Danıştay 2. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 2. Daire E.2021/8346 K.2023/4964
Özet: Uyuşmazlık, Batman İl Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memurunun, “amirin emrini yapmamak” suçlamasıyla 24 ay uzun süreli durdurma yerine 10 ay kısa süreli durdurma cezası verilmesiyle ilgili yüksek disiplin kurul kararının iptali ve yoksun kalan haklarının iadesine yöneliktir. Danıştay, idare mahkemesinin kararını bozarak davacının talebini kabul etti ve işleme devam edilmesini belirtti.
T.C. DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/8346
Karar No: 2023/4964
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI):...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI):... Müdürlüğü
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın onanmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 27/06/2019 günlü, E:2016/28080, K:2019/4405 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Batman İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "Amirin emrini yapmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 10. maddesi gereğince 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "10 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı haklarının iadesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda; polis memuru olan ve sıkı bir hiyerarşi ile alt-üst ilişkisine tabi olan davacının, istihdam edilme amacına uygun olarak kamu güvenliğinin tesisi ve vatandaşın can, mal güvenliğini tehlikeye düşürecek toplumsal olayların önlenebilmesi için hizmetine en çok ihtiyaç duyulan anlarda görevi başına dönmesi hususunun kendisine iletildikten sonra en kısa süre içerisinde bu emri yerine getirmesinin görevinin niteliğinden kaynaklandığı, ... günlü, ... sayılı görevinin başına dönmesi gerektiğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü emrini SMS yoluyla alan davacının, bu emir doğrultusunda 13/10/2014 tarihinde görev mahaline doğru yola çıktığı ve 14/10/2014 tarihinde görevine başladığı açık olsa da, yıllık iznini geçirdiği yerin Batman iline olan mesafesi ile emrin öğrenildiği tarih ile göreve başlama tarihi arasındaki süre dikkate alındığında, davacının makul bir süre içerisinde görev yerine dönüp görevine başlamadığı sonucuna varıldığı, bu durumda; kendisine SMS yoluyla iletilen emri, makul süre içerisinde göreve başlayamayarak yerine getirmeyen davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği hususu açık olup, sübuta eren bu eylemi nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 27/06/2019 günlü, E:2016/28080, K:2019/4405 sayılı kararıyla temyize konu İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, yıllık izinde olduğu dönemde 07/10/2014 tarihinde cep telefonuna gelen mesajla göreve gitmesi gerektiğinin belirtildiği, ulaşım imkanı bulamadığı için ancak 13/10/2014 tarihinde yola çıkabildiği, fiiline uygulanacak düzenlemenin değiştiği lehe düzenleme geldiği, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Düzeltilmesi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 27/06/2019 günlü, E:2016/28080, K:2019/4405 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Batman İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, 30/09/2014 günü yıllık izne ayrıldığı, 06-07/10/2014 tarihinde başlayan olaylar nedeniyle güvenlik zaafiyetinin yaşanmaması, kamu güvenliğinin tesisini sağlamak amacıyla izin kullanmaları nedeniyle görevlerinin başında bulunmayan emniyet hizmetleri sınıfı personelinin görevlerinin başına dönmelerine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ... günlü ... sayılı emrinin Batman Emniyet Müdürlüğü tarafından davacının cep telefonuna SMS yoluyla iletildiği; davacının ise 13/10/2014 günü görev mahaline doğru yola çıktığı ve 14/10/2014 tarihinde görevine başlaması üzerine makul süre içerisinde görevine başlamadığı gerekçesiyle "Amirin emrini yapmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi gereğince 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "10 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı haklarının iadesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7. maddesinde uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı 24 ay olarak belirlenmiş, 10. maddesinde "Amirin emrini yapmayan memura uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Emrin yapılmaması, Devleti ya da kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olmuşsa, doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre, meslekten çıkarma cezası da uygulanabilir." hükmü yer almıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin 4. alt bendinde, ""Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek." fiili 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Diğer yandan, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde, "İzinli bulunduğu sürede, hizmet ve görevin gerektirdiği durumlarda, görevine derhal dönmesi kendisine sözlü, yazılı ya da herhangi bir iletişim vasıtasıyla duyurulduğu halde, kabul edilebilir özrü bulunmaksızın görevine makul sürede dönmemek." fiili düzenlenmiş ve bu fiilin, onbir ila onbeş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 30/09/2014 günü 14 günlük yıllık izne ayrıldığı, izin kullanmaları nedeniyle görevlerinin başında bulunmayan emniyet hizmetleri sınıfı personelinin görevlerinin başına dönmelerine ilişkin emrin Batman Emniyet Müdürlüğü tarafından davacının cep telefonuna 07/10/2014 günü SMS yoluyla iletildiği; davacının ise 13/10/2014 günü görev mahaline doğru yola çıktığı ve izin bitimi olan 14/10/2014 tarihinde görevine başladığı, anlaşılmakta olup, görevine makul sürede dönmediği ve fiilinin sabit olduğu açıktır.
