Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2021/8003 K.2024/202
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8003
Karar No : 2024/202
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın bozulmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 17/10/2018 günlü, E:2016/23933, K:2018/16716 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, polis memuru olarak görev yapan davacının, Başkale İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde "menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/40. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "24 ay uzun süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; Başkale İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Büro Amirliğinde bir koli içinde 4 adet el bombası, fünye ve 1 adet menşei belli olmayan kalaşnikof marka silahın bulunduğu ve davacının da bu durumdan haberdar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 17/10/2018 günlü, E:2016/23933, K:2018/16716 sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde öngörülen ve davacı hakkında önerilen "meslekten çıkarma" cezasının Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzüğün 15. maddesinde öngörülen koşulların varlığı halinde bir derece aşağı cezanın yine Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunca uygulanması gerektiği, bu kararın da meslekten çıkarma cezasında olduğu gibi, 3201 sayılı Kanunun Ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince, Bakan onayı ile kesinleşmesi gerektiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak, Emniyet Genel Müdürlüğünün onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından, işin esası incelenerek verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği, işlemin yetki yönünden de hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 17/10/2018 günlü, E:2016/23933, K:2018/16716 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Polis memuru olarak görev yapan davacının, ... ilçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde "menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/40. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "24 ay uzun süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Emniyet Teşkilatı personeli hakkında, disiplin suç ve cezaları yönünden dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/40. maddesinde; "menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak" meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış, aynı Tüzüğün 15. maddesinde ise; kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanabileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Bu bağlamda, soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle (yer, zaman, oluş şekli vs.) ortaya konulması, yani ispat edilmesi gerektiği açıktır.
Dava konusu disiplin cezasına konu fiillerle ilgili olarak, davacı ve diğer polis memurları hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12/4. maddesi delaletiyle 13/2. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 174/1. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan ceza davasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; "... polis memuru olan sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12/4. maddesi ve TCK'nın 174. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmış ise de, suça konu bomba ve silahların sanıklar tarafından Emniyet Müdürlüğünde bulundurulduğu ve taşındığı iddiasını destekleyen hiçbir delilin dosya kapsamında yer almadığı, sanıkların aşamalarda ikrarlı bir şekilde üzerilerine atılı suçları kabul etmedikleri, aşamalarda dinlenen tüm tanıkların olaya ilişkin görgüye dayalı bilgi sahibi olmadıkları, ilçemizin terör bölgesi olup zaman zaman bölücü terör örgütüne yapılan operasyonlarda ilçemize farklı illerden gelen özel harekat veya sair unsurların TEM Büro Amirliğinde konakladıkları ve bu binayı kullandıklarının bilinen bir gerçek olduğu, bölgede uzun bir süre OHAL uygulamasının devam ettiği ve bu süre zarfında da gerek geçici gerekse de sürekli olarak bir çok personelin ilçemizde görev yaptığı dikkate alındığında bulunan mühimmatlar ile silahın başka Devlet görevlileri tarafından da kullanılmış veya bina da unutulmuş olma ihtimali göz önüne alındığında sanıkların üzerilerine atılı suçladıkları işledikleri hususunda her türlü şüpheden uzak somut inandırıcı deliller elde edilemediği..." gerekçesiyle davacı ve diğer polis memurlarının beraatine karar verilmiş, karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Olayda, davacının soruşturma ifadesinde; N.K. isimli polis memuru ile büroda temizlik yaparken N.K.'nin evrak dolabının üzerinde karton kutu içerisinde el bombalarını ve fünyelerini gördüğünü, bunlarla ilgili kendisinin herhangi bir bilgisinin olup