Danıştay 3. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2022/4009 K.2024/5688
Özet: Uyuşmazlık, davacının 2010 yılındaki kamu alacakları nedeniyle banka hesaplarından uygulanan hacizlerin kaldırılması için açtığı istinaf başvurusundan kaynaklanmaktadır; davacı bir dönem ortağı olduğu Çelik Hurda İnşaat Şirketi’nin borçlarından doğan alacakların hüküm biçilen ödeme emirleri üzerinden tebligatların usulsüzlüğünü iddia etmektedir. Mahkeme, Vergi Dava Dairesi’nin kararını bozalıkla incelerken, haciz işlemleri ve tebligatların hukuka uygunluğunu yeniden değerlendirmeye karar verdikçe, konu hakkında hüküm vermek üzere yeniden karar gerekçesiyle ilk derece kararının bozulmasını onay
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2022/4009
Karar No: 2024/5688
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının bir dönem ortağı olduğu asıl borçlu ... Çelik Hurda İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2010 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla banka hesaplarına uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu hacizlerin dayanaklarından, davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ..., ..., ... ve ... sıra numaralarında yer alan kamu alacaklarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrine ait takip dosya numaraları ile dosyaya ibraz edilen ödeme emirlerinin takip dosya numaralarının farklı olduğu, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 5 ila 7, 10 ila 22, 25 ila 28, 30 ve 36. sıra numarasında yer alan kamu alacaklarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 30/04/2012 tarihinde şirket ortağı olan davacının adresinde eşine, ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacağına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ... tarihinde şirket ortağı olan davacının adresinde eşine, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ise annesine tebliğinin usulsüz olduğu, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ..., ..., ..., ..., ... ila ... sıra numarasında yer alan kamu alacağına ilişkin kısmı için asıl borçlu şirket asında düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilemediğine dair tebliğ alındılarının dosyaya ibraz edilmediği dolayısıyla söz konusu ödeme emirlerinin asıl borçlu şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği hususunun davalı idare tarafından ortaya konulamadığı dikkate alındığında, vade tarihleri 2009, 2011 ve 2012 yıllarına rastlayan amme alacağının sırasıyla 31/12/2014, 31/12/2016 ve 31/12/2017 tarihinde tahsil zamanaşımına uğradığı, ödeme emirlerinin bunların dışında kalan ve davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... numaralı haciz bildirilerinde yer alıp diğer haciz bildirilerinde yer almayan kamu alacaklarına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı gibi terkin edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi de verilmediğinden sözü edilen kamu alacaklarından kaynaklanan kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacının banka hesaplarına uygulanan hacizler kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan ve kesinleşen kamu alacağının davacıdan tahsili amacıyla uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Bakılmakta olan dava, ... Çelik Hurda İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı olan davacının banka hesabına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle açılmış; verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddi üzerine davalı idare bu kez temyiz yoluna başvurmuştur.
Kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, borç onbeş günde ödenmediği gibi, bu süre içinde ödeme emrinin iptali istemiyle idari davanın açılmaması veya açılmış olan davada yargı merciince verilmiş bir yürütmenin durdurulması kararı bulunmaması veya davanın reddedilmesi durumlarında, alacaklı tahsil dairesince, kamu borçlusunun, mal bildiriminde gösterilen veya başka suretle tespit olunan mal, hak ve alacaklarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un öngördüğü usullere uygun olarak haciz uygulanabilecektir. Haciz işlemine karşı açılan davalarda, ancak haciz işlemindeki münferit hukuka aykırılıklar ile haciz işleminin sebep unsurunun ödeme emri olması nedeniyle ödeme emrinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıkların incelenebileceği, bu bağlamda, bakılmakta olan davanın konusunun haciz işlemi olduğu dikkate alındığında temyize konu kararda yapılan değerlendirmenin ancak davacı adına ödeme emri düzenlenmesi üzerine dava açılması halinde 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan ''borcum yoktur'' kapsamında incelenebilecek hukuka aykırılık hali olduğu açıktır.