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için öncelikle davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Söz konusu fiile uygulanacak hükme gelince; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde düzenlenen ve cezası " 24 ay uzun süreli durdurma cezası" olarak belirlenen "Amirin emrini yapmamak" fiili, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-ç-4 maddesinde de düzenlenmiş ve 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren filler arasında sayılmaya devam edilmiştir.
Diğer taraftan, 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde, "Amirin emrini yapmamak" hükmü kapsamına giren fiiller arasından ayrıştırılmak suretiyle, davacının fiili ile birebir örtüşen özel bir düzenleme yapılarak "İzinli bulunduğu sürede, hizmet ve görevin gerektirdiği durumlarda, görevine derhal dönmesi kendisine sözlü, yazılı ya da herhangi bir iletişim vasıtasıyla duyurulduğu halde, kabul edilebilir özrü bulunmaksızın görevine makul sürede dönmemek." fiiline yer verilmiş ve bu fiilin, onbir ila onbeş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda fiilin işlendiği sırada yürürlükte bulunan mevzuattan farklı olarak 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile davacının fiilinin ayrıca düzenlendiği ve karşılığı ceza ile de lehe düzenleme getirildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, Mahkemece yukarıda aktarılan gerekçeler doğrultusunda verilecek kararda davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında da yeniden hüküm kurulacağı açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun’un temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA;
3. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No: 2021/8346
Karar No: 2023/4964
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI):...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI):... Müdürlüğü
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın onanmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 27/06/2019 günlü, E:2016/28080, K:2019/4405 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Batman İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, "Amirin emrini yapmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 10. maddesi gereğince 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "10 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı haklarının iadesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda; polis memuru olan ve sıkı bir hiyerarşi ile alt-üst ilişkisine tabi olan davacının, istihdam edilme amacına uygun olarak kamu güvenliğinin tesisi ve vatandaşın can, mal güvenliğini tehlikeye düşürecek toplumsal olayların önlenebilmesi için hizmetine en çok ihtiyaç duyulan anlarda görevi başına dönmesi hususunun kendisine iletildikten sonra en kısa süre içerisinde bu emri yerine getirmesinin görevinin niteliğinden kaynaklandığı, ... günlü, ... sayılı görevinin başına dönmesi gerektiğine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü emrini SMS yoluyla alan davacının, bu emir doğrultusunda 13/10/2014 tarihinde görev mahaline doğru yola çıktığı ve 14/10/2014 tarihinde görevine başladığı açık olsa da, yıllık iznini geçirdiği yerin Batman iline olan mesafesi ile emrin öğrenildiği tarih ile göreve başlama tarihi arasındaki süre dikkate alındığında, davacının makul bir süre içerisinde görev yerine dönüp görevine başlamadığı sonucuna varıldığı, bu durumda; kendisine SMS yoluyla iletilen emri, makul süre içerisinde göreve başlayamayarak yerine getirmeyen davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği hususu açık olup, sübuta eren bu eylemi nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti: Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 27/06/2019 günlü, E:2016/28080, K:2019/4405 sayılı kararıyla temyize konu İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI: Davacı tarafından, yıllık izinde olduğu dönemde 07/10/2014 tarihinde cep telefonuna gelen mesajla göreve gitmesi gerektiğinin belirtildiği, ulaşım imkanı bulamadığı için ancak 13/10/2014 tarihinde yola çıkabildiği, fiiline uygulanacak düzenlemenin değiştiği lehe düzenleme geldiği, mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI: Düzeltilmesi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davacının karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 27/06/2019 günlü, E:2016/28080, K:2019/4405 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE
GEREKÇE:
MADDİ
OLAY:
Batman İl Emniyet Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, 30/09/2014 günü yıllık izne ayrıldığı, 06-07/10/2014 tarihinde başlayan olaylar nedeniyle güvenlik zaafiyetinin yaşanmaması, kamu güvenliğinin tesisini sağlamak amacıyla izin kullanmaları nedeniyle görevlerinin başında bulunmayan emniyet hizmetleri sınıfı personelinin görevlerinin başına dönmelerine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün ... günlü ... sayılı emrinin Batman Emniyet Müdürlüğü tarafından davacının cep telefonuna SMS yoluyla iletildiği; davacının ise 13/10/2014 günü görev mahaline doğru yola çıktığı ve 14/10/2014 tarihinde görevine başlaması üzerine makul süre içerisinde görevine başlamadığı gerekçesiyle "Amirin emrini yapmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi gereğince 24 ay uzun süreli durdurma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "10 ay kısa süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı haklarının iadesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7. maddesinde uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı 24 ay olarak belirlenmiş, 10. maddesinde "Amirin emrini yapmayan memura uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Emrin yapılmaması, Devleti ya da kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olmuşsa, doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre, meslekten çıkarma cezası da uygulanabilir." hükmü yer almıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (ç) bendinin 4. alt bendinde, ""Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek." fiili 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Diğer yandan, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde, "İzinli bulunduğu sürede, hizmet ve görevin gerektirdiği durumlarda, görevine derhal dönmesi kendisine sözlü, yazılı ya da herhangi bir iletişim vasıtasıyla duyurulduğu halde, kabul edilebilir özrü bulunmaksızın görevine makul sürede dönmemek." fiili düzenlenmiş ve bu fiilin, onbir ila onbeş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 30/09/2014 günü 14 günlük yıllık izne ayrıldığı, izin kullanmaları nedeniyle görevlerinin başında bulunmayan emniyet hizmetleri sınıfı personelinin görevlerinin başına dönmelerine ilişkin emrin Batman Emniyet Müdürlüğü tarafından davacının cep telefonuna 07/10/2014 günü SMS yoluyla iletildiği; davacının ise 13/10/2014 günü görev mahaline doğru yola çıktığı ve izin bitimi olan 14/10/2014 tarihinde görevine başladığı, anlaşılmakta olup, görevine makul sürede dönmediği ve fiilinin sabit olduğu açıktır.
Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için öncelikle davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Ceza hukuku kökenli bir ilke olan; ancak zaman içinde hukukun tüm dallarında geçerli bir ilke olarak benimsenen lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Uyuşmazlıkta, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu anlaşılmaktadır.
Söz konusu fiile uygulanacak hükme gelince; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde düzenlenen ve cezası " 24 ay uzun süreli durdurma cezası" olarak belirlenen "Amirin emrini yapmamak" fiili, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-ç-4 maddesinde de düzenlenmiş ve 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren filler arasında sayılmaya devam edilmiştir.
Diğer taraftan, 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinin 2. alt bendinde, "Amirin emrini yapmamak" hükmü kapsamına giren fiiller arasından ayrıştırılmak suretiyle, davacının fiili ile birebir örtüşen özel bir düzenleme yapılarak "İzinli bulunduğu sürede, hizmet ve görevin gerektirdiği durumlarda, görevine derhal dönmesi kendisine sözlü, yazılı ya da herhangi bir iletişim vasıtasıyla duyurulduğu halde, kabul edilebilir özrü bulunmaksızın görevine makul sürede dönmemek." fiiline yer verilmiş ve bu fiilin, onbir ila onbeş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirdiği hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda fiilin işlendiği sırada yürürlükte bulunan mevzuattan farklı olarak 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile davacının fiilinin ayrıca düzenlendiği ve karşılığı ceza ile de lehe düzenleme getirildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, Mahkemece yukarıda aktarılan gerekçeler doğrultusunda verilecek kararda davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında da yeniden hüküm kurulacağı açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. ... İdare Mahkemesince verilen... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun’un temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA;
3. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.