Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2021/7342 K.2023/390
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7342
Karar No : 2023/390
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının onanmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 20/03/2018 günlü, E:2016/16165, K:2018/12141 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olan davacının, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, "görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-10. maddesi uyarınca "1 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulanların çoğunlukla Emniyet Amiri O.Y. lehine ifade verdiklerinin görüldüğü; soruşturma raporunun tahlil kısmında, 27/12/2010 tarihinde Emniyet Amiri O.Y.'ın davacıya; "... sen rahatsızdın, neden dinlenmiyorsun? Hasta hasta burada ne işin var?" şeklinde soru sorduğu, buna karşılık davacının; "siz bana bağırdınız, ben de raporu işleme koydurttum.." şeklinde cevap verdiği esas alınarak dava konusu işlemin buna göre tesis edildiği; ancak, küçük oğlunun yanında davacıya bağırarak rencide ettiği anlaşılan Emniyet Amiri O.Y. hakkında ceza tayinine mahal olmadığına karar verilmişken, davacıya amirine saygısızlık ettiğinden bahisle ceza verilmesi, bu işlemin sadece tanık ifadelerine dayanması, başkaca somut bir delil olmaması karşısında, bu yönüyle emniyet teşkilatındaki sıkı ast-üst ilişkisinin doğal bir sonucu olarak tanık ifadelerinin yalnız başına hükme esas alınamayacağı ve davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği; kaldı ki, davacının aldığı (5) günlük raporun gerçeği yansıtmadığı veya kötü niyetle alındığı düşünülüyorsa, idarenin Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te öngörülen usüle göre hareket etmesi ve gerekiyorsa davacıyı başka bir hastaneye yönlendirerek sağlık raporunun gerçeği yansıtıp yansıtmadığını araştırması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/03/2018 günlü, E:2016/16165, K:2018/12141 sayılı kararıyla, temyize konu İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme istemi kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 20/03/2018 günlü, E:2016/16165, K:2018/12141sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Polis memuru olan davacının, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görev yaptığı 24/12/2010 tarihinde (5) günlük sağlık raporu aldığı, aynı gün Emniyet Amiri O.Y'ın odasına durumunu bildirmek için girdiğinde, kendisini kötü hissettiğini, ancak emir verilirse nöbet tutabilecek kadar gücü olduğundan nöbet yazılması halinde raporu işleme koydurmak istemediğini bildirdiği; Emniyet Amiri O.Y'ın, "nöbetin önemli bir görev olduğu, istirahat yeri olmadığı" şeklindeki cevabından sonra, herhangi bir tartışma çıkmadan davacı dışarı çıkarak raporu işleme aldırttığı, davacı raporlu olduğu 27/12/2009 tarihinde ise, şubenin deposunda bulunan bilgisayardaki filmleri almak için 5 yaşındaki oğluyla birlikte görev yaptığı yere geldiğinde Emniyet Amiri O.Y. ile karşılaştığı, Emniyet Amiri O.Y'ın davacıya "rahatsızdın neden dinlenmiyorsun, hasta hasta burularda ne işin var" demesi üzerine, davacının "siz bana odada bağırdınız, ben de raporu işleme aldırdım" şeklinde cevap verdiği, Emniyet Amiri O.Y "sana bağırmadım, şimdi bağırıyorum" diyerek olay yerinden ayrıldığı, yaşanan bu olay nedeniyle, 27/12/2009 tarihinde tutanak tutulması ve davacı oğlunun yanında olmasına rağmen, Emniyet Amiri O.Y.'ın kendisini rencide ettiği iddiasıyla yaptığı şikayeti üzerine, davacı ve Emniyet Amiri O.Y. hakkında açılan disiplin soruşturması sonucunda, Emniyet Amiri O.Y.'ın üzerine atılı fiilin sübuta ermediği anlaşıldığından hakkında ceza tayinine mahal olmadığına, davacının üzerine atılı "görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak" fiilini işlediği anlaşıldığından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-10. maddesi uyarınca "1 -3 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, bunun üzerine; davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla, "görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-10. maddesi uyarınca "1 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmış ve bu işlemin iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
(Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün, "Aylık kesimi" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (10) numaralı alt bendinde, "görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak." fiili 3 güne kadar aylık kesimi disiplin cezasını gerektiren davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Bu bağlamda, soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle (yer, zaman, oluş şekli vs.) ortaya konulması, yani ispat edilmesi gerektiği açıktır.
