‹ Ana sayfa
Danıştay 2. Daire İdare Hukuku

Danıştay 2. Daire E.2021/3730 K.2023/3460

Esas No: 2021/3730 · Karar No: 2023/3460 · Karar Tarihi: 13.06.2023
Özet: Uyuşmazlık, polis memurunun görev sırasında uyuyarak disiplin cezasına uğradığı davada, İdare Mahkemesi ve Danıştay tarafından verilen kararların temyizesi ile ilgili; mahkeme, Davacının göre sırasında uyanmadığını ve disiplin tüzüğüne göre cezalı olmasının haklı olduğunu belirterek sürdüğü kararı bozmamayı, temyiz kararının ise devam ettirilmesini ve dosyanın bir sonraki adım için yeniden değerlendirilmesini emredmiştir.
T.C. DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/3730
Karar No: 2023/3460

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI): ... Valiliği

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI): ...

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin 10/01/2019 günlü, E:2016/21549, K:2019/241 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; Van İli, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, görev sırasında uyuduğundan bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 7/D-1 maddesi gereğince "24 ay uzun süreli durdurma cezası" ile tecziyesine ilişkin ... günlü, ... sayılı İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı tarafından, belinin ağrısını gidermek için 10 dakika kadar dinlendiği, grup amirinin bilgisinin bulunduğu iddia edilmişse de, olaya ilişkin düzenlenen rapor ve tanık ifadelerinden, davacının görevli bulunduğu saatler içerisinde, ayakkabılarını çıkarmış, kanepeye uzanmış ve etrafından gelen uyarıları hissetmeyecek kadar dalgın şekilde uyuduğu hususunun sabit olduğu anlaşıldığından, davacıya isnat edilen "görev sırasında uyumak" fiilinin sübuta erdiği gerekçesiyle tesis edilen işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Daire Kararının Özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 10/01/2019 günlü, E:2016/21549, K:2019/241 sayılı kararıyla; davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu anlaşılmakta ise de, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-1. maddesinde düzenlenen disiplin cezası, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı, Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-b-3 maddesinde belirtilen disiplin cezası ile karşılaştırıldığında, 7068 sayılı Kanundaki düzenlemenin davacı lehine olduğu görüldüğünden; İdare Mahkemesince, davacı lehinde olan düzenleme dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği ve davacının 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla tecziyesine ilişkin İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararında, her ne kadar işlediği suçun niteliği, mesleğin disiplin mesleği olması ve sicil özeti dikkate alınarak, Tüzüğün 15. maddesinde belirtilen bir alt cezanın uygulanmasına takdiren yer olmadığına karar verilmiş ise de, bu madde uyarınca davacının geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmalarının kararda tartışılmayarak, kararın yalnızca mesleğin disiplin mesleği olmasından hareketle tesis edildiği anlaşıldığından, yeniden verilecek kararda bu hususun da değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Cevap verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 10/01/2019 günlü, E:2016/21549, K:2019/241 sayılı karar kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:

İNCELEME VE

GEREKÇE:
MADDİ

OLAY:
Van ili, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, ... İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde görevli olduğu dönemde, 07/06/2013 tarihinde yapılan denetimde, saat 15:20 sıralarında polis merkezi amirliği memur gazinosunda bulunan kanepe üzerinde ayakkabılarını çıkartmış ve uzanmış vaziyette yatıp uyuduğunun tutanakla tespiti üzerine açılan soruşturma sonucunda, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-1 maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziye edilmesi gerektiği yolunda getirilen teklif doğrultusunda davacının, "görevi sırasında uyumak" fiilini işlediği gerekçesiyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-1 maddesi gereğince "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinin 4. fıkrasında, "Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idarİ eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." hükmü yer almaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun -dava konusu işlemin tesis edildiği tarihteki haliyle- 2. maddesinin 2. fıkrasında, "İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler, yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler." kuralına yer verilmiştir.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-1 maddesinde yer alan, "görev sırasında uyumak" fiili 24 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmış; aynı Tüzük'ün "Bir alt ceza verilmesi" başlıklı 15. maddesinin olay tarihinde yürürlükte bulunan metninde ise; "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir.

08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı, Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (b) bendinin 3. alt bendine göre "Görev sırasında herhangi bir şekilde uyumak veya uyuklamak." fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektirmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının üzerine atılı görev sırasında uyuma fiilinin sabit olduğu ve bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-1 maddesi kapsamında bulunduğu açıktır.

Dava devam ederken, davacının fiiline uygulanacak disiplin cezasına ilişkin mevzuatta değişiklik olması nedeniyle uyuşmazlığın çözülebilmesi için öncelikle davacının işlediği fiile hangi mevzuat hükmünün uygulanması gerektiğinin belirlenmesi gerekmektedir.

Ceza hukuku kökenli bir ilke olan, ancak zaman içinde diğer hukuk disiplinlerinde de dikkate alınan bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiilin sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunması veya sonradan yürürlüğe giren düzenlemenin, suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehine sonuçlar doğurması durumunda, failin lehine olan sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.

İdare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.

Dolayısıyla, fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.

Uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu anlaşılmakta ise de, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 7/D-1. maddesinde düzenlenen disiplin cezası, 08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-b-3 maddesinde belirtilen disiplin cezası ile karşılaştırıldığında, 7068 sayılı Kanun'daki düzenlemenin davacı lehine olduğu görüldüğünden; İdare Mahkemesince, davacı lehinde olan düzenleme dikkate alınarak uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Öte yandan; yukarıda yer verilen Anayasal ve yasal düzenlemeler ile Mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinde yer alan "uygulanabilir" ibaresi birlikte değerlendirildiğinde, emniyet teşkilatı mensuplarının geçmiş hizmetlerinin olumlu ve sicillerinin iyi olması halinde disiplin cezasına konu fiillerin karşılığı olan disiplin cezasından bir derece hafif cezanın verilmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, söz konusu yetkinin kullanılması açısından idarenin yargı kararıyla yönlendirilmesine veya takdir hakkına müdahale edilmesine hukuken olanak bulunmadığı, aksi durumun yerindelik denetimine sebep olacağı açıktır.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE;
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı Kanun’un temyize tabi ilk kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49/1-b maddesi uyarınca BOZULMASINA;
3. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 3622 sayılı Kanun ile değişik 3. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 13/06/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?