Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2022/3208 K.2025/6239
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3208
Karar No : 2025/6239
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada yer alan bilgi ve belgeler, araştırma raporu ile disiplin soruşturma raporuna göre; davacının Facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde, cebir ve şiddet ile işlenen suçu ve bu suçu işleyen faili övdüğü, toplumda infial oluşturan bir suçu ve bu suçu işleyen kişiyi herkese açık bir şekilde kahraman olarak nitelendirdiği, yaptığı bu paylaşımlarından dolayı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:...sayılı kararı ile suçu ve suçluyu övme suçundan dolayı 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 3.000,00-TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği; davacının söz konusu paylaşımlarının memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler olduğu kanaatine varıldığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi gereğince devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; tayin talebinin reddedilmesinden dolayı sıkıntılar yaşadığı, içinde bulunduğu ruh hali nedeniyle Facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki paylaşımları yaptığı, ertesi gün pişman olduğu ve yaptığı paylaşımları hemen sildiği, suç işleme kastıyla hareket etmediği, hakkında verilen cezanın mahiyeti itibarıyla memuriyete engel olamayacağı, sicil notlarının olumlu olduğu, disiplin kurulunun alt derece ceza verilmesi konusunda takdir hakkını kullanmadığı ve dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Dava dosyasının incelenmesinden, ... İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacının, ... kullanıcı adıyla 11/12/2018 ve 13/12/2018 tarihinde, Rize Emniyet Müdürü ...'nin müdüriyet makamında bir polis memuru tarafından uğradığı silahlı saldırı neticesinde şehit edilmesi olayı ile ilgili ... isimli Facebook sayfasında yapılan taziye içerikli paylaşımlara yorum yaptığı, bu yorumların silahlı saldırı eylemini gerçekleştiren şahsı övücü nitelikte, şehit ... ve Emniyet Teşkilatını rencide edici olumsuz ve tehditvari olduğunun tespit edildiği, davacının 13/12/2018 tarihinde Valilik makamınca görevden uzaklaştırılması kararı alınması üzerine hakkında başlatılan soruşturma neticesinde; polis memuru olan davacının, yapmış olduğu bahse konu paylaşımlarında cebir ve şiddet ile işlenen bir suçu ve bu suçu işleyen faili övdüğü, toplumda infial oluşturan, iç acıtan ve insanları derinden rahatsız eden bir suçun ve bu suçu işleyen kişinin Facebook adlı sitede herkese açık bir şekilde yapılan paylaşımlarla kahraman olarak nitelendirilerek alenen övülmesi ve yüceltilmesiyle "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi gereğince devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine anılan şlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
UYAP ortamında yapılan incelemede; davacının Facebook hesabı üzerinden yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile suçu ve suçluyu övme suçundan dolayı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın 3000-TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedilmesi üzerine, ilk derece mahkemesi kararının 04/01/2021 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde; "(1) Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde; "Devlet memurluğundan çıkarma; "Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır." şeklinde tanımlanmış, aynı maddenin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Olayda; davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması ve yukarıda anılan ceza yargılaması süreci birlikte değerlendirildiğinde; davacının ... isimli Facebook sayfasında ... kullanıcı adıyla, cebir ve şiddet ile işlenen bir suçu ve bu suçu işleyen faili övdüğü, kahraman ilan eden paylaşımlarda bulunduğu, dolayısıyla davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği görülmekte ise de; bu paylaşımların, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddelerinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında bulunmadığı, anılan fiilin, kanunilik ve tipiklik ilkesi uyarınca Kanun'da belirlenen suç tanımına uymadığı anlaşıldığından, davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer yandan, davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:.., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/12/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :
7068 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.
657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası düzenlendiğinden, Anayasa’nın 70. maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetlerinde kalma hakkına sınırlama getirmektedir. Yargı; bu maddenin uygulanmasından kaynaklanan davalarda, hangi eylemin disiplin cezasını gerektirdiği ve bu eyleme bağlanan yaptırımın ne olduğunu belli bir açıklık ve kesinlikte öngörülmesine imkân vererek, kanunilik ilkesini sağlamak durumundadır. Aksi halde; zamana, yere ve kişiye göre değişebilen sübjektif takdire elverişli ölçütlere göre; aynı eylemin, disiplin yönünden değerlendirilmesi sonucunda, aynı yargı yerinin farklı kulları dahi farklı sonuçlara ulaşabilecektir.
