Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2024/4396 K.2025/5056
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4396
Karar No : 2025/5056
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Balıkesir Kara Astsubay Meslek Yüksekokulu Komutanlığı bünyesinde "Dış Kaynaktan Temin Muvazzaf Astsubay" kursiyeri olan davacı tarafından, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; dava konusu edilen işlemin dayanağını oluşturan 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle yasal dayanağı ortadan kalkan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, işbu kararın hiç bir işleme gerek kalmadan doğrudan davacının atanması sonucunu doğurmayacağı, davacının meri mevzuat hükümlerine uygun olarak yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden bu aşamada davacının yoksun kaldığını iddia ettiği parasal haklarının tazmini istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakların geriye dönük yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 30/04/2024 günlü, E:2023/5081, K:2024/2463 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; 7315 sayılı Kanun'un 4. ve 5.maddelerinde, kişinin kendisine ilişkin kayıtların güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bulunduğunun açıkça düzenleme altına alındığı; bu durumda, dava dosyasında mevcut olan tüm bilgi ve belgeler ile değişen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının kendisine dair olmayan, iki dayısı ile ilgili istihbari bilgilerin davacı aleyhine değerlendirilemeyecek olması ve davacı hakkında da başkaca hukuken geçerli kabul edilebilecek herhangi bir olumsuz tespit bulunmaması karşısında davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği ve İdare Mahkemesi kararının sonucu itibariyle yerinde görüldüğü; öte yandan, Anayasanın 125. maddesinde yer alan: "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü gereğince, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından davacının emsallerine göre mahrum kaldığı parasal haklarının emsalleri gibi gecikme olmadan görevi başında olsaydı alacak olduğu her bir ödeme tarihinden davacıya fiilen ödeme yapılacağı tarihe kadar (aynı dönemde başka yerde çalışıp elde ettiği geliri varsa bu gelir mahsup edilerek) işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idare vekilince yapılan istinaf başvurusunun dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden yukarıda açıklanan gerekçeyle kısmen reddine, kısmen kabulü ile başvuruya konu mahkeme kararının (parasal/özlük hak istemi yönünden) verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının kaldırılmasına; bu talep yönünden davanın kabulüne, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının davanın açıldığı 07/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ve iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; kural olarak idari işlemlerin yargısal denetiminin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapıldığı, tesis edildiği tarihteki mevzuata uygun olan dava konusu işlemin herhangi bir hukuka aykırılık barındırmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Balıkesir Kara Astsubay Meslek Yüksekokulu Komutanlığı bünyesinde "Dış Kaynaktan Temin Muvazzaf Astsubay" kursiyeri olan davacı tarafından, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işleme ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlem nedeni ile yoksun kalınan özlük ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işleme ilişkin kısmının onanmasına dair Daire kararının, davacının doğrudan öğrenciliğe iadesi sonucunu doğurmadığı, davacının diğer şartları taşıyıp taşımadığı hususunun davalı idarece ayrıca incelenebileceği dikkate alındığında, davacının özlük ve mali haklarına ilişkin bu aşamada karar verilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının özlük ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın dava konusu işleme ilişkin kısmının ONANMASINA oyçokluğuyla,
2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile anılan kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA oybirliğiyle,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/11/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
26/10/1994 günlü, 4045 sayılı Kanun ile bazı kamu personeli için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasının öngörüldüğü, bu Kanun'da kamu personeli olmayan öğrencilere ilişkin düzenlemeye yer verilmemiş ise de; öğrenci statüsündeki kişiler hakkındaki, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının tesis edildikleri tarihte yürürlükte bulunan, 4045 sayılı Kanun uyarınca sürdürüldüğü ve açılan davalar devam ederken; konuya ilişkin yasal düzenlemenin, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile yapıldığı, bu Kanun'un 3. maddesinin (8) numaralı fıkrasıyla da bazı maddeleri Anayasa Mahkemesince iptal edilen, 4045 sayılı Kanun'un tamamen yürürlükten kaldırıldığı;
4045 sayılı Kanun çerçevesinde tesis edilen işlem nedeniyle açılan davada 7315 sayılı Kanun'un esas alınamayacağını; Anayasa Mahkemesinin 03/06/2021 günlü, E:2020/24, K:2021/39 sayılı kararında, " 7315 sayılı Kanun, kuralların dayanak teşkil ettiği işlemlerin hukuki etkilerine dair geçmişe yönelik herhangi bir özel hüküm içermemektedir. Hukuka uygunluk karinesinden yararlanan ve iptal edilmediği ya da yürürlükten kaldırılmadığı sürece hukuk aleminde varlığını ve etkilerini devam ettiren idari işlemlerin hukuki denetimi, tesis edildiği dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda başvuran Mahkeme de yürürlükten kalkmış olan kuralları, dava konusu idari işlemlerin hukuki denetimini gerçekleştirirken denetleyici norm olarak gözetmek durumundadır. Başka bir ifadeyle kurallar bakılmakta olan davalarda uyuşmazlığın çözümü için uygulanacak kural olma niteliğini sürdürmektedir. Bu itibarla kuralların yürürlükten kaldırılmış olmalarının esaslarının incelenmesinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır." şeklinde ifade edildiği görülmektedir.