olmadığını sorması üzerine bu mühimmatlardan haberinin olduğunu, kalaşnikof marka silahı da yine N.K.'nin göstermesi üzerine öğrendiğini, N.K.'nin bu kez telefonla B.E. isimli polis memurunu arayıp mühimmatları sorması üzerine B.E.'nin durumdan haberdar olduğunu ve N.K.'ye "sen ona karışma" dediğini, sonraki günlerde N.K.'nin anlattığı kadarıyla B.E.'nin bu silah ve mühimmatı kırsalda kullandıkları bir muhbirin getirdiğini, bu silah ve mühimmatların icraat yapmış gibi gözükmek için zamanı gelince işlem yapılmak üzere bekletildiğini, durumdan Emniyet Müdürü S.B.'nin haberi olduğunu söylediğini, N.K.'nin ve Komiser Yardımcısı T.A.'nın disiplin soruşturması ifadelerinin davacı ile aynı yönde olduğu, fakat iddiaların muhatapları olan polis memuru B.E., Emniyet Müdürü S.B. ve muhbir olduğu iddia edilen "Dayı" lakaplı E.D.'nin soruşturma ifadelerinde iddiaları reddettikleri ve olayla herhangi bir alakalarının bulunmadığını beyan ettikleri, bu kişilerin davacıya yönelik somut bir isnadının bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, soruşturma dosyası muhteviyatı ve alınan ifadelere göre, davacının ele geçirilen mühimmat ve silahı temin ettiği, büro içerisinde sakladığı, muhafaza ettiği veya muhafaza edilmesini sağladığı yönünde herhangi bir somut belirlemenin bulunmadığı, davacının silah ve mühimmatın büro içerisinde bulunduğundan haberdar olması hususunun tek başına bu silah ve mühimmatı davacının "bulundurduğu" şeklinde yorumlanamayacağı, isnat olunan fiilin işlendiğinin şüpheye yer vermeyecek bir biçimde ortaya konulamadığı, ayrıca, açılan kamu davası neticesinde mahkemece beraat karar verildiği anlaşıldığından, davacı hakkında üzerine atılı fiilleri işlediği varsayılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun’un temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA;
3. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 10/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/8003
Karar No : 2024/202
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın bozulmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 17/10/2018 günlü, E:2016/23933, K:2018/16716 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, polis memuru olarak görev yapan davacının, Başkale İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde "menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/40. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "24 ay uzun süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; Başkale İlçe Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Büro Amirliğinde bir koli içinde 4 adet el bombası, fünye ve 1 adet menşei belli olmayan kalaşnikof marka silahın bulunduğu ve davacının da bu durumdan haberdar olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davacının temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 17/10/2018 günlü, E:2016/23933, K:2018/16716 sayılı kararıyla, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde öngörülen ve davacı hakkında önerilen "meslekten çıkarma" cezasının Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzüğün 15. maddesinde öngörülen koşulların varlığı halinde bir derece aşağı cezanın yine Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunca uygulanması gerektiği, bu kararın da meslekten çıkarma cezasında olduğu gibi, 3201 sayılı Kanunun Ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince, Bakan onayı ile kesinleşmesi gerektiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak, Emniyet Genel Müdürlüğünün onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmadığından, işin esası incelenerek verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği, işlemin yetki yönünden de hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 17/10/2018 günlü, E:2016/23933, K:2018/16716 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Polis memuru olarak görev yapan davacının, ... ilçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde "menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 8/40. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanmak suretiyle "24 ay uzun süreli durdurma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Emniyet Teşkilatı personeli hakkında, disiplin suç ve cezaları yönünden dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/40. maddesinde; "menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak" meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış, aynı Tüzüğün 15. maddesinde ise; kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısının uygulanabileceği kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Bu bağlamda, soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle (yer, zaman, oluş şekli vs.) ortaya konulması, yani ispat edilmesi gerektiği açıktır.
