Danıştay3. DaireTicaret Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2023/4131 K.2024/5372
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/4131
Karar No : 2024/5372
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticaret Türk Anonim Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi kapsamında 2018 yılında sermayeye eklenen 700.000.000,00 TL'nin 319.980.000, 00 TL'lik kısmı üzerinden hesaplanan 10.815.324,00 TL'nin faiz indirimi tutarı olarak kabul edilmesi gerektiği yolundaki ihtirazi kaydıyla verilen 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin fazladan tahakkuk ettirilen 1.730.451.84 TL'nin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından, 2018 yılında ana ortağı ... tarafından sermayeye eklenmek üzere gönderilen 700.000.000,00-TL tutarındaki sermaye avanslarının aynı yıl bankaya yatırıldığı ve 19/10/2018 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek nakit sermaye artışının gerçekleştirildiği, 700.000.000,00-TL'lik tutarın 380.020.000,00-TL'lik kısmının banka kredilerini, kalan 319.980.000,00-TL'lik kısmının ise Unilever grup finansman şirketi olan ... 'ye olan borcu kapamada kullanıldığı, banka kredilerini kapamada kullanılan 380.020.000,00-TL'lik kısma ilişkin indirim tutarı kurumlar vergisi matrahından indirilirken, grup finansman şirketine olan borcu kapamada kullanılan 319.980.000,00-TL'lik tutara isabet eden indirim tutarının kurumlar vergisi matrahından indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerine söz konusu kayda itibar edilmeksizin fazladan tahakkuk ettirilen tutarın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içerisinde ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları üzerinden maddede belirtilen şekilde hesaplanan tutarın %50'sini kurum kazancından indirilebileceği hususunun açıkça belirtildiği, dava konusu olayda, öz sermaye hesaplarının dışında kalan bilanço hesaplarının sermayeye eklendiği, ayrıca grup finansman şirketine olan borcu kapamada kullanılan tutarın öz sermaye hesapları dışında bir borç ödemesi olduğu ve bu ödemenin sermaye artışı yapan ortağa değil, sermaye artışına katılmayan grup finansman şirketine yapıldığı, bu ödemenin bir borç verme veya sermaye koyma mahiyetinde olmadığı anlaşılmış olduğundan dava konusu tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :5520 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (ı) bendi ile finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan “Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50’sinin, kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilebileceğinin düzenlendiği, dava konusu uyuşmazlıkta sözü edilen Kanun maddesininde yer alan şartların oluşmadığı anlaşıldığından dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi kapsamında faydalanılmak istenen indirim için aranan tüm şartların sağlandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY :
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Diğer İndirimler" başlıklı 10. maddesinin (ı) bendinde; Finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan “Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50'sinin kurum kazancından indirileceği, bu bent hükümlerine göre hesaplanacak indirim tutarı, nakdi sermayenin ödendiği ay kesri tam ay sayılmak suretiyle hesap döneminin kalan ay süresi kadar hesaplanacağı, matrahın yetersiz olması nedeniyle ilgili dönemde indirim konusu yapılamayan tutarlar, sonraki hesap dönemlerine devredeceği, bu bendin uygulanmasında sermaye şirketlerine nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklananlar dâhil olmak üzere, sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından veya bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan ya da ortaklar veya bu Kanunun 12. maddesi kapsamında ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımları, indirim hesaplamasında dikkate alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.
