‹ Ana sayfa
Danıştay3. DaireVergi Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 3. Daire E.2008/2387 K.2011/4625

Esas No: 2008/2387 · Karar No: 2011/4625 · Karar Tarihi: 12.09.2011
Özet: (1) Davacı, kanuni temsilcisi olduğu limited şirketten tahsil edilemeyen Kasım 1995 dönemine ait kaçakçılık cezalı katma değer vergisi borcunun tahsili amacıyla açılan davada, ödeme emrine karşı yapılan taksit başvurusu ve mal varlığı araştırmasının sonuçsuz kalması nedeniyle vergi mahkemesinin kararına itiraz etti. (2) Danıştay Üçüncü Daire, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddiaların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49/1 maddesi gereğince geçerli bir neden oluşturmadığını belirterek, vergi mahkemesinin kararını bozulmadan onayladı ve temyiz istemini reddetti.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No: 2008/2387
Karar No: 2011/4625

Temyiz Eden : …
Karşı Taraf : Vergi Dairesi Başkanlığı-MERSİN
İstemin Özeti : Davacının kanuni temsilcisi olduğu limited şirketten tahsil edilemeyen Kasım 1995 dönemine ait kaçakçılık cezalı katma değer vergisi borcunun tahsili amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesi uyarınca adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davayı; söz konusu şirket adına ilgili dönem için salınan cezalı vergiye karşı açılan davanın reddi üzerine şirket hakkında ödeme emri düzenlendiği ancak süresinde ödeme yapılmadığı ve dava açılmadığı, tarhiyata karşı açılan davanın reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra şirket tarafından 4811 sayılı Yasadan faydalanmak amacıyla yapılan başvuru neticesinde taksit tablosu oluşturularak şirkete tebliğ edilmesine karşın taksit süreleri içinde herhangi bir ödemede bulunulmaması nedeniyle şirket hakkında yeniden takibata başlanmasına karşın mal varlığı araştırmasının sonuçsuz kaldığı anlaşıldığından şirketten tahsil imkanı bulunmayan kamu alacağının tahsili amacıyla ilgili dönemde kanuni temsilci olduğu açık olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının; söz konusu dönemde herhangi bir vergi kaçakçılığı fiilinin bulunmadığı, taksitlendirme başvurusu şirketteki hisse devrinden sonra yapıldığından vergi borcundan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek bozulması istenmiştir.
Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Tetkik Hakimi : …
Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
Savcı : …
Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına, davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca … maktu harç alınmasına, 12.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?