Danıştay3. Daireİdare Hukuku
Danıştay 3. Daire E.2023/6709 K.2025/4
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6709
Karar No : 2025/4
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av. ...
İTİRAZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2015 yılında birden fazla gayrimenkul satışı gerçekleştirdiğinden bahisle ticari kazanç elde ettiği yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporları uyarınca 2015 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve aynı yılın Ocak-Mart ve Nisan-Haziran dönemleri için salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, 2008, 2009, 2012 ve 2013 yıllarında satın alınan toplam oniki adet gayrimenkulün 2015 yılında tamamının satıldığının anlaşıldığı olayda, gayrimenkul satışlarının bir takvim yılı içinde birden fazla tekrarlanması veya birden fazla takvim yılında tekrarlanması durumunda ticari faaliyetin gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden bu faaliyetten elde edilen kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilmesine ilişkin koşulların gerçekleştiği sonucuna varıldığı ancak Mahkemelerince yapılan değerlendirmede bazı satışlara yönelik olarak daha az matrah farkı bulunduğu, öte yandan, mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu tarhiyat azaltılmış, geçici vergi ile özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu vergi ve cezaların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacının, söz konusu taşınmazların, kendi ve şirketi adına ilgili bankalardan kullanılan kredilerin ödenmesi amacıyla satıldığı ve ticari kazanç sağlama amacının bulunmadığına dair iddialarının araştırılması amacıyla Dairelerince verilen ara kararları üzerine dosyaya sunulan krediler ve kefaletlere ilişkin bilgi ve belgelerden davacı tarafından değişik bankalara yüksek tutarlarda kredilere kefil olunduğunun görüldüğü dolayısıyla vergi inceleme raporunda, bu yönde herhangi bir tespite yer verilmeksizin süreklilik arz edecek şekilde ve ticari kazanç sağlama maksadıyla taşınmaz satışlarının gerçekleştirildiği varsayımından hareketle yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, davanın reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu vergi ve cezaların diğer kısmı da kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına salınan vergi ve kesilen cezaların hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/6709
Karar No : 2025/4
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av. ...
İTİRAZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2015 yılında birden fazla gayrimenkul satışı gerçekleştirdiğinden bahisle ticari kazanç elde ettiği yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporları uyarınca 2015 yılı için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve aynı yılın Ocak-Mart ve Nisan-Haziran dönemleri için salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, 2008, 2009, 2012 ve 2013 yıllarında satın alınan toplam oniki adet gayrimenkulün 2015 yılında tamamının satıldığının anlaşıldığı olayda, gayrimenkul satışlarının bir takvim yılı içinde birden fazla tekrarlanması veya birden fazla takvim yılında tekrarlanması durumunda ticari faaliyetin gerçekleştiğinin kabulü gerektiğinden bu faaliyetten elde edilen kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilmesine ilişkin koşulların gerçekleştiği sonucuna varıldığı ancak Mahkemelerince yapılan değerlendirmede bazı satışlara yönelik olarak daha az matrah farkı bulunduğu, öte yandan, mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu tarhiyat azaltılmış, geçici vergi ile özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:
Vergi Mahkemesi kararının; dava konusu vergi ve cezaların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusu, değinilen hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle reddedilmiştir.
Davacının, söz konusu taşınmazların, kendi ve şirketi adına ilgili bankalardan kullanılan kredilerin ödenmesi amacıyla satıldığı ve ticari kazanç sağlama amacının bulunmadığına dair iddialarının araştırılması amacıyla Dairelerince verilen ara kararları üzerine dosyaya sunulan krediler ve kefaletlere ilişkin bilgi ve belgelerden davacı tarafından değişik bankalara yüksek tutarlarda kredilere kefil olunduğunun görüldüğü dolayısıyla vergi inceleme raporunda, bu yönde herhangi bir tespite yer verilmeksizin süreklilik arz edecek şekilde ve ticari kazanç sağlama maksadıyla taşınmaz satışlarının gerçekleştirildiği varsayımından hareketle yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının, davanın reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen davacı istinaf başvurusu kabul edilerek değinilen hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra dava konusu vergi ve cezaların diğer kısmı da kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına salınan vergi ve kesilen cezaların hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 20/01/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.