Danıştay 3. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/8151 K.2024/5502
Özet: (1) Davacı, 2015 yılı Ocak‑Aralık döneminde sahte fatura düzenleyerek mükelleflerin çeklerini komisyon karşılığında tahsil ettiğini iddia ederek, bu eylemler nedeniyle re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasını talep etti. (2) Danıştay, temyiz başvurusunu reddederek, vergi davası kararının onaylandığını, davacının harç ödemesi gerektiğini ve kararın ilgili taraflara tebliğini takdir etti.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2023/8151
Karar No: 2024/5502
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenleyen mükelleflerin keşide ettiği çekleri komisyon karşılığında tahsil ederek para transferleri gerçekleştirdiğinden bahisle 2015 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla, 2015 ve 2016 yıllarında mükellefiyet kaydı bulunmadığı halde bu yıllarda bankacılık işlem hacminin yaklaşık 25 milyon lira olduğu, para transferlerinin herhangi bir ticari mal alım satımına ya da herhangi bir hizmet karşılığında gerçekleştirildiğine dair belge sunulmadığı, para transferi gerçekleştirilen veya adına çek tahsilatı yapılan kişiler hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle tanzim edilmiş vergi tekniği raporlarının bulunduğu, davacının internet bankacılığı işlemlerinde kullandığı cep telefonu bilgilerinin 10 ayrı kişi ve kurum tarafından kullanıldığı, bu kişilerden birinin komisyon karşılığı banka işlemleri yaptığı ve davacının da aynı şekilde işlemler yaptığı yönünde beyanda bulunduğu hususları tespit edilmiş olup banka hesaplarının karşılıksız kullandırılmasının ticari icaplara uygun olmadığı, yaptığı bankacılık işlemlerinin toplam hacminin büyüklüğü dikkate alındığında, davacı adına komisyon karşılığı banka işlemleri gerçekleştirdiğinden bahisle yapılan dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun somut tespitlere dayalı olmadığı, varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2023/8151
Karar No: 2024/5502
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenleyen mükelleflerin keşide ettiği çekleri komisyon karşılığında tahsil ederek para transferleri gerçekleştirdiğinden bahisle 2015 yılının Ocak ila Aralık dönemleri için re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuyla, 2015 ve 2016 yıllarında mükellefiyet kaydı bulunmadığı halde bu yıllarda bankacılık işlem hacminin yaklaşık 25 milyon lira olduğu, para transferlerinin herhangi bir ticari mal alım satımına ya da herhangi bir hizmet karşılığında gerçekleştirildiğine dair belge sunulmadığı, para transferi gerçekleştirilen veya adına çek tahsilatı yapılan kişiler hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle tanzim edilmiş vergi tekniği raporlarının bulunduğu, davacının internet bankacılığı işlemlerinde kullandığı cep telefonu bilgilerinin 10 ayrı kişi ve kurum tarafından kullanıldığı, bu kişilerden birinin komisyon karşılığı banka işlemleri yaptığı ve davacının da aynı şekilde işlemler yaptığı yönünde beyanda bulunduğu hususları tespit edilmiş olup banka hesaplarının karşılıksız kullandırılmasının ticari icaplara uygun olmadığı, yaptığı bankacılık işlemlerinin toplam hacminin büyüklüğü dikkate alındığında, davacı adına komisyon karşılığı banka işlemleri gerçekleştirdiğinden bahisle yapılan dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun somut tespitlere dayalı olmadığı, varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.