Danıştay 3. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2022/1420 K.2024/5471
Özet: (1) Uyuşmazlık, Bilişim Organizasyon Reklam Doğalgaz Danışmanlık İnşaat Otomotiv Sanayi Ticaret Ltd. Şirketinden 2010‑2012 yılları arasındaki kamu alacaklarının tahsil edilmesi amacıyla verilen ve iptal edilmesini talep edilen ödeme emirleriyle ilgilidir. (2) Danıştay, ilk derece mahkemesinin kararının hatasız olduğunu belirleyerek, temyiz talebini reddetti, vergi dairesinin kararını bozulmayan şekilde onayladı ve kotanızı dava dosyasına göndermeye karar verdi.
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2022/1420
Karar No: 2024/5471
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Bilişim Organizasyon Reklam Doğalgaz Danışmanlık İnşaat Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2010 ila 2012 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emrinin şirketin kendi beyanlarından kaynaklanan kamu alacağına ilişkin olduğu, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilânen tebliğ edildiği ancak ilânen tebliğ öncesinde şirketin bilinen adresinde tebliğ yapılamadığına dair tebliğ alındılarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun düzenlenmediği dolayısıyla şartları oluşmadan yapılan ilanen tebliğin usule uygun olduğundan bahsedilemeyeceğinden alacağın tahsil zamanaşımına uğradığı, ... takip numaralı ödeme emri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 2. sıra numarasında yer alan alacağın şirketin 2011 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin kanuni süresinden sonra verilmesinden ve 2012 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin ise verilmemesinden kaynaklandığı dikkate alındığında 01/06/2012 tarihli ortaklar kurulu kararıyla kanuni temsilciliği sona eren davacının söz konusu borçlardan sorumlu tutulamayacağı, ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ve 3 ila 5. sıra numarasında yer alan alacak için şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin ilgili dönemde şirket ortağı ve temsilcisi olan kişilerin ikâmetgâh adreslerinde tebliğ edildiği ancak şirketin bilinen adreslerinde tebliğ edilmeye çalışıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı görüldüğünden, şirket adresine tebliğe çalışılmadan, şirket ortağının ve müdürünün ikâmetgâh adresinde yapılan tebliğin, 213 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemelere uygun düşmediği, ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 13. ve 17 ila 22. sıra numarasında yer alan alacak için Mahkemelerince 05/08/2019 ve 31/10/2019 tarihlerinde verilen ara kararları ile şirket adına düzenlenen ihbarnameler ve tebliğ alındılarının istenilmesine rağmen dosyaya sunulmadığı dolayısıyla ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davalı idarece ortaya konulamadığından, 2010 ve 2012 yıllarına ilişkin vergi ve cezaların sırasıyla 31/12/2015 ve 31/12/2017 tarihlerinde; 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin vergi ve cezaların ise sırasıyla 31/12/2016 ve 31/12/2017 tarihleri itibarıyla tarh zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından ve zamanaşımına uğramış vergi ve cezaların tahsilinin istenemeyeceği açık olduğundan, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin belirtilen kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, söz konusu ödeme emrinin 14 ila 16. ve 23 ila 47. sıra numarasında yer alan 2011 yılının muhtelif dönemlerine ait alacağın şirket tarafından 30/12/2016 tarihinde gerçekleşen tarhiyat öncesi uzlaşmadan kaynaklandığı dikkate alındığında 01/06/2012 tarihli ortaklar kurulu kararıyla kanuni temsilciliği sona eren davacı söz konusu borçlardan sorumlu tutulamayacağından sözü edilen kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin de hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, yapılan mal varlığı araştırması neticesinde hacze kabil herhangi bir mal varlığı unsuruna rastlanılmadığı, kamu alacağının şirketten tahsil imkânı olmadığı tespit edildiğinden ilgili dönemlerde temsilci sıfatını haiz bulunan davacı adına ödeme emri düzenlendiği, şirket tarafından vergi borçları için 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunulduğundan kamu alacağının zamanaşımına uğramadığı, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu ... takip numaralı ödeme emrinin 14 ila 16. ve 23 ila 47. sıra numarasında yer alan 2011 yılının muhtelif dönemlerine ait alacağın şirketin ilgili dönemde bir kısım alımlarının sahte faturalar ile belgelendirildiğinden bahisle şirket adına re'sen salınan vergi ve cezalardan kaynaklandığı, ilgili dönemde davacının kanuni temsilci sıfatını haiz bulunduğu dolayısıyla vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği dönemde kanuni temsilci olarak davacının sorumluluğuna gidilebileceği açık olduğundan sözü edilen kamu alacağının takip ve tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ... takip numaralı ödeme emrinin belirtilen kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin bu yönden kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının anılan hüküm fıkrasının bozulması, diğer hüküm fıkraları yönünden ise onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2022/1420
