Danıştay 3. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 3. Daire E.2021/1053 K.2023/4296
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: Kısmen bozmaKimin lehine: Kısmen davacı
Uyuşmazlık
Davacı adına gayrimenkul alım satım faaliyetinden elde edilen hasılatın beyan dışı bırakıldığı gerekçesiyle kesilen gelir vergisi ve vergi ziyaı cezasının hukuka uygunluğu tartışılmaktadır.
Kaynak pasajlar (1)
- Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul alım satım faaliyetinden elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılı için re'sen salınan gelir vergisi ile bu vergi ve aynı yılın Ocak - Mart, Nisan - Haziran dönemleri için hesaplanan geçici aslı üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
Gerekçe
Danıştay 3. Dairesi, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasını, ceza hukukunun lehe kanun ilkesi gereğince incelemiştir. 7338 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, artırım tutarının kesinleşen cezadan fazla olamayacağı düzenlemesi dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, artırılan kısmın yeni düzenlemeye göre değerlendirilmesi için ilgili hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
Kaynak pasajlar (3)
- 26 Ekim 2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesi, ''Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır.
- Şu kadar ki, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamaz.'' şeklinde değiştirilmiştir.
- Uyuşmazlıkta, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmı yönünden dava reddedilmişse de ceza hukukunun genel ilkelerinden olan lehe kanun ilkesi gereğince faile ceza öngören bir kanunda sonradan yapılan bir değişiklikle, eski cezaya nazaran daha hafif bir ceza kesilmesi öngörülmüşse faile daha hafif olan ceza uygulanacağından, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle; tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen düzenleme dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
Sonuç
Davacı, gayrimenkul satışlarından kaynaklanan vergi ve vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasını istemiştir. Danıştay, gelir vergisi ve vergi ziyaı cezasının onanmasına, ancak tekerrür nedeniyle artırılan ceza kısmının lehe kanun ilkesi uyarınca bozulmasına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (5)
- Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul alım satım faaliyetinden elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılı için re'sen salınan gelir vergisi ile bu vergi ve aynı yılın Ocak - Mart, Nisan - Haziran dönemleri için hesaplanan geçici aslı üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
- Uyuşmazlıkta, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmı yönünden dava reddedilmişse de ceza hukukunun genel ilkelerinden olan lehe kanun ilkesi gereğince faile ceza öngören bir kanunda sonradan yapılan bir değişiklikle, eski cezaya nazaran daha hafif bir ceza kesilmesi öngörülmüşse faile daha hafif olan ceza uygulanacağından, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle; tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen düzenleme dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
- 1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
- 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
- 4. Kararın; vergi ziyaı cezasının, tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
Dayanak
213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 3397338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun m. 38492 sayılı Harçlar Kanunu m. (3) sayılı Tarife
T.C. DANIŞTAY ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2021/1053
Karar No: 2023/4296
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): …Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul alım satım faaliyetinden elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılı için re'sen salınan gelir vergisi ile bu vergi ve aynı yılın Ocak - Mart, Nisan - Haziran dönemleri için hesaplanan geçici aslı üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, yalnızca alıcılar tarafından beyan edilen edinme bedellerine itibar edildiği, bankalar nezdinde herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi emsal bedel araştırması da yapılmadığı, alıcılar nezdinde taşınmazın gerçek bedelinin araştırılması, ilgili tarihlerde alıcılar ve davacının banka hesap hareketlerinin değerlendirilmesi ve kredi kullanımı gibi durumların göz önüne alınarak yapılan emsal bedel araştırması neticesinde taşınmazın gerçek alış ve satış bedelinin belirlenmesi gerekirken, yalnızca alıcılar tarafından satış tarihinden uzun zaman geçtikten sonra beyan edilen alış bedellerinin esas alınmak suretiyle tespit edildiği görüldüğünden eksik incelemeye dayalı hesaplanan matrah üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, tapu kayıtlarında yapılan inceleme ve taşınmazları satın alanların ifadelerine başvurulması neticesinde, davacının bir kısım taşınmazı 2016 yılında sattığının tespit edildiği, bu taşınmazlardan bir kısmı için tapu kayıtlarına göre alış tutarı tespit edildiği, alış tutarı tespit edilemeyenler için bu konudaki emsal Danıştay kararları da dikkate alınarak toplam satış bedelinden % 20 kârlılık oranı düşülmek suretiyle alış tutarı hesaplandığı, satış tutarlarının ise bir kısım taşınmaz için tapuda beyan edilen satış tutarları, diğer bir kısım taşınmaz için ise alıcı ifadelerinde yer verilen satış tutarları dikkate alınarak tespit edildiği, bu şekilde tespit edilen alış ve satış tutarları arasındaki fark kadar ilave gelir vergisi matrahı hesaplandığı, bu şekilde bulunan matrah farklarının Dairelerince de hukuka uygun bulunduğu, 2015 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi tekniği raporundaki tespitlerin eksik ve varsayıma dayandığı, gayrimenkul alım satımlarının ticari amaçla yapılmadığı, matrahın bulunuş şeklinin yanlış olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı adına, gayrimenkul alım satım faaliyetinden elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılı için gelir vergisi salındığı ile bu vergi ve aynı yılın Ocak - Mart, Nisan - Haziran dönemleri için hesaplanan geçici vergi aslı üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak bir kat vergi ziyaı cezası kesildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
