Danıştay 3. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2022/2503 K.2025/607
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Onama
Uyuşmazlık
Davacı, 2016 yılına ilişkin ihbar ikramiyesinin eksik ödendiğini ve 2017-2018 yılları için ikramiye ödenmediğini ileri sürerek eksik tutarın faiziyle iadesini talep etmektedir.
Kaynak pasajlar (1)
- Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihbarı nedeniyle hak kazandığı 2016 yılına ilişkin ikramiyenin eksik ödendiği, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olarak ise ihbar ikramiyesinin hesaplanmadığından bahisle söz konusu tutarların hak ettiği tarihten ödeme tarihine kadar kendisine faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
Gerekçe
Danıştay Üçüncü Dairesi, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğuna ve temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (2)
- Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Sonuç
Davacı, eksik ödenen ihbar ikramiyesinin faiziyle iadesini istemiştir. Danıştay Üçüncü Dairesi, Bölge İdare Mahkemesi kararını usul ve hukuka uygun bularak temyiz istemlerinin reddine ve kararın onanmasına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (4)
- Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihbarı nedeniyle hak kazandığı 2016 yılına ilişkin ikramiyenin eksik ödendiği, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olarak ise ihbar ikramiyesinin hesaplanmadığından bahisle söz konusu tutarların hak ettiği tarihten ödeme tarihine kadar kendisine faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
- Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
- 1. Temyiz istemlerinin reddine,
- 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2022/2503
Karar No: 2025/607
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI) ... Defterdarlığı/...
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihbarı nedeniyle hak kazandığı 2016 yılına ilişkin ikramiyenin eksik ödendiği, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olarak ise ihbar ikramiyesinin hesaplanmadığından bahisle söz konusu tutarların hak ettiği tarihten ödeme tarihine kadar kendisine faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerinin 11/03/2020 tarihli ara kararı gereğince dosyaya sunulan evrakın incelenmesinden, ihbar edilen şirket adına 2017 takvim yılına ilişkin olarak herhangi bir vergi tarhiyatı yapılmadığından 2017 yılına ilişkin olarak davacıya ihbar ikramiyesi ödemesi yapılmasının mümkün olmadığı, 2018 yılına ilişkin ihbar ikramiyesi ödemesi yapılması talebine ilişkin olarak ise her ne kadar ihbar dilekçesinde yıl belirtmeksizin ihbar edilen şirketin sahte fatura ticareti yaptığı belirtilmişse de davacı tarafından ihbar dilekçesinin 11/04/2017 tarihinde verilmiş olduğu, ihbar ikramiyesi talep edilen dönemin ise ihbar dilekçesinden sonraki bir dönem olduğu ve ihbar tarihinden sonraki dönemlerde de sahte fatura ticareti yapıldığına ilişkin ihbarda bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, 2016 yılına ilişkin yapılan cezalı tarhiyatların henüz tahsil edilmediği ancak, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporuna göre, tahakkukların kesinleşmesinden sonra adına 2016 yılına ilişkin olarak 270.915,60 TL ihbar ikramiyesi ödemesi yapılması gerekmekte iken toplamda 67.729,00 TL ödeme yapıldığından, 2016 yılına ilişkin olarak eksik ödemede bulunulduğunun kabulü gerektiği ve eksik olarak ödenen ihbar ikramiyesinin (203.186,60 TL'nin) ikramiyenin hak kazanıldığı tarihten itibaren hesaplanan faiziyle iadesi gerektiği gerekçesiyle dava 2017 ve 2018 yılları ihbar ikramiyesine ilişkin kısımları yönünden reddedilmesi, 2016 yılına ait ihbar ikramiyesine ilişkin kısmı yönünden ise kabulü edilerek eksik olarak ödenen ihbar ikramiyesinin faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1905 sayılı Kanun'unun 6. maddesi hükmüne göre vergi ziyaı cezasına isabet eden kalan ikramiye tutarının tamamının tahsilat sonrasında ödeneceği, bu zamana kadar 112,63 TL kurumlar vergisi, 33,75 TL gecikme faizi tahsilatı olduğu, bu nedenle davacıya 67.729,00 TL ödeme yapıldığı ve yapılan ödemenin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Şirket hakkındaki incelemenin kendi beyanlarıyla yapıldığı, ihbarı olmasaydı 2018 yılına ilişkin bir incelemenin de yapılmayacağı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI:
Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2022/2503
Karar No: 2025/607
TEMYİZ EDENLER: 1-(DAVALI) ... Defterdarlığı/...
VEKİLİ: Av. ...
2-(DAVACI) ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, ihbarı nedeniyle hak kazandığı 2016 yılına ilişkin ikramiyenin eksik ödendiği, 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin olarak ise ihbar ikramiyesinin hesaplanmadığından bahisle söz konusu tutarların hak ettiği tarihten ödeme tarihine kadar kendisine faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Mahkemelerinin 11/03/2020 tarihli ara kararı gereğince dosyaya sunulan evrakın incelenmesinden, ihbar edilen şirket adına 2017 takvim yılına ilişkin olarak herhangi bir vergi tarhiyatı yapılmadığından 2017 yılına ilişkin olarak davacıya ihbar ikramiyesi ödemesi yapılmasının mümkün olmadığı, 2018 yılına ilişkin ihbar ikramiyesi ödemesi yapılması talebine ilişkin olarak ise her ne kadar ihbar dilekçesinde yıl belirtmeksizin ihbar edilen şirketin sahte fatura ticareti yaptığı belirtilmişse de davacı tarafından ihbar dilekçesinin 11/04/2017 tarihinde verilmiş olduğu, ihbar ikramiyesi talep edilen dönemin ise ihbar dilekçesinden sonraki bir dönem olduğu ve ihbar tarihinden sonraki dönemlerde de sahte fatura ticareti yapıldığına ilişkin ihbarda bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağı, 2016 yılına ilişkin yapılan cezalı tarhiyatların henüz tahsil edilmediği ancak, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Görüş ve Öneri Raporuna göre, tahakkukların kesinleşmesinden sonra adına 2016 yılına ilişkin olarak 270.915,60 TL ihbar ikramiyesi ödemesi yapılması gerekmekte iken toplamda 67.729,00 TL ödeme yapıldığından, 2016 yılına ilişkin olarak eksik ödemede bulunulduğunun kabulü gerektiği ve eksik olarak ödenen ihbar ikramiyesinin (203.186,60 TL'nin) ikramiyenin hak kazanıldığı tarihten itibaren hesaplanan faiziyle iadesi gerektiği gerekçesiyle dava 2017 ve 2018 yılları ihbar ikramiyesine ilişkin kısımları yönünden reddedilmesi, 2016 yılına ait ihbar ikramiyesine ilişkin kısmı yönünden ise kabulü edilerek eksik olarak ödenen ihbar ikramiyesinin faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
1905 sayılı Kanun'unun 6. maddesi hükmüne göre vergi ziyaı cezasına isabet eden kalan ikramiye tutarının tamamının tahsilat sonrasında ödeneceği, bu zamana kadar 112,63 TL kurumlar vergisi, 33,75 TL gecikme faizi tahsilatı olduğu, bu nedenle davacıya 67.729,00 TL ödeme yapıldığı ve yapılan ödemenin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Şirket hakkındaki incelemenin kendi beyanlarıyla yapıldığı, ihbarı olmasaydı 2018 yılına ilişkin bir incelemenin de yapılmayacağı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI:
Davalı idare tarafından davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca ...-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 12/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.