Karar No: 2024/5471
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ... Bilişim Organizasyon Reklam Doğalgaz Danışmanlık İnşaat Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan 2010 ila 2012 yıllarına ait muhtelif kamu alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ... ve ... takip numaralı ödeme emrinin şirketin kendi beyanlarından kaynaklanan kamu alacağına ilişkin olduğu, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilânen tebliğ edildiği ancak ilânen tebliğ öncesinde şirketin bilinen adresinde tebliğ yapılamadığına dair tebliğ alındılarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102. maddesine uygun düzenlenmediği dolayısıyla şartları oluşmadan yapılan ilanen tebliğin usule uygun olduğundan bahsedilemeyeceğinden alacağın tahsil zamanaşımına uğradığı, ... takip numaralı ödeme emri ile ... takip numaralı ödeme emrinin 2. sıra numarasında yer alan alacağın şirketin 2011 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin kanuni süresinden sonra verilmesinden ve 2012 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin ise verilmemesinden kaynaklandığı dikkate alındığında 01/06/2012 tarihli ortaklar kurulu kararıyla kanuni temsilciliği sona eren davacının söz konusu borçlardan sorumlu tutulamayacağı, ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ve 3 ila 5. sıra numarasında yer alan alacak için şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin ilgili dönemde şirket ortağı ve temsilcisi olan kişilerin ikâmetgâh adreslerinde tebliğ edildiği ancak şirketin bilinen adreslerinde tebliğ edilmeye çalışıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı görüldüğünden, şirket adresine tebliğe çalışılmadan, şirket ortağının ve müdürünün ikâmetgâh adresinde yapılan tebliğin, 213 sayılı Kanun'da yer alan düzenlemelere uygun düşmediği, ... takip numaralı ödeme emrinin 1 ila 13. ve 17 ila 22. sıra numarasında yer alan alacak için Mahkemelerince 05/08/2019 ve 31/10/2019 tarihlerinde verilen ara kararları ile şirket adına düzenlenen ihbarnameler ve tebliğ alındılarının istenilmesine rağmen dosyaya sunulmadığı dolayısıyla ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davalı idarece ortaya konulamadığından, 2010 ve 2012 yıllarına ilişkin vergi ve cezaların sırasıyla 31/12/2015 ve 31/12/2017 tarihlerinde; 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin vergi ve cezaların ise sırasıyla 31/12/2016 ve 31/12/2017 tarihleri itibarıyla tarh zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından ve zamanaşımına uğramış vergi ve cezaların tahsilinin istenemeyeceği açık olduğundan, kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin belirtilen kısımlarında hukuka uyarlık bulunmadığı, söz konusu ödeme emrinin 14 ila 16. ve 23 ila 47. sıra numarasında yer alan 2011 yılının muhtelif dönemlerine ait alacağın şirket tarafından 30/12/2016 tarihinde gerçekleşen tarhiyat öncesi uzlaşmadan kaynaklandığı dikkate alındığında 01/06/2012 tarihli ortaklar kurulu kararıyla kanuni temsilciliği sona eren davacı söz konusu borçlardan sorumlu tutulamayacağından sözü edilen kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin de hukuka uygun düşmediği gerekçesiyle ödeme emirleri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, yapılan mal varlığı araştırması neticesinde hacze kabil herhangi bir mal varlığı unsuruna rastlanılmadığı, kamu alacağının şirketten tahsil imkânı olmadığı tespit edildiğinden ilgili dönemlerde temsilci sıfatını haiz bulunan davacı adına ödeme emri düzenlendiği, şirket tarafından vergi borçları için 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunulduğundan kamu alacağının zamanaşımına uğramadığı, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu ... takip numaralı ödeme emrinin 14 ila 16. ve 23 ila 47. sıra numarasında yer alan 2011 yılının muhtelif dönemlerine ait alacağın şirketin ilgili dönemde bir kısım alımlarının sahte faturalar ile belgelendirildiğinden bahisle şirket adına re'sen salınan vergi ve cezalardan kaynaklandığı, ilgili dönemde davacının kanuni temsilci sıfatını haiz bulunduğu dolayısıyla vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği dönemde kanuni temsilci olarak davacının sorumluluğuna gidilebileceği açık olduğundan sözü edilen kamu alacağının takip ve tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ... takip numaralı ödeme emrinin belirtilen kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin bu yönden kabulü ile Vergi Dava Dairesi kararının anılan hüküm fıkrasının bozulması, diğer hüküm fıkraları yönünden ise onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.