‹ Ana sayfa
Danıştay3. Daireİdare Hukuku

Danıştay 3. Daire E.2022/2806 K.2024/5346

Esas No: 2022/2806 · Karar No: 2024/5346 · Karar Tarihi: 15.10.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2806
Karar No : 2024/5346

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirketin yıllara sari inşaat işi kapsamında ... ve ... Hizmetleri Anonim Şirketi Adi Ortaklığına yaptığı ödemeler üzerinden gelir vergisi tevkif etmediğinden bahisle adına 2015 yılının Ocak, Nisan, Ekim ila Aralık ile 2016 yılının Ocak ve Şubat dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporunda, elektrik enerjisi üretimi faaliyetiyle iştigal ettiği, ... Projesi Elektromekanik Ekipmanın Tedariki Ticari Sözleşmesi'nde, davacıya karşı yurt dışında mukim ... ve ... Hizmetleri Anonim Şirketinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarının kararlaştırıldığı, adı geçen şirketler tarafından davacıya yıllara sari inşaat işi kapsamında gerçekleştirilen mal ve hizmet hizmet satışından elde edilen kazancın ayrı ayrı değerlendirilmeyeceği ve söz konusu işin adi ortaklık tarafından yerine getirildiğinin kabulü gerektiği iddia edilmiş ise de dava konusu tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı, dosyada mevcut sözleşmelerin ve bilgi belgelerin incelenmesinden, yurtdışından makine ve teçhizat alımı ile ithal edilen makinelerin kurulumu işinin birbirinden farklı olduğu, yurtdışındaki şirketten yatırım teşvik belgesi kapsamında ithal edilen makine ve teçhizatın yurtiçinde yetkili şirkete kurulumunun yaptırılmasının garanti süreçleri kapsamında zorunlu tutulmasının ve davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumluluk öngörülmesinin, tek başına iki şirketin adi ortaklık şeklinde hareket ettiğini göstermeye yeterli olmadığı gibi söz konusu işin adi ortaklık olarak yerine getirildiği yönünde herhangi bir somut saptama da bulunmadığı dikkate alındığında, varsayıma dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : ... ve ... Anonim Şirketinin grup şirketler olduğu, ... Santralinin ekipman tedarikine dair şartları düzenleyen sözleşmede, bu şirketlerin davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklarının kararlaştırıldığı, bu şirketler tarafından davacıya yıllara sari inşaat işi kapsamında gerçekleştirilen mal ve hizmet hizmet satışından elde edilen kazancın ayrı ayrı değerlendirilmeyeceği, davacının söz konusu şirketlere gerçekleştirdiği hakediş ödemeleri üzerinden stopaj yapmadığının saptanması üzerine salınan cezalı vergide hukuka aykırılık bulunmadığı sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Olayda tek bir inşaat ve onarım işinin söz konusu olmadığı, söz konusu şirketlerin firmalarıyla olan iş ilişkisi ile gerçekleştirdikleri işlerin mahiyetinin farklı olduğu, yurt içinde mukim şirkete yapılan ödemeler üzerinden tevkifat yapıldığı, tevkifattan kaçınılmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?