Danıştay3. Daireİdare Hukuku
Danıştay 3. Daire E.2023/5808 K.2024/7513
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5808
Karar No : 2024/7513
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca 19/11/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliği sona eren ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2008 ve 2009 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece, dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ile tebliğ alındılarının, Devlet Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddesi uyarınca imha edildiği belirtildiğinden davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının kuruluşundan 14/05/2011 tarihine kadar kanuni temsilcisi olduğu asıl amme borçlusu şirketin 19/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden silinerek tüzel kişiliğininin son bulduğu, mahkeme kararında, söz konusu amme alacaklarının dayanağı asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ile tebliğ alındılarının dava dosyasına sunulmadığı belirtilmişse de dava konusu amme alacaklarının dönemlerinin 2008, 2009 yıllarına, vadelerinin 2014, 2015 yıllarına ait amme alacakları olduğu ve bahsi geçen şirketin 19/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği dikkate alındığında, şirket hakkında hukuki varlığı sona ermeden önce usulünce tahakkuk etmiş bir borç bulunması şartıyla şirket adına ödeme emri düzenlenmesine gerek olmaksızın davacının sorumluğuna gidilebileceğinden, cezalı verginin şirket yönünden tahakkuk edip etmediğinin belirlenmesi gerektiği, dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği amme alacağının davacıdan sonraki kanuni temsilci tarafından 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin defter ve belgelerinin şirket tarafından ibraz edilmemesi üzerine re'sen tarhedilen vergi ve kesilen cezalardan kaynaklandığı, defter ve belgelerin ibrazının talep edildiği tarihte kanuni temsilci olmayan davacının ilgili borçtan sorumlu tutulamayacağı, 9 ve 10 takip numaralı ödeme emirleri içeriği amme alacağının davacının kanuni temsilcilik görevinden ayrılmasından sonra verilen düzeltme beyanları ile tahakkuk eden borçlara ilişkin olduğu, 6 ila 8 takip numaralı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının asıl amme borçlusu şirketin beyanları ile tahakkuk eden 2008 ila 2010 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin olduğu, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 2010 ve 2011 yıllarında ilanen veya posta ile tebliğ edildiği, şirketin ticaret sicil kaydının re'sen terkin edildiği 19/10/2015 tarihine kadar idarece haciz tatbiki olmadığı da dikkate alındığında, söz konusu amme alacaklarının tahsil zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ödeme emirleri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/5808
Karar No : 2024/7513
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca 19/11/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmek suretiyle tüzel kişiliği sona eren ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nden alınamayan 2008 ve 2009 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece, dava konusu ödeme emirleri içeriği amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ile tebliğ alındılarının, Devlet Arşiv Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin ilgili maddesi uyarınca imha edildiği belirtildiğinden davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının kuruluşundan 14/05/2011 tarihine kadar kanuni temsilcisi olduğu asıl amme borçlusu şirketin 19/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden silinerek tüzel kişiliğininin son bulduğu, mahkeme kararında, söz konusu amme alacaklarının dayanağı asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ile tebliğ alındılarının dava dosyasına sunulmadığı belirtilmişse de dava konusu amme alacaklarının dönemlerinin 2008, 2009 yıllarına, vadelerinin 2014, 2015 yıllarına ait amme alacakları olduğu ve bahsi geçen şirketin 19/10/2015 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiği dikkate alındığında, şirket hakkında hukuki varlığı sona ermeden önce usulünce tahakkuk etmiş bir borç bulunması şartıyla şirket adına ödeme emri düzenlenmesine gerek olmaksızın davacının sorumluğuna gidilebileceğinden, cezalı verginin şirket yönünden tahakkuk edip etmediğinin belirlenmesi gerektiği, dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği amme alacağının davacıdan sonraki kanuni temsilci tarafından 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin defter ve belgelerinin şirket tarafından ibraz edilmemesi üzerine re'sen tarhedilen vergi ve kesilen cezalardan kaynaklandığı, defter ve belgelerin ibrazının talep edildiği tarihte kanuni temsilci olmayan davacının ilgili borçtan sorumlu tutulamayacağı, 9 ve 10 takip numaralı ödeme emirleri içeriği amme alacağının davacının kanuni temsilcilik görevinden ayrılmasından sonra verilen düzeltme beyanları ile tahakkuk eden borçlara ilişkin olduğu, 6 ila 8 takip numaralı ödeme emirleri içeriği amme alacaklarının asıl amme borçlusu şirketin beyanları ile tahakkuk eden 2008 ila 2010 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin olduğu, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin 2010 ve 2011 yıllarında ilanen veya posta ile tebliğ edildiği, şirketin ticaret sicil kaydının re'sen terkin edildiği 19/10/2015 tarihine kadar idarece haciz tatbiki olmadığı da dikkate alındığında, söz konusu amme alacaklarının tahsil zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra ödeme emirleri iptal edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.