Buna göre; 4045 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen işlemlerin iptaline yönelik açılan davalarda, hukuksal denetimin; 7315 sayılı Kanun hükümlerinin geriye yürütülmesi suretiyle yapılmasına imkan bulunmadığı açıktır.
Öte yandan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmalarına ilişkin olarak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeleri içeren 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra; öğrenci statüsüne alınacak kişilere ilişkin olarak, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yapılması ve neticesine göre işlem tesis edilmesi görev ve yetkisinin idareye ait bulunduğu ise izahtan varestedir.
Bu doğrultuda, davacının; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının 7315 sayılı Kanun'un hükümleri uyarıca idarece yapılmadığı bir aşamada, işleme dayanak olması imkanı bulunmayan 7315 sayılı Kanun hükümlerinin geriye yürütülerek verilen temyize konu kararda bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile kararın onamaya ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/4396
Karar No : 2025/5056
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : Dava; Balıkesir Kara Astsubay Meslek Yüksekokulu Komutanlığı bünyesinde "Dış Kaynaktan Temin Muvazzaf Astsubay" kursiyeri olan davacı tarafından, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:... K:... sayılı kararıyla; dava konusu edilen işlemin dayanağını oluşturan 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle yasal dayanağı ortadan kalkan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, işbu kararın hiç bir işleme gerek kalmadan doğrudan davacının atanması sonucunu doğurmayacağı, davacının meri mevzuat hükümlerine uygun olarak yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden bu aşamada davacının yoksun kaldığını iddia ettiği parasal haklarının tazmini istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakların geriye dönük yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 30/04/2024 günlü, E:2023/5081, K:2024/2463 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; 7315 sayılı Kanun'un 4. ve 5.maddelerinde, kişinin kendisine ilişkin kayıtların güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında bulunduğunun açıkça düzenleme altına alındığı; bu durumda, dava dosyasında mevcut olan tüm bilgi ve belgeler ile değişen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının kendisine dair olmayan, iki dayısı ile ilgili istihbari bilgilerin davacı aleyhine değerlendirilemeyecek olması ve davacı hakkında da başkaca hukuken geçerli kabul edilebilecek herhangi bir olumsuz tespit bulunmaması karşısında davacının, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği ve İdare Mahkemesi kararının sonucu itibariyle yerinde görüldüğü; öte yandan, Anayasanın 125. maddesinde yer alan: "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü gereğince, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından davacının emsallerine göre mahrum kaldığı parasal haklarının emsalleri gibi gecikme olmadan görevi başında olsaydı alacak olduğu her bir ödeme tarihinden davacıya fiilen ödeme yapılacağı tarihe kadar (aynı dönemde başka yerde çalışıp elde ettiği geliri varsa bu gelir mahsup edilerek) işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idare vekilince yapılan istinaf başvurusunun dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı yönünden yukarıda açıklanan gerekçeyle kısmen reddine, kısmen kabulü ile başvuruya konu mahkeme kararının (parasal/özlük hak istemi yönünden) verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının kaldırılmasına; bu talep yönünden davanın kabulüne, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının davanın açıldığı 07/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ve iadesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; kural olarak idari işlemlerin yargısal denetiminin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapıldığı, tesis edildiği tarihteki mevzuata uygun olan dava konusu işlemin herhangi bir hukuka aykırılık barındırmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Balıkesir Kara Astsubay Meslek Yüksekokulu Komutanlığı bünyesinde "Dış Kaynaktan Temin Muvazzaf Astsubay" kursiyeri olan davacı tarafından, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işleme ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlem nedeni ile yoksun kalınan özlük ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının incelenmesi:
Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işleme ilişkin kısmının onanmasına dair Daire kararının, davacının doğrudan öğrenciliğe iadesi sonucunu doğurmadığı, davacının diğer şartları taşıyıp taşımadığı hususunun davalı idarece ayrıca incelenebileceği dikkate alındığında, davacının özlük ve mali haklarına ilişkin bu aşamada karar verilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesi kararının özlük ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİ ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın dava konusu işleme ilişkin kısmının ONANMASINA oyçokluğuyla,
2. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile anılan kararın, işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve mali haklarının yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin kısmının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA oybirliğiyle,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/11/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
26/10/1994 günlü, 4045 sayılı Kanun ile bazı kamu personeli için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasının öngörüldüğü, bu Kanun'da kamu personeli olmayan öğrencilere ilişkin düzenlemeye yer verilmemiş ise de; öğrenci statüsündeki kişiler hakkındaki, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının tesis edildikleri tarihte yürürlükte bulunan, 4045 sayılı Kanun uyarınca sürdürüldüğü ve açılan davalar devam ederken; konuya ilişkin yasal düzenlemenin, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile yapıldığı, bu Kanun'un 3. maddesinin (8) numaralı fıkrasıyla da bazı maddeleri Anayasa Mahkemesince iptal edilen, 4045 sayılı Kanun'un tamamen yürürlükten kaldırıldığı;
4045 sayılı Kanun çerçevesinde tesis edilen işlem nedeniyle açılan davada 7315 sayılı Kanun'un esas alınamayacağını; Anayasa Mahkemesinin 03/06/2021 günlü, E:2020/24, K:2021/39 sayılı kararında, " 7315 sayılı Kanun, kuralların dayanak teşkil ettiği işlemlerin hukuki etkilerine dair geçmişe yönelik herhangi bir özel hüküm içermemektedir. Hukuka uygunluk karinesinden yararlanan ve iptal edilmediği ya da yürürlükten kaldırılmadığı sürece hukuk aleminde varlığını ve etkilerini devam ettiren idari işlemlerin hukuki denetimi, tesis edildiği dönemde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda başvuran Mahkeme de yürürlükten kalkmış olan kuralları, dava konusu idari işlemlerin hukuki denetimini gerçekleştirirken denetleyici norm olarak gözetmek durumundadır. Başka bir ifadeyle kurallar bakılmakta olan davalarda uyuşmazlığın çözümü için uygulanacak kural olma niteliğini sürdürmektedir. Bu itibarla kuralların yürürlükten kaldırılmış olmalarının esaslarının incelenmesinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır." şeklinde ifade edildiği görülmektedir.
Buna göre; 4045 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen işlemlerin iptaline yönelik açılan davalarda, hukuksal denetimin; 7315 sayılı Kanun hükümlerinin geriye yürütülmesi suretiyle yapılmasına imkan bulunmadığı açıktır.
Öte yandan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmalarına ilişkin olarak kişisel veri niteliğindeki bilgilerin alınmasına, kullanılmasına, işlenmesine yönelik güvenceler ve temel ilkeleri içeren 7315 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra; öğrenci statüsüne alınacak kişilere ilişkin olarak, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması yapılması ve neticesine göre işlem tesis edilmesi görev ve yetkisinin idareye ait bulunduğu ise izahtan varestedir.
Bu doğrultuda, davacının; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının 7315 sayılı Kanun'un hükümleri uyarıca idarece yapılmadığı bir aşamada, işleme dayanak olması imkanı bulunmayan 7315 sayılı Kanun hükümlerinin geriye yürütülerek verilen temyize konu kararda bu yönüyle hukuki isabet bulunmamaktadır.
Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile kararın onamaya ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.