Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2025/1784 K.2025/5635
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1784
Karar No : 2025/5635
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
1-
**DAVACI:** ...
**VEKİLİ:** Av. ...
2-
**DAVALI:** ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "sahtecilik" ve "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiillerini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 ve 8/7 maddeleri uyarınca iki kez "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, .../... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin 15/05/2024 günlü, E:2021/9576, K:2024/2916 sayılı bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme üzerine verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; "sahtecilik" fiiline ilişkin olarak: disiplin cezasının tesis edildiği 2012 yılında yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü hükümlerinde açık ve kesin olarak sahtecilik fiilinin düzenlendiği, işbu dava kesinleşmeden Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği ve iptal kararının yürürlük tarihinin 1 yıl ertelendiği, bunun üzerine 02/01/2017 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de disiplin cezası verilecek fiiller arasında sahtecilik fiilinin açık ve kesin olarak sayılmadığı dikkate alındığında sahtecilik yönünden lehe bir düzenleme oluştuğundan dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiiline ilişkin olarak: davacının, sürücü kursu sahibi N.D.'nin sahte sürücü sertifikalarının da içerisinde bulunduğu bahse konu 15 farklı kişinin dosyalarını müracaat memuru olarak kabul ettikten sonra, dosyada bulunan Sürücü Belgesi Müracaat Formu üzerinde bulunan "Bu müracaat formu tarafından huzurumda imzalanmış olup, beyanın doğruluğu kontrol edilmiştir." ibaresindeki boş yere müracaatta bulunan şahsın ismini yazmak ve altına da yetkili memur sıfatıyla imza atmak suretiyle, dosyadaki mevcut evrakların doğruluğunu kontrol ettiğini bildirdiği ve müracaat memuru olan davacının bu imzalı beyanına göre diğer görevlilerin sırasıyla işlemleri normal prosedüründe yürüttüğü, böylece şubesindeki iş akışını iyi bilen ve yıllardır aynı işi yaparak amirleri nezdinde güven oluşturan davacının kendisine duyulan güveni ve yetkilerini usulsüz şekilde kullanarak, sahte sürücü sertifikaları ile sürücü belgesi almaya hak kazanmayan kişilerin sürücü belgesi almalarına göz yummak suretiyle, isimleri geçen bu 15 farklı şahsa sürücü kursu sahibi N.D. aracılığı ile haksız çıkar sağladığı sabit olduğundan dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; dava konusu işlemin "sahtecilik" suçuna ilişkin kısmının iptaline, dava konusu işlemin "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar bağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiiline ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında açılan ceza davasında bilirkişi raporunda sürücü sertifikalarının aldatma kabiliyetine haiz olduğunun tespit edildiği ve hakkında rüşvet suçundan beraat kararı verildiği, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar bağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilinin kasten işlenebilecek bir fiil olduğu, soruşturmada davacının kastının somut olarak ortaya konulmadığı ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısımının bozulması talep edilmiştir.
Davalı idare tarafından; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan disiplin hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, lehe olan hükmün uygulanması ilkesinin ceza hukukunda uygulandığı, disiplin hukukunda uygulanmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek İdare Mahkemesi karanının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması talep edilmiştir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması, redde ilişkin kısmının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I- Mahkeme kararının, davacının "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar bağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemle ilgili olarak davanın reddi yolundaki kısımının temyiz istemi yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
II- Mahkeme kararının, davacının "sahtecilik" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin iptali yolundaki kısımının temyiz istemi yönünden;
MADDİ
**OLAY:**
Davacı, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde işlediği ileri sürülen fiiller nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonunda "sahtecilik" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca ve "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle aynı Tüzüğün 8/7 maddesi uyarınca iki kez meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi uyarınca yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler olarak hükme bağlanmıştır. 7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün 8/6. maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak, 657 sayılı Kanun hükümlerinin; 34. maddesinde ise, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sorasında, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un Geçici 1. maddesi ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir.
7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; "İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında tesis edilen işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda; ''7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan anılan Tüzük'ün 8/6. maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında verilen disiplin cezalarının yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali''' doğrultusunda içtihat oluşmuş, bu içtihat, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca (İDDK) da benimsenmiştir. (Danıştay İDDK'nin 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları).
