‹ Ana sayfa
Danıştay2. DaireCeza Hukuku

Danıştay 2. Daire E.2025/351 K.2025/1007

Esas No: 2025/351 · Karar No: 2025/1007 · Karar Tarihi: 12.03.2025
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/351
Karar No : 2025/1007

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı

**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacının ... İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görevli olduğu dönemde yapılan disiplin soruşturması sonucunda, T.D.'nin dinlemesini yapmak üzere düzenlenen iletişime müdahale talep formu ve mahkeme üst yazılarında imzasının bulunması nedeniyle “suç tasnii, iftira'' ve ''kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek” suçlarını işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. ve 8/12. maddeleri uyarınca iki kez meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan denetimlerde, terör örgütleri ve organize suçlarla mücadele kapsamında iletişimin tespit edilmesi, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi çalışmaları ile ilgili iş ve işlemlerde birtakım usulsüzlükler, hukuka ve mevzuata aykırılıklar bulunduğundan bahisle düzenlenen 28/08/2014 tarihli soruşturma raporuna istinaden, davacının Kırıkkale Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde 3. sınıf emniyet müdürü rütbesiyle görev yaptığı dönemde, T. D., A. S. ve S. G. isimli şahısların iletişimlerinin dinlenmesine gerekçe gösterilen faaliyetle/örgütle dinlemeyi gerektirecek ölçüde irtibat ve iltisakının olmamasına rağmen, dinleme kastı ile hakim kararına esas yazıları hazırlamak ve gerçekçi sebeplere dayanmadan suç uydurmak suretiyle sahte isimlerle dinleme talep ederek yargı makamlarını yanılttığı sabit olduğundan, eylemlerine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 ve 8/12. maddeleri gereğince 2 kez "meslekten çıkarma" cezasıyla tecziyesine karar verildiği, davacı hakkında usulüne uygun soruşturma yapıldığı ve fiillerin sübuta erdiği soruşturma rapor ve eklerinden anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; davacı tarafından bir alt ceza verme hususu uygulanmadan ceza verildiği ileri sürülmüşse de, davacının işlediği suçun niteliği, işleniş biçimi ve mesleğin özellikleri dikkate alındığında Tüzüğün 15. maddesi hükmünün uygulanamadığı görüldüğünden bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Söz konusu karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiş; söz konusu karar, davacının temyizi üzerine Danıştay İkinci Dairesinin 23/10/2024 günlü, E:2021/7160, K:2024/5077 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, anılan bozma kararına uyulmak suretiyle verilen temyize konu kararla; "...Tüzüğün 8/6. maddesi uyarınca verilen meslekten çıkarma cezası yönünden: davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "suç tasnii, iftira" fiillerinin, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında ilgili Tüzüğün 8/6 maddesi uyarınca tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, Tüzüğün 8/12. maddesi uyarınca verilen meslekten çıkarma cezası yönünden: dava konusu işleme dayanak gösterilen olay (T.D. isimli şahsın (istinaf kararında sehven A.S. olarak yazılmıştır) iletişiminin dinlenmesi) nedeniyle davacıya isnat edilen fiilin aynı zamanda ceza kanunu bakımından da suç olduğu ve yapılan ceza yargılaması sonucunda davacının üzerine atılı suç yönünden önce "beraat" ve sonrasında "düşme" kararları verildiği göz önünde bulundurulduğunda, disiplin soruşturmasında davacının "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilinin sübut bulduğuna ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, idare mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığının, "Kırıkkale İstihbarat Şube Müdürlüğünce terör örgütleri ve organize suçlarla mücadele kapsamında usulsüz dinlemeler yapıldığı" yönündeki tespitlerin araştırılması, gerekirse kusuru tespit edilecek personel hakkında soruşturma yapılmasına ilişkin bakanlık onayı ile başlatılan soruşturma sonucunda hazırlanan disiplin soruşturma dosyası kapsamında, davacıyla ilgili olan "T.D.'nin iletişiminin usulsüz olarak dinlenilmesi"ne ilişkin bilgi notları ve mahkeme talep üst yazılarında davacının talep eden/ onaylayan olarak imzalarının bulunması nedeniyle üzerine atılı suçların sübuta ermiş olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İkinci Dairesinin 23/10/2024 günlü, E:2021/7160, K:2024/5077 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta olup, bozulmasını gerektirecek herhangi bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Dava konusu işlemin tesisine neden olan , eylem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "...suç tasnii, iftira..." fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde;
"1-Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur...
2/b- Bu Kanun yürürlüğe girmeden önce personelin tabi olduğu disiplin mevzuatının ceza hükümleri ile bu Kanunun ceza hükümlerinin farklı olması halinde personelin lehine olan hükümler uygulanır" hükmü getirilmiştir.
Anılan Tüzük'ün 8/6. maddesindeki düzenlemeye, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmemiş, bu Kanun, "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Sonuç olarak yüz kızartıcı eylem, işlem, tutum ve davranışlar yönünden; 7068 sayılı Kanun, Devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezasını öngörürken, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde yer almış olan, meslekten çıkarma cezası daha lehe hüküm haline gelmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayıldığından,657 sayılı Kanun uyarınca, öncelikle yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmanın kapsamının belirlenmesi gerekir.
09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2.,38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.
Yasa ile yüz kızartıcı olan eylemelerin hangileri olduğuna dair genel bir belirleme yapılmamış ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Eylem tarihinden önce yürürlükte bulunan, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun (17/02/2004 - 5085 Kanun 7. md) 12. maddesinde; " Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ile basit ve nitelikli zimmet, irtikâp, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, cürüm tasniî, ırza geçmek, sarkıntılık, kız, kadın veya erkek kaçırmak, fuhşiyata tahrik, gayri tabiî mukarenet, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçlar ile... mahkûm olanlar" hükmüne yer verilerek suç tasniî ve iftira eylemi yüz kızartıcı sayılmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlıkta; davacıya atfedilen bu eylemlerin sübut bulması halinde; 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesi öngörülmüş ise de; fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan ve davacı yönünden lehe sonuç doğuracağı anlaşılan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesine göre, "meslekten çıkarma" cezası verilmesi; hukuksal denetiminin de bu çerçevede yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; "suç tasnii, iftira" fiillerinin, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığı" gerekçesiyle verilen temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan karara katılmıyorum.