Bu duruma göre, 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede olan hareket için " yüz kızartıcı ve utanç verici" lik çerçevesi çizildiğinden, incelenen uyuşmazlıkta; "yüz kızartıcı" lık kavramını somutlaştırılması bakımından durum incelenmelidir.
Anayasa’nın 76. maddesinin ikinci fıkrasında “... gibi yüz kızartıcı suçlardan…” ibaresine yer verilmiş, fıkrada sayılan suçlar dışında yüz kızartıcı suçların belirlenmesi konusunda kanun koyucuya düzenleme yapma imkânı tanınmış, idare veya yargı makamlarına takdir yetkisi bırakmamıştır (Anayasa Mahkemesi 8/10/2025 E:2025/136, K2025/200 karar). Anayasa 'da, cezai suç kavramı olarak yer almış ve diğer suçlara göre daha ağır olan katalog suçları belirlemek için kullanılan "yüz kızartıcı" lık nitelemesi, yasa koyucu tarafından yapılmıştır.
Cezai müeyyideler toplum düzeninin korunmasına yönelik iken, disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır.
Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden; ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı görülmektedir.
Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğu (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)";
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise; "Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07) bahsetmediği görüşündedir.
Anayasa'nın 90. maddesinde, "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." hükmü yer almakta, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ülkemiz kabul edilmiş bulunmaktadır. "Cezai suç isnadı" kavramının, üye Devletlerin ulusal hukuk sistemlerinde kullanılan sınıflandırmalardan ayrı, "özerk" bir anlama sahip olduğu görülmektedir.
İç hukukumuzda suç; Türk Ceza Kanunu'nda veya ceza hükmü içeren özel kanunlarda düzenlenen hukuka aykırı ve cezai yaptırıma bağlanmış eylemler olarak belirlemekte, disipline konu hareketin, aynı zamanda cezai suç teşkil etmesi halinde; Anayasa Mahkemesinin, Anayasa'nın 38. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (6. ve 7. maddeleri) ortak koruma alanına giren, suç isnadı sayılan yaptırımlar yönünden, güvencelerin ihlal edip etmediğini denetleme yetkisi vardır.
Anayasa Mahkemesi ise;"... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) " belirtmiştir.
Disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden, ceza hukukuna ilişkin ilkeler ve sonuçlar belirleyici olmaktadır.
Bu itibarla; yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir kural yok ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde kapsamında bulunana ve cezai suç olarak belirlenen eylemler yönünden, "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Eylem tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuatta, davacının fiili yüz kızartıcı suç olarak belirlenmemiştir.
Bu durumda; davacının fiili yüz kızartıcı hal ve davranışlar kapsamında olmadığından, Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile kararın bozulması gerektiğinden, gerekçe yönünden karara katılmıyorum.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3208
Karar No : 2025/6239
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; ... İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada yer alan bilgi ve belgeler, araştırma raporu ile disiplin soruşturma raporuna göre; davacının Facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde, cebir ve şiddet ile işlenen suçu ve bu suçu işleyen faili övdüğü, toplumda infial oluşturan bir suçu ve bu suçu işleyen kişiyi herkese açık bir şekilde kahraman olarak nitelendirdiği, yaptığı bu paylaşımlarından dolayı ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:...sayılı kararı ile suçu ve suçluyu övme suçundan dolayı 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 3.000,00-TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği; davacının söz konusu paylaşımlarının memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler olduğu kanaatine varıldığından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi gereğince devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; tayin talebinin reddedilmesinden dolayı sıkıntılar yaşadığı, içinde bulunduğu ruh hali nedeniyle Facebook adlı sosyal paylaşım sitesindeki paylaşımları yaptığı, ertesi gün pişman olduğu ve yaptığı paylaşımları hemen sildiği, suç işleme kastıyla hareket etmediği, hakkında verilen cezanın mahiyeti itibarıyla memuriyete engel olamayacağı, sicil notlarının olumlu olduğu, disiplin kurulunun alt derece ceza verilmesi konusunda takdir hakkını kullanmadığı ve dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Dava dosyasının incelenmesinden, ... İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacının, ... kullanıcı adıyla 11/12/2018 ve 13/12/2018 tarihinde, Rize Emniyet Müdürü ...'nin müdüriyet makamında bir polis memuru tarafından uğradığı silahlı saldırı neticesinde şehit edilmesi olayı ile ilgili ... isimli Facebook sayfasında yapılan taziye