Ancak Dairemizce içtihat değişikliğine gidilerek; ''Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren suçların, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezasını gerektirecek eylemler olarak düzenlenmediği; ancak bu suçların bir kısmının, Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında olduğu ve 7068 sayılı Kanun'un 9. ve 34. maddeleri ile 657 sayılı Kanun'a yapılan atıf nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendi uyarıca, daha ağır yaptırım olan Devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezasını gerektirdiği; böylelikle, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezası verilecek eylem olarak doğrudan düzenlenmemiş olması, disiplin cezasına muhataplar bakımından aleyhe sonuç doğurduğundan, suç teşkil eden bu fiile istinaden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca verilen disiplin cezasının hukuka uygunluk değerlendirmesinin; 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde yapılması gerektiği'' gerekçesine dayalı kararlar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca da aynı doğrultuda içtihat değişikliğine gidildiği, 07/03/2024 günlü, E:2023/2041, K:2024/506 sayılı kararından anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen Dairemizin kabul gören içtihadının, benzer uyuşmazlıklarda tutarlı olarak uygulanması gereklidir. Zira, aynı somut olay ve hukuksal durumdaki farklı kişilerce açılan davalarda birbiriyle çelişen sonuçlara ulaşılması; aynı temyiz yerince farklı kararlar verilmesi, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters düşeceğinden, içtihat değiştiğinde usuli kazanılmış hak ilkesinin uygulanması imkanı bulunmamaktadır.
Bu bağlamda, verilen disiplin cezasının hukuka uygunluk değerlendirmesinin, 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, lehe olan normun uygulanması ilkesi çerçevesinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri uyarınca verilen disiplin cezasına ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta, işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, "sahtecilik" fiilinin 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de yer almadığından lehe bir düzenleme oluştuğu, bu nedenle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE, ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle;
2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ İLE,.... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA oyçokluğuyla,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/12/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY
...İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K...sayılı kararın davacının "sahtecilik" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin iptali yolundaki kısmı, usul ve yasaya uygun olduğundan onanması gerektiği oyuyla, Daire kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1784
Karar No : 2025/5635
KARŞILIKLI TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNANLAR :
1-
**DAVACI:** ...
**VEKİLİ:** Av. ...
2-
**DAVALI:** ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçelerde yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemlerinden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "sahtecilik" ve "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiillerini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 ve 8/7 maddeleri uyarınca iki kez "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, .../... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : Danıştay İkinci Dairesinin 15/05/2024 günlü, E:2021/9576, K:2024/2916 sayılı bozma kararına uyularak yeniden yapılan inceleme üzerine verilen ... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; "sahtecilik" fiiline ilişkin olarak: disiplin cezasının tesis edildiği 2012 yılında yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü hükümlerinde açık ve kesin olarak sahtecilik fiilinin düzenlendiği, işbu dava kesinleşmeden Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiği ve iptal kararının yürürlük tarihinin 1 yıl ertelendiği, bunun üzerine 02/01/2017 tarihinde kabul edilerek yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de disiplin cezası verilecek fiiller arasında sahtecilik fiilinin açık ve kesin olarak sayılmadığı dikkate alındığında sahtecilik yönünden lehe bir düzenleme oluştuğundan dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiiline ilişkin olarak: davacının, sürücü kursu sahibi N.D.'nin sahte sürücü sertifikalarının da içerisinde bulunduğu bahse konu 15 farklı kişinin dosyalarını müracaat memuru olarak kabul ettikten sonra, dosyada bulunan Sürücü Belgesi Müracaat Formu üzerinde bulunan "Bu müracaat formu tarafından huzurumda imzalanmış olup, beyanın doğruluğu kontrol edilmiştir." ibaresindeki boş yere müracaatta bulunan şahsın ismini yazmak ve altına da yetkili memur sıfatıyla imza atmak suretiyle, dosyadaki mevcut evrakların doğruluğunu kontrol ettiğini bildirdiği ve müracaat memuru olan davacının bu imzalı beyanına göre diğer görevlilerin sırasıyla işlemleri normal prosedüründe yürüttüğü, böylece şubesindeki iş akışını iyi bilen ve yıllardır aynı işi yaparak amirleri nezdinde güven oluşturan davacının kendisine duyulan güveni ve yetkilerini usulsüz şekilde kullanarak, sahte sürücü sertifikaları ile sürücü belgesi almaya hak kazanmayan kişilerin sürücü belgesi almalarına göz yummak suretiyle, isimleri geçen bu 15 farklı şahsa sürücü kursu sahibi N.D. aracılığı ile haksız çıkar sağladığı sabit olduğundan dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; dava konusu işlemin "sahtecilik" suçuna ilişkin kısmının iptaline, dava konusu işlemin "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar bağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiiline ilişkin kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından; dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında açılan ceza davasında bilirkişi raporunda sürücü sertifikalarının aldatma kabiliyetine haiz olduğunun tespit edildiği ve hakkında rüşvet suçundan beraat kararı verildiği, "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar bağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilinin kasten işlenebilecek bir fiil olduğu, soruşturmada davacının kastının somut olarak ortaya konulmadığı ileri sürülerek, İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısımının bozulması talep edilmiştir.