(XX) KARŞI OY :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi uyarınca yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler olarak hükme bağlanmıştır. 7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün 8/6. maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak, 657 sayılı Kanun hükümlerinin; 34. maddesinde ise, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sorasında, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un Geçici 1. maddesi ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir.
7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; "İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi kapsamında tesis edilen işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda; "7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan anılan Tüzük'ün 8/6 maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi kapsamında verilen disiplin cezalarının yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali''' doğrultusunda içtihat oluşmuş, bu içtihat, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca da benimsenmiştir. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları).
Ancak Dairemizce içtihat değişikliğine gidilerek; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren suçların, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezasını gerektirecek eylemler olarak düzenlenmediği, ancak bu suçların bir kısmının, Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında olduğu ve 7068 sayılı Kanun'un 9 ve 34. maddeleri ile 657 sayılı Kanun'a yapılan atıf nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendi uyarınca, daha ağır yaptırım olan "Devlet memurluğundan çıkarma" disiplin cezasını gerektirdiği; böylelikle, Tüzük'ün 8/6 maddesinde yer alan bir kısım eylemler bakımından, ilgililerin aleyhine olacak şekilde değişiklik yapıldığı, dolayısıyla Tüzük'ün 8/6 maddesi uyarınca verilen disiplin cezasının hukuka uygunluk değerlendirmesinin, 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Tüzük çerçevesinde yapılması gerektiği gerekçesine dayalı kararlar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca da aynı doğrultuda içtihat değişikliğine gidildiği, 07/03/2024 günlü, E:2023/2041, K:2024/506 sayılı kararından anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda; somut uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen "iftira" fiilinin, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendindeki memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında kalması karşısında, bu eylemin 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezası verilecek eylem olarak doğrudan düzenlenmemiş olması, davacı bakımından aleyhe sonuç doğurduğundan; suç teşkil eden bu fiile istinaden verilen disiplin cezasında hukuka uygunluk değerlendirmesinin, 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla; lehe olan normun uygulanması ilkesi çerçevesinde, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri uyarınca verilen disiplin cezasına ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta, işin esasına girilmek suretiyle karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın; "suç tasnii, iftira" fiillerinin, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığı" gerekçesiyle verilen iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyu ile aksi yönde oluşan karara katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?