‹ Ana sayfa
Danıştay2. Daireİdare Hukuku

Danıştay 2. Daire E.2022/2398 K.2023/422

Esas No: 2022/2398 · Karar No: 2023/422 · Karar Tarihi: 15.02.2023
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/2398
Karar No : 2023/422

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : ...

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 24/11/2020 günlü, E:2016/13916, K:2020/5284 sayılı kararının; davacı tarafından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, İstanbul ili, Kartal ilçesi, ... Mahallesinde bulunan Hazineye ait taşınmazın 1.602,00 m²'lik kısmının davacı tarafından işyeri yapılmak suretiyle 27/04/2011-12/05/2014 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle 677.262,26 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ...günlü, ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ...İdare Mahkemesince verilen kararla; davacının ecrimisil ihbarnamesine itirazında belirttiği fahişlik itirazı ile işgal alanının metrekaresinin farklı olduğu iddiaları üzerine, bu hususun bilirkişi vasıtasıyla mahallinde yapılacak inceleme ve tespitten sonra değerlendirilebilmesi için 03/07/2015 tarihli ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesine karar verildiği, ancak verilen süre içerisinde ücretinin yatırılmaması nedeniyle davacıya 2. kez bildirim yapılarak masrafın yatırılmaması halinde dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceğinin tebliğ edildiği, buna rağmen ara karar gereği yerine getirilmediğinden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılamadığı, dava konusu işleme dayanak teşkil eden 12/05/2014 tarihli taşınmaz tespitinden sonra davalı idarece düzenlenen 27/02/2015 tarihli taşınmaz tespit tutanağında da, davacının işgalinin aynı şekilde devam ettiğinin görüldüğü, bu durumda davacı tarafın iddialarının araştırılması için gerekli görülen keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirilemediğinden dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgeler dikkate alınarak yapılan yargısal incelemede davacının iddialarına itibar etme olanağı bulunmadığı, dava konusu işlemde hukuka ve mezvuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 24/11/2020 günlü, E:2016/13916, K:2020/5284 sayılı kararıyla, temyize konu İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.

KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davacı tarafından, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, uyuşmazlıkta, ecrimisile konu işgal edilen alanın, işgal süresinin ve bunun için takdir olunan ecrimisilin gerçeğe uygun olup olmadığının saptanabilmesi için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasının zorunlu olduğu ileri sürülerek, Daire kararının düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesince verilen karar kaldırılarak, davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca doğrudan Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 24/11/2020 günlü, E:2016/13916, K:2020/5284 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
İstanbul ili, Kartal ilçesi, ... Mahallesinde bulunan Hazineye ait taşınmazın 1.602,00 m²'lik kısmının davacı tarafından işyeri yapılmak suretiyle 27/04/2011-12/05/2014 tarihleri arasında fuzulen işgal edildiğinden bahisle 677.262,26 TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin... günlü, ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

**İLGİLİ MEVZUAT:**
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fıkrasında; "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak (Değişik ibare: 02/07/2012-6352 S.K./59.md.) işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle yollamada bulunulan 1080 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 288. maddesinde, Hâkimin, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebileceği belirtilmiş, aynı Kanun'un 325. maddesinde de, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verileceği, belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedileceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdari Yargıda re'sen araştırma ilkesi esas olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde, Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her çeşit incelemeleri kendiliklerinden yapmaları gerektiği hükme bağlanarak, hakimin bakmakta olduğu davanın çözümü için gerekli bütün delillere kendiliğinden başvurma yetkisine sahip olduğu açıklanmıştır.
Diğer taraftan, İdare Mahkemesince keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek duyulması üzerine, bu işlemlere ait giderleri karşılayacak avansın, ara kararı ile davacıdan istenilmesi; verilecek bu ara kararında, avansın davacı tarafından yatırılmaması halinde davalı idareden, davalı idarece yatırılmaması durumunda Hazineden isteneceğinin ve davanın aleyhine sonuçlanması halinde, kullanılan avans tutarının yargılama giderleri kapsamında davacıya yükletileceğinin davacıya bildirilmesi; davacının davanın parasal boyutlarını öngörebilmesi açısından önem taşımaktadır. Bu kapsamda, davacıya, davayı kaybetme ihtimalini de düşünerek, uyuşmazlığının çözümü için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verilmesini isteme hakkı da aynı ara kararında tanınmalıdır.
Dosyanın incelenmesinden, Mahkemece istenildiği halde davacı tarafından keşif ve bilirkişi avansı yatırılmaması nedeniyle bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının iddialarına itibar etme olanağı bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka ve mezvuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Olayda, ecrimisile konu işgal edilen alanın, işgal süresinin ve bunun için takdir olunan ecrimisilin gerçeğe uygun olup olmadığının saptanabilmesi için keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması zorunlu olup; her ne kadar davacı tarafından keşif ve bilirkişi avansı yatırılmamış ise de, avansın davalı idareden alınmak suretiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken, avansın mahkeme veznesine yatırılmadığı gerekçesiyle keşif kararından vazgeçilerek davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/02/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Düzeltilmesi istenen karar usul ve kanuna uygun olduğundan, davacının karar düzeltme isteminin reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?