5520 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (ı) bendinde açıklandığı üzere finans, bankacılık ve sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren kurumların hariç tutulduğu, dava konusu olayda davacı şirketin sermayeye eklediği tutarın ihtirazi kayda onu edilen kısmının davacı şirketin grup finansman şirketine olan borcu kapamada kullandığı, yani söz konusu şirketin finans işi yapan bir şirket olduğu dikkate alındığında, davacının değinilen Yasa kapsamında belirtilen indirimden yararlanması gereken şartı taşımadığı açık olduğundan, ihtirazi kayıtla verilen beyan üzerine yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/4131
Karar No : 2024/5372
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Ticaret Türk Anonim Şirketi
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi kapsamında 2018 yılında sermayeye eklenen 700.000.000,00 TL'nin 319.980.000, 00 TL'lik kısmı üzerinden hesaplanan 10.815.324,00 TL'nin faiz indirimi tutarı olarak kabul edilmesi gerektiği yolundaki ihtirazi kaydıyla verilen 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerine bu çekinceye itibar edilmeksizin fazladan tahakkuk ettirilen 1.730.451.84 TL'nin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket tarafından, 2018 yılında ana ortağı ... tarafından sermayeye eklenmek üzere gönderilen 700.000.000,00-TL tutarındaki sermaye avanslarının aynı yıl bankaya yatırıldığı ve 19/10/2018 tarihinde ticaret siciline tescil edilerek nakit sermaye artışının gerçekleştirildiği, 700.000.000,00-TL'lik tutarın 380.020.000,00-TL'lik kısmının banka kredilerini, kalan 319.980.000,00-TL'lik kısmının ise Unilever grup finansman şirketi olan ... 'ye olan borcu kapamada kullanıldığı, banka kredilerini kapamada kullanılan 380.020.000,00-TL'lik kısma ilişkin indirim tutarı kurumlar vergisi matrahından indirilirken, grup finansman şirketine olan borcu kapamada kullanılan 319.980.000,00-TL'lik tutara isabet eden indirim tutarının kurumlar vergisi matrahından indirilmesi gerektiği ihtirazi kaydıyla verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerine söz konusu kayda itibar edilmeksizin fazladan tahakkuk ettirilen tutarın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içerisinde ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları üzerinden maddede belirtilen şekilde hesaplanan tutarın %50'sini kurum kazancından indirilebileceği hususunun açıkça belirtildiği, dava konusu olayda, öz sermaye hesaplarının dışında kalan bilanço hesaplarının sermayeye eklendiği, ayrıca grup finansman şirketine olan borcu kapamada kullanılan tutarın öz sermaye hesapları dışında bir borç ödemesi olduğu ve bu ödemenin sermaye artışı yapan ortağa değil, sermaye artışına katılmayan grup finansman şirketine yapıldığı, bu ödemenin bir borç verme veya sermaye koyma mahiyetinde olmadığı anlaşılmış olduğundan dava konusu tahakkukta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :5520 sayılı Kanun'un 10. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (ı) bendi ile finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan “Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50’sinin, kurumlar vergisi matrahının tespitinde; kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde ayrıca gösterilmek şartıyla, kurum kazancından indirilebileceğinin düzenlendiği, dava konusu uyuşmazlıkta sözü edilen Kanun maddesininde yer alan şartların oluşmadığı anlaşıldığından dava konusu tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi kapsamında faydalanılmak istenen indirim için aranan tüm şartların sağlandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 16/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY :
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Diğer İndirimler" başlıklı 10. maddesinin (ı) bendinde; Finans, bankacılık ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar ile kamu iktisadi teşebbüsleri hariç olmak üzere sermaye şirketlerinin ilgili hesap dönemi içinde, ticaret siciline tescil edilmiş olan ödenmiş veya çıkarılmış sermaye tutarlarındaki nakdi sermaye artışları veya yeni kurulan sermaye şirketlerinde ödenmiş sermayenin nakit olarak karşılanan kısmı üzerinden Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından indirimden yararlanılan yıl için en son açıklanan “Bankalarca açılan TL cinsinden ticari kredilere uygulanan ağırlıklı yıllık ortalama faiz oranı” dikkate alınarak, ilgili hesap döneminin sonuna kadar hesaplanan tutarın %50'sinin kurum kazancından indirileceği, bu bent hükümlerine göre hesaplanacak indirim tutarı, nakdi sermayenin ödendiği ay kesri tam ay sayılmak suretiyle hesap döneminin kalan ay süresi kadar hesaplanacağı, matrahın yetersiz olması nedeniyle ilgili dönemde indirim konusu yapılamayan tutarlar, sonraki hesap dönemlerine devredeceği, bu bendin uygulanmasında sermaye şirketlerine nakit dışındaki varlık devirlerinden kaynaklananlar dâhil olmak üzere, sermaye şirketlerinin birleşme, devir ve bölünme işlemlerine taraf olmalarından veya bilançoda yer alan öz sermaye kalemlerinin sermayeye eklenmesinden kaynaklanan ya da ortaklar veya bu Kanunun 12. maddesi kapsamında ortaklarla ilişkili olan kişilerce kredi kullanılmak veya borç alınmak suretiyle gerçekleştirilen sermaye artırımları, indirim hesaplamasında dikkate alınmayacağı hüküm altına alınmıştır.
5520 sayılı Kanun'un 10. maddesinin (ı) bendinde açıklandığı üzere finans, bankacılık ve sigortacılık sektöründe faaliyet gösteren kurumların hariç tutulduğu, dava konusu olayda davacı şirketin sermayeye eklediği tutarın ihtirazi kayda onu edilen kısmının davacı şirketin grup finansman şirketine olan borcu kapamada kullandığı, yani söz konusu şirketin finans işi yapan bir şirket olduğu dikkate alındığında, davacının değinilen Yasa kapsamında belirtilen indirimden yararlanması gereken şartı taşımadığı açık olduğundan, ihtirazi kayıtla verilen beyan üzerine yapılan tahakkukta hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.