Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2021/9727 K.2023/6199
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9727
Karar No : 2023/6199
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI): ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın bozulmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2019 günlü, E:2016/22730, K:2016/4270 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3 maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak ''10 ay kısa süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılmasına ancak, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince, ''brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine'' ilişkin ... Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü,...sayılı kararının iptali ile yapılan kesintinin yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; ''Facebook'' adlı sosyal paylaşım sitesinde davacı tarafından yapılan yorumun, "amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte yazı yazmak" kapsamında olduğu, fiilinin karşılığı olarak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3. maddesi uyarınca verilen disiplin cezasında hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varıldığı; dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, davalı idarenin üzerine düşen herhangi bir tazmin yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2019 günlü, E:2016/22730, K:2016/4270 sayılı kararıyla; davacının, ''Facebook'' adlı sosyal paylaşım sitesinde, polis memurlarının çalışma saatlerine ilişkin bir paylaşıma yaptığı disiplin cezasına konu yorumun; ifade özgürlüğü kapsamında, 8/24 çalışma sistemi hakkındaki duygu ve düşüncelerin ifade edilmesi niteliğinde genel bir değerlendirmeden ibaret olduğu, amir ve üstlerin somut bir eyleminin ya da işleminin eleştirilmediği sonucuna varıldığı, bu durumda; davacının, ''görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiilini işlediği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin karar düzeltme istemi kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2019 günlü, E:2016/22730, K:2016/4270 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Polis memuru olan davacının, ''Facebook'' adlı sosyal paylaşım sitesinde, "Polis memuru dayanışma grubu" isimli profil sayfasında ''Polisin 8/24 Çalışma Sistemine Hüseyin Çapkın'dan Veto, İşte Polislerin Talepleri'' başlıklı bir paylaşıma, 10/03/2013 tarihinde ''Fazla çalışmaktan bunalıp intihar eden polislerin vebali boynuna olsun emi!!!" şeklinde yaptığı yorum üzerine hakkında disiplin soruşturmasına başlanıldığı, anılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3 maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak "10 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, ancak öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince, ''brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine'' ilişkin tesis edilen işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 1. cümlesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğunu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyette ihraç cezası müstesnadır." hükmü yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3. maddesinde; "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin yukarıda anılan 1. cümlesi, 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "suçta kanunilik" ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan "kanuni düzenleme" ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanaktan yoksun kalması üzerine, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmî Gazete’de, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayımlanmış, bu KHK, 31/01/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmış, 7068 sayılı ''Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'' ise 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Anılan, 7068 sayılı Kanun'un 8/4-b-5. maddesinde; "Görev içinde veya dışında amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" için 6 ay kısa süreli durdurma cezası öngörülmüş ise de; 01/04/2022 günlü, 31796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararıyla; bu maddede yer alan ''...içinde veya...'' ibaresi; 19/07/2023 günlü, 32253 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E:2023/24, K:2023/91 sayılı kararıyla da maddenin kalan kısmı iptal edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararı incelendiğinde; ''... Kuralın lafzına bakıldığında görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirmenin disiplin suçunun oluşması için yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kural, görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerine yönelik olarak getirilen olumsuz eleştirinin otoriteyi zedeleyen, kurumun hiyerarşik düzenine veya işleyişine zarar veren bir unsur taşıyıp taşımadığı yahut genel olarak hizmet anlayışı içerisinde makul karşılanabilir nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın her türlü eleştirinin cezalandırılabilmesine imkân tanımaktadır. Bu itibarla kuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesine yer verildiği, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E.2023/24, K:2023/91 sayılı kararında da benzer gerekçelere dayanıldığı ve kararların yürürlüğe giriş tarihinin ayrıca düzenlenmediği görülmektedir.
Anayasa Mahkemesince, Kanun'un veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, davaların, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine uygun görülemeyeceğinden, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen kanun hükmünün yargı yerlerince uygulanamayacağı açıktır.
Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan ve iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin bulunan kural ise iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların ortadan kaldırılmasını veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup, bu kuralın mutlak anlamda uygulanması, Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan ''Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi (itiraz)'' yolunu hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz bırakacaktır.