Bu durumda, dava konusu haciz işleminin hukuka uygunluk denetiminin, 6183 sayılı Kanun'un davada uygulanacak ilgili yasa kurallarına göre haciz koşullarının oluşup oluşmadığının bu işlemin dayanağı davacı hakkındaki ödeme emirleri yönünden incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Esas No: 2022/4009
Karar No: 2024/5688
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının bir dönem ortağı olduğu asıl borçlu ... Çelik Hurda İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2010 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının tahsili amacıyla banka hesaplarına uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu hacizlerin dayanaklarından, davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ..., ..., ... ve ... sıra numaralarında yer alan kamu alacaklarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emri ile ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrine ait takip dosya numaraları ile dosyaya ibraz edilen ödeme emirlerinin takip dosya numaralarının farklı olduğu, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 3, 5 ila 7, 10 ila 22, 25 ila 28, 30 ve 36. sıra numarasında yer alan kamu alacaklarına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin 30/04/2012 tarihinde şirket ortağı olan davacının adresinde eşine, ... tarih ve ... ile ... takip numaralı ödeme emirleri içeriği kamu alacağına ilişkin asıl borçlu şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ... tarihinde şirket ortağı olan davacının adresinde eşine, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ise annesine tebliğinin usulsüz olduğu, ... tarih ve ... takip numaralı ödeme emrinin ..., ..., ..., ..., ... ila ... sıra numarasında yer alan kamu alacağına ilişkin kısmı için asıl borçlu şirket asında düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ edilemediğine dair tebliğ alındılarının dosyaya ibraz edilmediği dolayısıyla söz konusu ödeme emirlerinin asıl borçlu şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği hususunun davalı idare tarafından ortaya konulamadığı dikkate alındığında, vade tarihleri 2009, 2011 ve 2012 yıllarına rastlayan amme alacağının sırasıyla 31/12/2014, 31/12/2016 ve 31/12/2017 tarihinde tahsil zamanaşımına uğradığı, ödeme emirlerinin bunların dışında kalan ve davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... numaralı haciz bildirilerinde yer alıp diğer haciz bildirilerinde yer almayan kamu alacaklarına ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı gibi terkin edildiğine ilişkin herhangi bir bilgi de verilmediğinden sözü edilen kamu alacaklarından kaynaklanan kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davacının banka hesaplarına uygulanan hacizler kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan ve kesinleşen kamu alacağının davacıdan tahsili amacıyla uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY:
Bakılmakta olan dava, ... Çelik Hurda İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla şirket ortağı olan davacının banka hesabına uygulanan haciz işleminin iptali istemiyle açılmış; verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddi üzerine davalı idare bu kez temyiz yoluna başvurmuştur.
Kamu alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, borç onbeş günde ödenmediği gibi, bu süre içinde ödeme emrinin iptali istemiyle idari davanın açılmaması veya açılmış olan davada yargı merciince verilmiş bir yürütmenin durdurulması kararı bulunmaması veya davanın reddedilmesi durumlarında, alacaklı tahsil dairesince, kamu borçlusunun, mal bildiriminde gösterilen veya başka suretle tespit olunan mal, hak ve alacaklarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un öngördüğü usullere uygun olarak haciz uygulanabilecektir. Haciz işlemine karşı açılan davalarda, ancak haciz işlemindeki münferit hukuka aykırılıklar ile haciz işleminin sebep unsurunun ödeme emri olması nedeniyle ödeme emrinin tebliğine ilişkin hukuka aykırılıkların incelenebileceği, bu bağlamda, bakılmakta olan davanın konusunun haciz işlemi olduğu dikkate alındığında temyize konu kararda yapılan değerlendirmenin ancak davacı adına ödeme emri düzenlenmesi üzerine dava açılması halinde 6183 sayılı Kanun'un 58. maddesinde yer alan ''borcum yoktur'' kapsamında incelenebilecek hukuka aykırılık hali olduğu açıktır.
Bu durumda, dava konusu haciz işleminin hukuka uygunluk denetiminin, 6183 sayılı Kanun'un davada uygulanacak ilgili yasa kurallarına göre haciz koşullarının oluşup oluşmadığının bu işlemin dayanağı davacı hakkındaki ödeme emirleri yönünden incelenmek suretiyle yeniden bir karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.