Temyize konu İdare Mahkemesinin kararında, tanık ifadelerinin çoğunlukla Emniyet Amiri O.Y. lehine olduğu, tanık ifadelerinin yalnız başına hükme esas alınamayacağı, tanık ifadelerinden başkaca somut bir delil olmaması nedeniyle davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; davacıya isnat edilen fiil dikkate alındığında, bu fiilin sübuta erip ermediğinin olay yerinde bulunan tanıkların ifadesi alınarak ortaya konulabileceği açıktır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; soruşturma kapsamında, olay yerinde bulunan bir komiser yardımcısı ve 5 polis memurunun ifadesinin alındığı; bu ifadelerden, davacının amirine durumu sakin bir şekilde izah etmeye çalışmasına rağmen, Emniyet Amiri O.Y.'ın davacıya olay esnasında çocuğunun da yanlarında olmasına rağmen yüksek sesle bağırdığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasını gerektiren eyleminin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE;
2. ... İdare Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararının YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz ve karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/7342
Karar No : 2023/390
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı dava konusu işlemin iptali yolundaki kararının onanmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 20/03/2018 günlü, E:2016/16165, K:2018/12141 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; polis memuru olan davacının, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, "görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-10. maddesi uyarınca "1 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulanların çoğunlukla Emniyet Amiri O.Y. lehine ifade verdiklerinin görüldüğü; soruşturma raporunun tahlil kısmında, 27/12/2010 tarihinde Emniyet Amiri O.Y.'ın davacıya; "... sen rahatsızdın, neden dinlenmiyorsun? Hasta hasta burada ne işin var?" şeklinde soru sorduğu, buna karşılık davacının; "siz bana bağırdınız, ben de raporu işleme koydurttum.." şeklinde cevap verdiği esas alınarak dava konusu işlemin buna göre tesis edildiği; ancak, küçük oğlunun yanında davacıya bağırarak rencide ettiği anlaşılan Emniyet Amiri O.Y. hakkında ceza tayinine mahal olmadığına karar verilmişken, davacıya amirine saygısızlık ettiğinden bahisle ceza verilmesi, bu işlemin sadece tanık ifadelerine dayanması, başkaca somut bir delil olmaması karşısında, bu yönüyle emniyet teşkilatındaki sıkı ast-üst ilişkisinin doğal bir sonucu olarak tanık ifadelerinin yalnız başına hükme esas alınamayacağı ve davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği; kaldı ki, davacının aldığı (5) günlük raporun gerçeği yansıtmadığı veya kötü niyetle alındığı düşünülüyorsa, idarenin Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te öngörülen usüle göre hareket etmesi ve gerekiyorsa davacıyı başka bir hastaneye yönlendirerek sağlık raporunun gerçeği yansıtıp yansıtmadığını araştırması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davalı idarenin temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/03/2018 günlü, E:2016/16165, K:2018/12141 sayılı kararıyla, temyize konu İdare Mahkemesi kararı onanmıştır.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme istemi kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 20/03/2018 günlü, E:2016/16165, K:2018/12141sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Polis memuru olan davacının, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde görev yaptığı 24/12/2010 tarihinde (5) günlük sağlık raporu aldığı, aynı gün Emniyet Amiri O.Y'ın odasına durumunu bildirmek için girdiğinde, kendisini kötü hissettiğini, ancak emir verilirse nöbet tutabilecek kadar gücü olduğundan nöbet yazılması halinde raporu işleme koydurmak istemediğini bildirdiği; Emniyet Amiri O.Y'ın, "nöbetin önemli bir görev olduğu, istirahat yeri olmadığı" şeklindeki cevabından sonra, herhangi bir tartışma çıkmadan davacı dışarı çıkarak raporu işleme aldırttığı, davacı raporlu olduğu 27/12/2009 tarihinde ise, şubenin deposunda bulunan bilgisayardaki filmleri almak için 5 yaşındaki oğluyla birlikte görev yaptığı yere geldiğinde Emniyet Amiri O.Y. ile karşılaştığı, Emniyet Amiri O.Y'ın davacıya "rahatsızdın neden dinlenmiyorsun, hasta hasta burularda ne işin var" demesi üzerine, davacının "siz bana odada bağırdınız, ben de raporu işleme aldırdım" şeklinde cevap verdiği, Emniyet Amiri O.Y "sana bağırmadım, şimdi bağırıyorum" diyerek olay yerinden ayrıldığı, yaşanan bu olay nedeniyle, 27/12/2009 tarihinde tutanak tutulması ve davacı oğlunun yanında olmasına rağmen, Emniyet Amiri O.Y.'ın kendisini rencide ettiği iddiasıyla yaptığı şikayeti üzerine, davacı ve Emniyet Amiri O.Y. hakkında açılan disiplin soruşturması sonucunda, Emniyet Amiri O.Y.'ın üzerine atılı fiilin sübuta ermediği anlaşıldığından hakkında ceza tayinine mahal olmadığına, davacının üzerine atılı "görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak" fiilini işlediği anlaşıldığından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-10. maddesi uyarınca "1 -3 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, bunun üzerine; davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla, "görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak" fiilini işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/A-10. maddesi uyarınca "1 günlük aylık kesimi" cezası ile cezalandırılmış ve bu işlemin iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
(Mülga) Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün, "Aylık kesimi" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (10) numaralı alt bendinde, "görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak." fiili 3 güne kadar aylık kesimi disiplin cezasını gerektiren davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Bu bağlamda, soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle (yer, zaman, oluş şekli vs.) ortaya konulması, yani ispat edilmesi gerektiği açıktır.
Temyize konu İdare Mahkemesinin kararında, tanık ifadelerinin çoğunlukla Emniyet Amiri O.Y. lehine olduğu, tanık ifadelerinin yalnız başına hükme esas alınamayacağı, tanık ifadelerinden başkaca somut bir delil olmaması nedeniyle davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; davacıya isnat edilen fiil dikkate alındığında, bu fiilin sübuta erip ermediğinin olay yerinde bulunan tanıkların ifadesi alınarak ortaya konulabileceği açıktır.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; soruşturma kapsamında, olay yerinde bulunan bir komiser yardımcısı ve 5 polis memurunun ifadesinin alındığı; bu ifadelerden, davacının amirine durumu sakin bir şekilde izah etmeye çalışmasına rağmen, Emniyet Amiri O.Y.'ın davacıya olay esnasında çocuğunun da yanlarında olmasına rağmen yüksek sesle bağırdığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasını gerektiren eyleminin sübuta ermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE;
2. ... İdare Mahkemesinin... günlü, E:..., K:... sayılı kararının YUKARIDA BELİRTİLEN GEREKÇEYLE ONANMASINA,
3. Temyiz ve karar düzeltme giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15/02/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.