Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2021/8258 K.2023/3830
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8258
Karar No : 2023/3830
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : … Valiliği
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:… sayılı kararın gerekçesi değiştirilerek onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2019 günlü, E:2016/16718, K:2019/2345 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Mersin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "Bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin …günlü, …sayılı Mersin Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararla; O. A. isimli şahsın kaçırılarak darp edilmesine ilişkin süreçte davacının bir müdahalesinin olmadığı, olaydan habersiz bir şekilde O. A.'nın tutulduğu bağ evine gittiği ve O. A.'nın bırakılması gerektiğini olayla ilgili şahıslara söylediği, nitekim O. A.'yı anılan şahıslarla birlikte evine götürdükleri, O. A.'nın evinde bulunan polis memurlarının olay çıkmaması için davacı ve diğer şahısları Polis Merkezine götürdükleri, söz konusu olayların yaşandığı sırada davacının izinli olması nedeniyle resmi görevinin başında olmadığı, hatta görev yerinden farklı bir yerde olduğu, ayrıca daha vahim sonuçlar ortaya çıkmadan olayın sonlandırılmasını sağladığı ve bu sırada polis memurlarının olaya müdahale ettiği, bu haliyle suçun izlenmesi veya suçlunun yakalanması için gerekli girişimlerde bulunmamak fiilinin sübut bulduğundan söz edilemeyeceğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin karar düzeltme istemine konu kararıyla; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde öngörülen ve davacı hakkında önerilen meslekten çıkarma cezasının Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzük'ün 15. maddesinde öngörülen koşulların varlığı halinde bir derece alt ceza uygulanması kararının da, meslekten çıkarma cezasında olduğu gibi, 3201 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşmesi gerektiğinden, İl Polis Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak, valinin onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararı gerekçesi değiştirilerek onanmıştır.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin, hukuk kuralları çerçevesinde, mevzuata uygun olarak tesis edildiği; iptaline dair İdare Mahkemesi kararının onamasına ilişkin kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2019 günlü, E:2016/16718, K:2019/2345 sayılı kararı kaldırılarak, İdare Mahkemesi kararının, gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen davada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme istemin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2019 günlü, E:2016/16718, K:2019/2345 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Mersin Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında düzenlenen …günlü, …sayılı Soruşturma Raporunda; Şanlıurfa ilinde, 19/08/2011 günü yapılan saldırı sonucu, davacının bacanağı olan S. K.'nin, 20/08/2011 günü saat 01.00 sularında, tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği, maktulün kardeşleri V. K., S. K. ve akrabası M. N. K.'nin cinayetle ilişkisi olduğunu düşündükleri O. A.'yı, saat 03.00 sularında, kendilerine polis süsü vererek, evinden alıp taziye evine götürdükleri, taziye evinde bulunan şahısların O. A.'ya saldırarak darp ettikleri, daha sonra şahsı, M. N. K.'ye ait, şehir dışındaki bağ evine götürüp 1 gece 2 gündüz tuttukları, M. N. K. ile V. K.'nin, olayın ikinci günü akşam vakitlerinde, taziye evinin yakınlarından davacıyı da alarak bağ evine götürdükleri, yolda bağ evinde tuttukları şahıs hakkında konuştukları, bağ evinde O. A.'yı gören davacının şahsın bırakılması gerektiğini söylediği, bunun üzerine şehir merkezine birlikte gittikleri ve şahsı evine bırakırken, O. A.'yı aramakla görevli ekipler tarafından yakalanarak Polis Merkezine götürüldükleri, davacının, polislere verilen eğitim ve 12 yıllık tecrübesine dayanarak, gitmiş olduğu bağ evinde O. A.'nın tutulduğunu gördüğünde suç işlenmiş olduğunu bilmesi ve yanında bulunan suçluların yakalanması için gerekli girişimde bulunması gerekirken herhangi bir girişimde bulunmadığı belirtilerek, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiği yönünde teklif getirilmiş, bu teklifin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılması şeklinde uygulanması üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
Dava dosyası ile UYAP kayıtlarının birlikte tetkikinden; davacının da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinde, disiplin soruşturmasına konu fiil nedeniyle yapılan yargılama sonucu verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararla; davacının, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine hükmedildiği, anılan kararın, Yargıtay …. Ceza Dairesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinin 5. fıkrasında; "Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14. maddesinde; "Bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda özetlenen adli ve idari soruşturma süreci değerlendirildiğinde, davacının, sadece suçu bilen veya gören kişi konumunda olmadığı, işlenen suçlara iştirak ettiği, yani suçun faillerinden biri olduğu anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın yukarıda değinilen 38. maddesi uyarınca, davacının, kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya zorlanması hukuken mümkün olmadığından, işlediği fiilin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14. maddesinde belirtilen "Bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak” fiili kapsamında değerlendirilmesi de hukuken mümkün değildir.
