‹ Ana sayfa
Danıştay3. Daireİdare Hukuku

Danıştay 3. Daire E.2020/537 K.2023/3843

Esas No: 2020/537 · Karar No: 2023/3843 · Karar Tarihi: 17.10.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/537
Karar No : 2023/3843

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…

**VEKİLİ:** Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

İSTEMİN KONUSU: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının 2008 yılının muhtelif dönemlerine ait kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasının 1. bendi gereğince banka hesaplarına uygulanan ihtiyati haczin ve 2009 yılına ait kamu alacağının tahsili için banka hesaplarına konulan haczin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2009 yılına ait kamu alacağının tahsili amacıyla banka hesabına uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı idare tarafından, zamanaşımını durdurmak amacıyla davacının takdire sevk edildiği ancak ihtiyati haczin asıl dayanağının vergi tekniği raporu olduğunun anlaşıldığı olayda 31/12/2013 tarihi itibariyle tarh zamanaşımı süresinin dolduğunun kabulü gerektiğinden 2008 yılına ait kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla uygulanan ihtiyati hacizde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle haciz yönünden dava reddedilmiş, ihtiyati haciz ise kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Takdir komisyonuna sevk işlemi üzerine zamanaşımı süresinin durduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
Davalı idarenin 10/10/2013 tarihli yazısıyla, davacının 2008 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi devam ederken zamanaşımı süresi nedeniyle 06/12/2013 tarihinde takdire sevk edildiği anlaşılmıştır.


**İLGİLİ MEVZUAT:**
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 113. maddesinde zamanaşımı; süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak ifade edilmiş, 114. maddesinin 1. ve 2. fıkralarında ise vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergilerin zamanaşımına uğrayacağı, şu kadar ki vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağı, duran zamanaşımını mezkûr komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam edeceği, ancak işlemeyen sürenin her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bir mükellefin vergi incelemesine başlanılmadan önce takdire sevk edilmesine ve düzenlenen raporların takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamakla birlikte inceleme başladıktan sonra takdire sevk işleminin zamanaşımı süresini durdurduğundan bahsedilemez.
Bu durumda, davacının 2008 yılı işlemlerinin incelemeye başlanmasından sonra, takdire sevk işleminin zamanaşımı süresini durdurmadığı dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin dolmasından sonra kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla uygulanan ihtiyati haciz içeriği verginin zamanaşımına uğradığı görüldüğünden dava konusu ihtiyati haczin yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusunun reddinde sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2023 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.


(X)- KARŞI OY: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30, 31, 72 ilâ 75, 113 ve 114. maddenin birlikte değerlendirilmesinden, re'sen vergi tarhını gerektiren sebeplerin varlığı halinde vergi inceleme elemanlarınca ilgili dönem matrahı re'sen takdir edilebileceği gibi takdir komisyonuna başvurularak da matrahın takdir edilmesinin sağlanabileceği, maddede sayılan hallerde matrahın takdir komisyonu tarafından takdir edilebileceği tartışmasız olup bu durumdaki bir mükellefin takdire sevk edilmesine ve düzenlenen raporların takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmadığı, takdir komisyonunun takdir nedenlerinin bulunup bulunmadığı hususunda bir inceleme yapamayacağı, takdir komisyonuna sevkle tarh zamanaşımının durduğunun kabulü gerektiği anlaşılmaktadır.
Temyiz denetimine konu edilen kararda, 2008 yılına ait amme alacağının 31/12/2013 tarihi itibarıyla tarh zamanaşımına uğradığı ve bu amme alacağının güvence altına alınması amacıyla uygulanan ihtiyati haciz işleminin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Dosyanın incelenmesinden, davacının 2008 takvim yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesinin istenilmesi üzerine … tarih ve … sayılı Raporun düzenlendiği, 10/03/2017 tarihinde ihtiyati haczin uygulandığı anlaşılmaktadır. Olayda, 2008 yılına ilişkin olarak 31/12/2013 tarihinde dolacak olan tarh zamanaşımı süresinin dolmasından önce 13/10/2013 tarihli yazıyla takdire sevk işlemi yapılmıştır. Sözü edilen yasa kuralına göre, takdir komisyonuna sevkle tarh zamanaşımının durduğunun kabulü gerektiğinden, takdire sevkte re'sen takdir nedeninin bulunup bulunmadığı diğer unsurlarla birlikte araştırılıp zamanaşımının var olup olmadığı denetlenip bunun sonucuna göre, dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken 2008 yılı amme alacağının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığı ve kararın bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?