Bu itibarla somut olayda, disiplin cezası verilmesine ilişkin idari işlemin tesisinden sonra, işlemin dayanağı yasa kuralının; ifade özgürlüğüne getirdiği sınırlamanın, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığından bahisle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle, iptal edilen kuralda betimlenen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varılarak, yasal dayanaktan yoksun hâle gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun’un temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA;
3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/9727
Karar No : 2023/6199
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI): ... Valiliği
**VEKİLİ:** Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın bozulmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2019 günlü, E:2016/22730, K:2016/4270 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem : ... İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, "amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3 maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak ''10 ay kısa süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılmasına ancak, öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince, ''brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine'' ilişkin ... Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü,...sayılı kararının iptali ile yapılan kesintinin yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; ''Facebook'' adlı sosyal paylaşım sitesinde davacı tarafından yapılan yorumun, "amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte yazı yazmak" kapsamında olduğu, fiilinin karşılığı olarak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3. maddesi uyarınca verilen disiplin cezasında hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varıldığı; dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, davalı idarenin üzerine düşen herhangi bir tazmin yükümlülüğü bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2019 günlü, E:2016/22730, K:2016/4270 sayılı kararıyla; davacının, ''Facebook'' adlı sosyal paylaşım sitesinde, polis memurlarının çalışma saatlerine ilişkin bir paylaşıma yaptığı disiplin cezasına konu yorumun; ifade özgürlüğü kapsamında, 8/24 çalışma sistemi hakkındaki duygu ve düşüncelerin ifade edilmesi niteliğinde genel bir değerlendirmeden ibaret olduğu, amir ve üstlerin somut bir eyleminin ya da işleminin eleştirilmediği sonucuna varıldığı, bu durumda; davacının, ''görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" fiilini işlediği gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin karar düzeltme istemi kabul edilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2019 günlü, E:2016/22730, K:2016/4270 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Polis memuru olan davacının, ''Facebook'' adlı sosyal paylaşım sitesinde, "Polis memuru dayanışma grubu" isimli profil sayfasında ''Polisin 8/24 Çalışma Sistemine Hüseyin Çapkın'dan Veto, İşte Polislerin Talepleri'' başlıklı bir paylaşıma, 10/03/2013 tarihinde ''Fazla çalışmaktan bunalıp intihar eden polislerin vebali boynuna olsun emi!!!" şeklinde yaptığı yorum üzerine hakkında disiplin soruşturmasına başlanıldığı, anılan disiplin soruşturması sonucunda, davacının görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3 maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak "10 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, ancak öğrenim durumu itibariyle yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/5. maddesi gereğince, ''brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine'' ilişkin tesis edilen işlemin iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 1. cümlesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğunu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyette ihraç cezası müstesnadır." hükmü yer almıştır.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-3. maddesinde; "Görev içinde ya da dışında amir ya da üstlerinin eylem ya da işlemlerini eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin yukarıda anılan 1. cümlesi, 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "suçta kanunilik" ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan "kanuni düzenleme" ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanaktan yoksun kalması üzerine, 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmî Gazete’de, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) yayımlanmış, bu KHK, 31/01/2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülerek yasalaşmış, 7068 sayılı ''Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'' ise 08/03/2018 günlü, 30354 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
Anılan, 7068 sayılı Kanun'un 8/4-b-5. maddesinde; "Görev içinde veya dışında amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak" için 6 ay kısa süreli durdurma cezası öngörülmüş ise de; 01/04/2022 günlü, 31796 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararıyla; bu maddede yer alan ''...içinde veya...'' ibaresi; 19/07/2023 günlü, 32253 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E:2023/24, K:2023/91 sayılı kararıyla da maddenin kalan kısmı iptal edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan 26/01/2022 günlü, E:2021/22, K:2022/6 sayılı kararı incelendiğinde; ''... Kuralın lafzına bakıldığında görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirmenin disiplin suçunun oluşması için yeterli görüldüğü anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kural, görev içinde amir ya da üstlerin eylem veya işlemlerine yönelik olarak getirilen olumsuz eleştirinin otoriteyi zedeleyen, kurumun hiyerarşik düzenine veya işleyişine zarar veren bir unsur taşıyıp taşımadığı yahut genel olarak hizmet anlayışı içerisinde makul karşılanabilir nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın her türlü eleştirinin cezalandırılabilmesine imkân tanımaktadır. Bu itibarla kuralla ifade özgürlüğüne getirilen sınırlamanın demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesine yer verildiği, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2023 günlü, E.2023/24, K:2023/91 sayılı kararında da benzer gerekçelere dayanıldığı ve kararların yürürlüğe giriş tarihinin ayrıca düzenlenmediği görülmektedir.
Anayasa Mahkemesince, Kanun'un veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği hâlde, davaların, Anayasa'ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine uygun görülemeyeceğinden, Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen kanun hükmünün yargı yerlerince uygulanamayacağı açıktır.
Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan ve iptal kararlarının geriye yürümezliğine ilişkin bulunan kural ise iptal edilen hükümlere göre kazanılmış olan hakların ortadan kaldırılmasını veya toplum huzurunun bozulmasına yol açacak sonuçları önlemek amacıyla kabul edilmiş olup, bu kuralın mutlak anlamda uygulanması, Anayasa'nın 152. maddesinde düzenlenmiş olan ''Anayasa'ya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri sürülmesi (itiraz)'' yolunu hukuk ve uygulama yönünden sonuçsuz bırakacaktır.
Bu itibarla somut olayda, disiplin cezası verilmesine ilişkin idari işlemin tesisinden sonra, işlemin dayanağı yasa kuralının; ifade özgürlüğüne getirdiği sınırlamanın, demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olmadığından bahisle Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle, iptal edilen kuralda betimlenen eylemin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitine ve işlemin tesis edildiği tarihteki mevzuat uyarınca yargısal denetiminin yapılmasına imkan bulunmadığı sonucuna varılarak, yasal dayanaktan yoksun hâle gelen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun’un temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA;
3. Aynı Kanun maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 21/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.