Dava konusu disiplin cezasına konu fiillerle ilgili olarak, davacı ve diğer polis memurları hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12/4. maddesi delaletiyle 13/2. maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 174/1. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle açılan ceza davasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; "... polis memuru olan sanıklar hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12/4. maddesi ve TCK'nın 174. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmış ise de, suça konu bomba ve silahların sanıklar tarafından Emniyet Müdürlüğünde bulundurulduğu ve taşındığı iddiasını destekleyen hiçbir delilin dosya kapsamında yer almadığı, sanıkların aşamalarda ikrarlı bir şekilde üzerilerine atılı suçları kabul etmedikleri, aşamalarda dinlenen tüm tanıkların olaya ilişkin görgüye dayalı bilgi sahibi olmadıkları, ilçemizin terör bölgesi olup zaman zaman bölücü terör örgütüne yapılan operasyonlarda ilçemize farklı illerden gelen özel harekat veya sair unsurların TEM Büro Amirliğinde konakladıkları ve bu binayı kullandıklarının bilinen bir gerçek olduğu, bölgede uzun bir süre OHAL uygulamasının devam ettiği ve bu süre zarfında da gerek geçici gerekse de sürekli olarak bir çok personelin ilçemizde görev yaptığı dikkate alındığında bulunan mühimmatlar ile silahın başka Devlet görevlileri tarafından da kullanılmış veya bina da unutulmuş olma ihtimali göz önüne alındığında sanıkların üzerilerine atılı suçladıkları işledikleri hususunda her türlü şüpheden uzak somut inandırıcı deliller elde edilemediği..." gerekçesiyle davacı ve diğer polis memurlarının beraatine karar verilmiş, karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir.
Olayda, davacının soruşturma ifadesinde; N.K. isimli polis memuru ile büroda temizlik yaparken N.K.'nin evrak dolabının üzerinde karton kutu içerisinde el bombalarını ve fünyelerini gördüğünü, bunlarla ilgili kendisinin herhangi bir bilgisinin olup olmadığını sorması üzerine bu mühimmatlardan haberinin olduğunu, kalaşnikof marka silahı da yine N.K.'nin göstermesi üzerine öğrendiğini, N.K.'nin bu kez telefonla B.E. isimli polis memurunu arayıp mühimmatları sorması üzerine B.E.'nin durumdan haberdar olduğunu ve N.K.'ye "sen ona karışma" dediğini, sonraki günlerde N.K.'nin anlattığı kadarıyla B.E.'nin bu silah ve mühimmatı kırsalda kullandıkları bir muhbirin getirdiğini, bu silah ve mühimmatların icraat yapmış gibi gözükmek için zamanı gelince işlem yapılmak üzere bekletildiğini, durumdan Emniyet Müdürü S.B.'nin haberi olduğunu söylediğini, N.K.'nin ve Komiser Yardımcısı T.A.'nın disiplin soruşturması ifadelerinin davacı ile aynı yönde olduğu, fakat iddiaların muhatapları olan polis memuru B.E., Emniyet Müdürü S.B. ve muhbir olduğu iddia edilen "Dayı" lakaplı E.D.'nin soruşturma ifadelerinde iddiaları reddettikleri ve olayla herhangi bir alakalarının bulunmadığını beyan ettikleri, bu kişilerin davacıya yönelik somut bir isnadının bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda, soruşturma dosyası muhteviyatı ve alınan ifadelere göre, davacının ele geçirilen mühimmat ve silahı temin ettiği, büro içerisinde sakladığı, muhafaza ettiği veya muhafaza edilmesini sağladığı yönünde herhangi bir somut belirlemenin bulunmadığı, davacının silah ve mühimmatın büro içerisinde bulunduğundan haberdar olması hususunun tek başına bu silah ve mühimmatı davacının "bulundurduğu" şeklinde yorumlanamayacağı, isnat olunan fiilin işlendiğinin şüpheye yer vermeyecek bir biçimde ortaya konulamadığı, ayrıca, açılan kamu davası neticesinde mahkemece beraat karar verildiği anlaşıldığından, davacı hakkında üzerine atılı fiilleri işlediği varsayılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun’un temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA;
3. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 10/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.