ve nihai tüketiciye yapılan indirimlerle bu oranın %2 ile %3 arasında kaldığı, tarhiyatın eksik ve yetersiz incelemeye dayandığı, gerekçenin yeterli olmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından, kararın lehe olan kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2024/1902
Karar No : 2025/261
TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av. ...
2-(DAVACI) ... Ticaret Limited Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin, 2016 yılında satışını yaptığı araçların bir kısmı için paravan şirketler aracılığıyla düzenlenen belgelerle özel tüketim vergisini dolayısıyla kurumlar vergisi matrahının aşındırması suretiyle hazine kaybına yol açtığı yolunda saptamaları içeren vergi tekniği raporu esas alınarak tanzim edilen vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2016 yılı için re'sen salınan kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporundaki tespitlerden, diğer şirketlere ve bir kaç satıştan sonra nihai tüketicilere satılan araçlarla ilgili diğer şirketlerin kendi aralarında düzenlediği faturaların ithalat bedelinden düşük olduğu, ... Ticaret Limited Şirketi ile ticari ilişki ve para hareketlerinden, otomobil ticaretinin gerçekte tamamıyla üçüncü şahıslarla yapıldığının görüldüğü ve özel olarak sipariş üzerine ithal edilen lüks araç satışı faaliyetine rağmen dava konusu araçlara ilişkin ya cüz'i kar payı ile ya da zararına satış yapıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, gerek diğer firmalara gerek nihai tüketicilere satılan araçların gerçek satıcısı ve özel tüketim vergisi mükellefi davacı şirket olduğundan söz konusu satışlar için tanzim edilen faturaların sahte olduğu dolayısıyla özel tüketim vergisi matrahının aşındırıldığı sonucuna varıldığı, satılan araçların yıl, marka, model ve motor gücü gibi emsali olan araçların distribütörlerinin bildirdiği emsal karlılık oranlarının uygulandığı, iki araç için bu yöntemle emsal oran bulunamadığından bu araçlar için davacının lehine olacak şekilde %10 karlılık oranı uygulanarak belirlenen özel tüketim vergisi matrahından beyan edilen tutar çıkarıldıktan sonra bulunan fark matrahın kurumlar vergisi matrahına ilave edilmesi suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, 2017 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden dava reddedilmiş, vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı ile özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, kesilen özel usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, ithalat bedelinin araçlarının aksesuar durumuna göre gümrük memuru tarafından belirlendiği, distribütör firmalar tarafından %4 - 6 kar marjıyla satış yapıldığı ve nihai tüketiciye yapılan indirimlerle bu oranın %2 ile %3 arasında kaldığı, tarhiyatın eksik ve yetersiz incelemeye dayandığı, gerekçenin yeterli olmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından, kararın lehe olan kısmının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 29/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.