Bu durumda, davacıya, iştirak ettiği, dolayısıyla faillerinden biri olduğu suçlar nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14. maddesi hükmü kapsamında, disiplin cezası verilmesinde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun olan … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8258
Karar No : 2023/3830
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : … Valiliği
**VEKİLİ:** Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:… sayılı kararın gerekçesi değiştirilerek onanmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2019 günlü, E:2016/16718, K:2019/2345 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Mersin İl Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "Bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, anılan Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin …günlü, …sayılı Mersin Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …İdare Mahkemesince verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararla; O. A. isimli şahsın kaçırılarak darp edilmesine ilişkin süreçte davacının bir müdahalesinin olmadığı, olaydan habersiz bir şekilde O. A.'nın tutulduğu bağ evine gittiği ve O. A.'nın bırakılması gerektiğini olayla ilgili şahıslara söylediği, nitekim O. A.'yı anılan şahıslarla birlikte evine götürdükleri, O. A.'nın evinde bulunan polis memurlarının olay çıkmaması için davacı ve diğer şahısları Polis Merkezine götürdükleri, söz konusu olayların yaşandığı sırada davacının izinli olması nedeniyle resmi görevinin başında olmadığı, hatta görev yerinden farklı bir yerde olduğu, ayrıca daha vahim sonuçlar ortaya çıkmadan olayın sonlandırılmasını sağladığı ve bu sırada polis memurlarının olaya müdahale ettiği, bu haliyle suçun izlenmesi veya suçlunun yakalanması için gerekli girişimlerde bulunmamak fiilinin sübut bulduğundan söz edilemeyeceğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Danıştay Beşinci Dairesinin karar düzeltme istemine konu kararıyla; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde öngörülen ve davacı hakkında önerilen meslekten çıkarma cezasının Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzük'ün 15. maddesinde öngörülen koşulların varlığı halinde bir derece alt ceza uygulanması kararının da, meslekten çıkarma cezasında olduğu gibi, 3201 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşmesi gerektiğinden, İl Polis Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak, valinin onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararı gerekçesi değiştirilerek onanmıştır.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; dava konusu işlemin, hukuk kuralları çerçevesinde, mevzuata uygun olarak tesis edildiği; iptaline dair İdare Mahkemesi kararının onamasına ilişkin kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Davacı tarafından cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2019 günlü, E:2016/16718, K:2019/2345 sayılı kararı kaldırılarak, İdare Mahkemesi kararının, gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmüştür.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen davada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme istemin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2019 günlü, E:2016/16718, K:2019/2345 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Mersin Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında düzenlenen …günlü, …sayılı Soruşturma Raporunda; Şanlıurfa ilinde, 19/08/2011 günü yapılan saldırı sonucu, davacının bacanağı olan S. K.'nin, 20/08/2011 günü saat 01.00 sularında, tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği, maktulün kardeşleri V. K., S. K. ve akrabası M. N. K.'nin cinayetle ilişkisi olduğunu düşündükleri O. A.'yı, saat 03.00 sularında, kendilerine polis süsü vererek, evinden alıp taziye evine götürdükleri, taziye evinde bulunan şahısların O. A.'ya saldırarak darp ettikleri, daha sonra şahsı, M. N. K.'ye ait, şehir dışındaki bağ evine götürüp 1 gece 2 gündüz tuttukları, M. N. K. ile V. K.'nin, olayın ikinci günü akşam vakitlerinde, taziye evinin yakınlarından davacıyı da alarak bağ evine götürdükleri, yolda bağ evinde tuttukları şahıs hakkında konuştukları, bağ evinde O. A.'yı gören davacının şahsın bırakılması gerektiğini söylediği, bunun üzerine şehir merkezine birlikte gittikleri ve şahsı evine bırakırken, O. A.'yı aramakla görevli ekipler tarafından yakalanarak Polis Merkezine götürüldükleri, davacının, polislere verilen eğitim ve 12 yıllık tecrübesine dayanarak, gitmiş olduğu bağ evinde O. A.'nın tutulduğunu gördüğünde suç işlenmiş olduğunu bilmesi ve yanında bulunan suçluların yakalanması için gerekli girişimde bulunması gerekirken herhangi bir girişimde bulunmadığı belirtilerek, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerektiği yönünde teklif getirilmiş, bu teklifin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılması şeklinde uygulanması üzerine temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.
Dava dosyası ile UYAP kayıtlarının birlikte tetkikinden; davacının da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinde, disiplin soruşturmasına konu fiil nedeniyle yapılan yargılama sonucu verilen …günlü, E:…, K:…sayılı kararla; davacının, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine hükmedildiği, anılan kararın, Yargıtay …. Ceza Dairesinin …günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinin 5. fıkrasında; "Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz." hükmüne yer verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14. maddesinde; "Bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak" fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda özetlenen adli ve idari soruşturma süreci değerlendirildiğinde, davacının, sadece suçu bilen veya gören kişi konumunda olmadığı, işlenen suçlara iştirak ettiği, yani suçun faillerinden biri olduğu anlaşılmaktadır.
Anayasa'nın yukarıda değinilen 38. maddesi uyarınca, davacının, kendisini suçlayan bir beyanda bulunmaya zorlanması hukuken mümkün olmadığından, işlediği fiilin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14. maddesinde belirtilen "Bildiği veya gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak” fiili kapsamında değerlendirilmesi de hukuken mümkün değildir.
Bu durumda, davacıya, iştirak ettiği, dolayısıyla faillerinden biri olduğu suçlar nedeniyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/14. maddesi hükmü kapsamında, disiplin cezası verilmesinde hukuka uygunluk, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. … İdare Mahkemesince verilen ve hüküm fıkrası itibarıyla hukuka uygun olan … günlü, E:…, K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.