Davalı idare tarafından; dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan disiplin hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, lehe olan hükmün uygulanması ilkesinin ceza hukukunda uygulandığı, disiplin hukukunda uygulanmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek İdare Mahkemesi karanının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının bozulması talep edilmiştir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının bozulması, redde ilişkin kısmının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I- Mahkeme kararının, davacının "yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar bağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemle ilgili olarak davanın reddi yolundaki kısımının temyiz istemi yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
II- Mahkeme kararının, davacının "sahtecilik" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin iptali yolundaki kısımının temyiz istemi yönünden;
MADDİ
**OLAY:**
Davacı, Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde işlediği ileri sürülen fiiller nedeniyle hakkında yürütülen soruşturma sonunda "sahtecilik" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca ve "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle aynı Tüzüğün 8/7 maddesi uyarınca iki kez meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi uyarınca yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylemler olarak hükme bağlanmıştır. 7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün 8/6. maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak, 657 sayılı Kanun hükümlerinin; 34. maddesinde ise, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline karar verilmesi sorasında, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un Geçici 1. maddesi ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir.
7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; "İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında tesis edilen işlemlerden doğan uyuşmazlıklarda; ''7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre verilen disiplin cezalarının, bu Kanun hükümlerine göre verilmiş addolunacağı, dava konusu işlemin dayanağı olan anılan Tüzük'ün 8/6. maddesinde düzenlenen fiile veya benzer bir fiile, 7068 sayılı Kanun'da yer verilmediği, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi kapsamında verilen disiplin cezalarının yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali''' doğrultusunda içtihat oluşmuş, bu içtihat, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca (İDDK) da benimsenmiştir. (Danıştay İDDK'nin 02/05/2019 günlü, E:2018/944, K:2019/2096 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları).
Ancak Dairemizce içtihat değişikliğine gidilerek; ''Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren suçların, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezasını gerektirecek eylemler olarak düzenlenmediği; ancak bu suçların bir kısmının, Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında olduğu ve 7068 sayılı Kanun'un 9. ve 34. maddeleri ile 657 sayılı Kanun'a yapılan atıf nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendi uyarıca, daha ağır yaptırım olan Devlet memurluğundan çıkarma disiplin cezasını gerektirdiği; böylelikle, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezası verilecek eylem olarak doğrudan düzenlenmemiş olması, disiplin cezasına muhataplar bakımından aleyhe sonuç doğurduğundan, suç teşkil eden bu fiile istinaden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca verilen disiplin cezasının hukuka uygunluk değerlendirmesinin; 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde yapılması gerektiği'' gerekçesine dayalı kararlar verilmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca da aynı doğrultuda içtihat değişikliğine gidildiği, 07/03/2024 günlü, E:2023/2041, K:2024/506 sayılı kararından anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen Dairemizin kabul gören içtihadının, benzer uyuşmazlıklarda tutarlı olarak uygulanması gereklidir. Zira, aynı somut olay ve hukuksal durumdaki farklı kişilerce açılan davalarda birbiriyle çelişen sonuçlara ulaşılması; aynı temyiz yerince farklı kararlar verilmesi, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters düşeceğinden, içtihat değiştiğinde usuli kazanılmış hak ilkesinin uygulanması imkanı bulunmamaktadır.
Bu bağlamda, verilen disiplin cezasının hukuka uygunluk değerlendirmesinin, 7068 sayılı Kanun'a göre lehe düzenleme olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü çerçevesinde yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, lehe olan normun uygulanması ilkesi çerçevesinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri uyarınca verilen disiplin cezasına ilişkin dava konusu uyuşmazlıkta, işin esasına girilmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiğinden, "sahtecilik" fiilinin 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de yer almadığından lehe bir düzenleme oluştuğu, bu nedenle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİ İLE, ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle;
2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜ İLE,.... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA oyçokluğuyla,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/12/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY
...İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K...sayılı kararın davacının "sahtecilik" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin iptali yolundaki kısmı, usul ve yasaya uygun olduğundan onanması gerektiği oyuyla, Daire kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.