içerikli paylaşımlara yorum yaptığı, bu yorumların silahlı saldırı eylemini gerçekleştiren şahsı övücü nitelikte, şehit ... ve Emniyet Teşkilatını rencide edici olumsuz ve tehditvari olduğunun tespit edildiği, davacının 13/12/2018 tarihinde Valilik makamınca görevden uzaklaştırılması kararı alınması üzerine hakkında başlatılan soruşturma neticesinde; polis memuru olan davacının, yapmış olduğu bahse konu paylaşımlarında cebir ve şiddet ile işlenen bir suçu ve bu suçu işleyen faili övdüğü, toplumda infial oluşturan, iç acıtan ve insanları derinden rahatsız eden bir suçun ve bu suçu işleyen kişinin Facebook adlı sitede herkese açık bir şekilde yapılan paylaşımlarla kahraman olarak nitelendirilerek alenen övülmesi ve yüceltilmesiyle "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-g maddesi gereğince devlet memurluğundan çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine anılan şlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
UYAP ortamında yapılan incelemede; davacının Facebook hesabı üzerinden yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı ile suçu ve suçluyu övme suçundan dolayı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın 3000-TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddedilmesi üzerine, ilk derece mahkemesi kararının 04/01/2021 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde; "(1) Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde; "Devlet memurluğundan çıkarma; "Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır." şeklinde tanımlanmış, aynı maddenin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi için kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Olayda; davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması ve yukarıda anılan ceza yargılaması süreci birlikte değerlendirildiğinde; davacının ... isimli Facebook sayfasında ... kullanıcı adıyla, cebir ve şiddet ile işlenen bir suçu ve bu suçu işleyen faili övdüğü, kahraman ilan eden paylaşımlarda bulunduğu, dolayısıyla davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği görülmekte ise de; bu paylaşımların, 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddelerinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında bulunmadığı, anılan fiilin, kanunilik ve tipiklik ilkesi uyarınca Kanun'da belirlenen suç tanımına uymadığı anlaşıldığından, davacının Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararında da hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer yandan, davalı idarece, emniyet hizmetlerinin niteliği dikkate alınarak söz konusu disiplin soruşturması kapsamında davacının fiiline uyan başka bir disiplin cezasının verilebileceği de açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:.., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/12/2025 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :
7068 sayılı Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararında da; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde yer alan kuralın,... fıkrada genel bir belirleme yapılmadığı, disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçevesinin çizildiği, kaldı ki; kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırıldığından, Anayasa'nın 2., 38. ve 128. maddelerine aykırı olmadığına karar verilmiştir.
657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası düzenlendiğinden, Anayasa’nın 70. maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetlerinde kalma hakkına sınırlama getirmektedir. Yargı; bu maddenin uygulanmasından kaynaklanan davalarda, hangi eylemin disiplin cezasını gerektirdiği ve bu eyleme bağlanan yaptırımın ne olduğunu belli bir açıklık ve kesinlikte öngörülmesine imkân vererek, kanunilik ilkesini sağlamak durumundadır. Aksi halde; zamana, yere ve kişiye göre değişebilen sübjektif takdire elverişli ölçütlere göre; aynı eylemin, disiplin yönünden değerlendirilmesi sonucunda, aynı yargı yerinin farklı kulları dahi farklı sonuçlara ulaşabilecektir.
Bu duruma göre, 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede olan hareket için " yüz kızartıcı ve utanç verici" lik çerçevesi çizildiğinden, incelenen uyuşmazlıkta; "yüz kızartıcı" lık kavramını somutlaştırılması bakımından durum incelenmelidir.
Anayasa’nın 76. maddesinin ikinci fıkrasında “... gibi yüz kızartıcı suçlardan…” ibaresine yer verilmiş, fıkrada sayılan suçlar dışında yüz kızartıcı suçların belirlenmesi konusunda kanun koyucuya düzenleme yapma imkânı tanınmış, idare veya yargı makamlarına takdir yetkisi bırakmamıştır (Anayasa Mahkemesi 8/10/2025 E:2025/136, K2025/200 karar). Anayasa 'da, cezai suç kavramı olarak yer almış ve diğer suçlara göre daha ağır olan katalog suçları belirlemek için kullanılan "yüz kızartıcı" lık nitelemesi, yasa koyucu tarafından yapılmıştır.
Cezai müeyyideler toplum düzeninin korunmasına yönelik iken, disiplin hukuku; kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir alandır.