26 Ekim 2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesi, ''Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Şu kadar ki, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamaz.'' şeklinde değiştirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı gelir vergisi ile geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Uyuşmazlıkta, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmı yönünden dava reddedilmişse de ceza hukukunun genel ilkelerinden olan lehe kanun ilkesi gereğince faile ceza öngören bir kanunda sonradan yapılan bir değişiklikle, eski cezaya nazaran daha hafif bir ceza kesilmesi öngörülmüşse faile daha hafif olan ceza uygulanacağından, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle; tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen düzenleme dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Kararın; vergi ziyaı cezasının, tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Esas No: 2021/1053
Karar No: 2023/4296
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): …Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, gayrimenkul alım satım faaliyetinden elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılı için re'sen salınan gelir vergisi ile bu vergi ve aynı yılın Ocak - Mart, Nisan - Haziran dönemleri için hesaplanan geçici aslı üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, yalnızca alıcılar tarafından beyan edilen edinme bedellerine itibar edildiği, bankalar nezdinde herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi emsal bedel araştırması da yapılmadığı, alıcılar nezdinde taşınmazın gerçek bedelinin araştırılması, ilgili tarihlerde alıcılar ve davacının banka hesap hareketlerinin değerlendirilmesi ve kredi kullanımı gibi durumların göz önüne alınarak yapılan emsal bedel araştırması neticesinde taşınmazın gerçek alış ve satış bedelinin belirlenmesi gerekirken, yalnızca alıcılar tarafından satış tarihinden uzun zaman geçtikten sonra beyan edilen alış bedellerinin esas alınmak suretiyle tespit edildiği görüldüğünden eksik incelemeye dayalı hesaplanan matrah üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, tapu kayıtlarında yapılan inceleme ve taşınmazları satın alanların ifadelerine başvurulması neticesinde, davacının bir kısım taşınmazı 2016 yılında sattığının tespit edildiği, bu taşınmazlardan bir kısmı için tapu kayıtlarına göre alış tutarı tespit edildiği, alış tutarı tespit edilemeyenler için bu konudaki emsal Danıştay kararları da dikkate alınarak toplam satış bedelinden % 20 kârlılık oranı düşülmek suretiyle alış tutarı hesaplandığı, satış tutarlarının ise bir kısım taşınmaz için tapuda beyan edilen satış tutarları, diğer bir kısım taşınmaz için ise alıcı ifadelerinde yer verilen satış tutarları dikkate alınarak tespit edildiği, bu şekilde tespit edilen alış ve satış tutarları arasındaki fark kadar ilave gelir vergisi matrahı hesaplandığı, bu şekilde bulunan matrah farklarının Dairelerince de hukuka uygun bulunduğu, 2015 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınabileceği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Vergi tekniği raporundaki tespitlerin eksik ve varsayıma dayandığı, gayrimenkul alım satımlarının ticari amaçla yapılmadığı, matrahın bulunuş şeklinin yanlış olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Davacı adına, gayrimenkul alım satım faaliyetinden elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda tespitleri içeren vergi tekniği raporu uyarınca düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016 yılı için gelir vergisi salındığı ile bu vergi ve aynı yılın Ocak - Mart, Nisan - Haziran dönemleri için hesaplanan geçici vergi aslı üzerinden tekerrür hükümleri gereğince artırılarak bir kat vergi ziyaı cezası kesildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
26 Ekim 2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesi, ''Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Şu kadar ki, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamaz.'' şeklinde değiştirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı gelir vergisi ile geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Uyuşmazlıkta, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uyarınca artırılan kısmı yönünden dava reddedilmişse de ceza hukukunun genel ilkelerinden olan lehe kanun ilkesi gereğince faile ceza öngören bir kanunda sonradan yapılan bir değişiklikle, eski cezaya nazaran daha hafif bir ceza kesilmesi öngörülmüşse faile daha hafif olan ceza uygulanacağından, 213 sayılı Kanun'un 339. maddesinde 7338 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle; tekerrür hükümleri uyarınca artırılacak tutarın, tekerrüre esas alınan cezadan fazla olamayacağı yolunda getirilen düzenleme dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere Vergi Dava Dairesi kararının değinilen hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici verginin bir katı tutarındaki vergi ziyaı cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Temyiz isteminin kısmen kabulüne,
4. Kararın; vergi ziyaı cezasının, tekerrür nedeniyle artırılan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
5. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına, 08/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.