‹ Ana sayfa
Danıştay3. Daireİdare Hukuku

Danıştay 3. Daire E.2023/4080 K.2023/5432

Esas No: 2023/4080 · Karar No: 2023/5432 · Karar Tarihi: 11.12.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2023/4080
Karar No : 2023/5432

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

İSTEMİN KONUSU:... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2014 yılına ait gelir vergisi ve fer’ilerinden oluşan kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 88. maddesinde, taksi, dolmuş, minibüs ve umum servislere ait ticari plakaların bu maddenin yürürlük tarihinden önce elden çıkarılmasından doğan kazanç ve işlemlerle ilgili olarak vergi incelemeleri veya takdir işlemlerine istinaden herhangi bir vergi tarhiyatı yapılamayacağı, vergi cezası kesilemeyeceği, daha önce yapılmış olan tarhiyatlar ve kesilmiş cezalara ilişkin olarak açılmış olan davalar var ise davalardan feragat edilmesi şartıyla tahakkuk eden tutarların terkin edileceğinin düzenlendiği görülmüş olup, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen geçici 88. maddenin yürürlükte olduğu dolayısıyla anılan Kanunun yürürlüğe girdiği 06/04/2018 tarihinden sonra davacı adına sahip olduğu halk otobüsünün satışı nedeniyle elde ettiği kazancı için tarhiyat yapılmasının hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla, bu durum ödeme emrine karşı açılan bakılan davada "borcum yoktur" kapsamında kabul edilebilecek nitelikte bir iddia olduğundan, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden; davacı adına kayıtlı özel halk otobüsünün 13/06/2014 tarihinde noter kanalıyla düzenlenen araç satış sözleşmesiyle 110.425,00 TL bedelle satıldığı, 2014 takvim yılına ilişkin işlemlerin incelenmesi neticesinde alıcının ifadesine başvurulması sonucu davacıya 1.000.000 TL elden ödeme yapıldığının beyan edildiği, buna göre araç satış bedeli dışında kalan 889.575,00 TL'lik tutarın hat devir bedeli olduğundan bahisle kayıt dışı bırakılan söz konusu tutar için vergi ziyaı cezalı tarhiyat yapıldığı ve 1.000.000 TL'lik tahsilatın bankalar aracılığıyla yapılmaması nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrrer 355. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu ödeme emrinin vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezasının kayıt dışı bırakıldığı iddia edilen hat devir bedeli olan 889.575,00 TL'lik tutara isabet eden kısmına ilişkin Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, araç satış bedeli olan 110.425,00 TL'nin de alıcı tarafından elden ödendiği beyanı karşısında davacının söz konusu tahsilatı banka yoluyla yaptığına dair herhangi bir banka dekontu sunmadığı bu anlamda tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymadığı görüldüğünden, ödeme emri içeriği özel usulsüzlük cezasının 110.425,00 TL'lik araç satış bedeline isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığından davalı temyiz istemi kabul edilerek Mahkeme kararının söz edilen kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?