Mevzuatımızda, kamu hizmetini yürütenlerin; disiplin yaptırımını gerektiren, eylem, işlem ve davranışlarını ve verilecek disiplin cezalarını belirleyen farklı düzenlemeler bulunmakla birlikte; disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden; ayrıca düzenleme yapılarak, farklı bir ispat standardı veya oluşumsal unsurların belirtilmediği ve bu sürece ilişkin genel bir usul kanunu bulunmadığından, uygulamada ceza hukuku ilkelerine atıf yapıldığı görülmektedir.
Nitekim, AİHM "... yasaklanan ve disipline aykırı olarak nitelendirilen ve aynı zamanda disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem ve davranışlar, cezai suç teşkil etmektedir. Bununla birlikte, disiplin makamlarının bu gerekçelere dayanabilmesi için cezai bir hükmün gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir bulgu mevcut değildir... bu yönde herhangi bir netliğin bulunmadığını dikkate alan AİHM, başvuranın davasında disiplin sorumluluğu ve cezai sorumluluk arasındaki çizgilerin, disiplin soruşturmasının en başından beri bulanık olduğu (AHİM- SEVEN / TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 60392/08)";
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 131. maddesi uyarınca, suçlamalardan beraat etmenin, aynı olaylar nedeniyle disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı kuralı yönünden ise; "Danıştay kararında geçen “ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamayacağı” ifadesinin, bu hususların hiçbirini aydınlatmadığı... ceza yargılamalarıyla eşzamanlı veya ceza yargılamalarının ardından yürütülen disiplin incelemelerinde üzerine atılı suç bulunan bir kişinin suçu yetkili bir mahkeme tarafından sabit bulununcaya kadar masum sayılma hakkının güvence altına alınması amacıyla izlenecek herhangi bir ilkeden" (AHİM KEMAL ÇOŞKUN/TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 45028/07) bahsetmediği görüşündedir.
Anayasa'nın 90. maddesinde, "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." hükmü yer almakta, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ülkemiz kabul edilmiş bulunmaktadır. "Cezai suç isnadı" kavramının, üye Devletlerin ulusal hukuk sistemlerinde kullanılan sınıflandırmalardan ayrı, "özerk" bir anlama sahip olduğu görülmektedir.
İç hukukumuzda suç; Türk Ceza Kanunu'nda veya ceza hükmü içeren özel kanunlarda düzenlenen hukuka aykırı ve cezai yaptırıma bağlanmış eylemler olarak belirlemekte, disipline konu hareketin, aynı zamanda cezai suç teşkil etmesi halinde; Anayasa Mahkemesinin, Anayasa'nın 38. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (6. ve 7. maddeleri) ortak koruma alanına giren, suç isnadı sayılan yaptırımlar yönünden, güvencelerin ihlal edip etmediğini denetleme yetkisi vardır.
Anayasa Mahkemesi ise;"... disiplin suçuna ve ceza yargılamasına konu eylemlerin aynı olduğu hâllerde disiplin soruşturmasıyla ilgili uyuşmazlıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ulaştığı kanaate saygı göstermesi ve bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamasının beklendiği, aksi takdirde kişinin ceza mahkemesinde beraat etmiş olmasının bir anlamı kalmayacağını (Barış Baş, B.No 2016/14253) " belirtmiştir.
Disiplin cezaları için yasal dayanak oluşturan eylem, işlem ve davranışın aynı zamanda cezai suç teşkil ettiği haller yönünden, ceza hukukuna ilişkin ilkeler ve sonuçlar belirleyici olmaktadır.
Bu itibarla; yüz kızartıcı olan eylemlerin hangileri olduğuna dair genel bir kural yok ise de; bazı kanunlarda yüz kızartıcı suçlara ilişkin düzenlemeler yer almış olup, bu düzenlemelerin; 657 sayılı Kanunu'nun 125/E-(g) maddesinde kapsamında bulunana ve cezai suç olarak belirlenen eylemler yönünden, "yüz kızartıcı" kavramının somutlaştırılmasında esas alınıp, belirlilik ve öngörülebilirliğin sağlanacağı sonucuna ulaşılmıştır.
Eylem tarihinde yürürlükte bulunan yasal mevzuatta, davacının fiili yüz kızartıcı suç olarak belirlenmemiştir.
Bu durumda; davacının fiili yüz kızartıcı hal ve davranışlar kapsamında olmadığından, Devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile kararın bozulması gerektiğinden, gerekçe yönünden karara katılmıyorum.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.