Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2021/3540 K.2024/1818
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3540
Karar No : 2024/1818
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : 4. sınıf emniyet müdürü olan davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Dairesi Başkanlığında D (Diğer Terör Örgütleri) Şube Müdürü olarak görev yaptığı döneme ilişkin olarak hakkında yürütülen soruşturma sonucunda "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde olması nedeniyle "Brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine" ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :Danıştay Beşinci Dairesinin 09/04/2019 günlü, E:2016/29014, K:2019/2581 sayılı bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; soruşturma raporu ve ekleri ile dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının, ...Ağır Ceza Mahkemesince istenilen bilgi ve belgelerin ilgili makam ve kurumlardan temini sonrasında sabit disk içeriklerinin daire sunucu bilgisayarına aktarılması suretiyle ilgisiz birden fazla kişinin görmesine ve bilgi sahibi olmasına sebebiyet verilmesi sonucunda deşifre olan gizli bilgilerin kullanılmasını D Şube Müdürü olarak atandığı 06/07/2012 tarihinden itibaren ortadan kaldırmaya yönelik tedbir almadığı, yetkili ve görevli olmasına rağmen söz konusu hukuk dışılığın önüne geçilmesine yönelik herhangi bir işlem tesis etmediği hususlarının sabit olduğu görülmekle beraber davacıya isnat edilen fiilin Tüzük hükmünde yer alan suç tanımına uymadığı ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, davacıya isnat edilen fiilin sübut bulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
... Ağır Ceza Mahkemesinin ... ve ...günlü, E:... sayılı tensip kararları ile "Ergenekon Terör Örgütü ile ilgili bilgi ve dökümanların çıkartılarak en kısa zamanda gönderilmesi" Emniyet Genel Müdürlüğünden istenilmiştir.
TEM Daire Bakanlığınca süreç içerisinde başkanlıklarına intikal eden konu ile ilgili bilgi ve dokümanların ilgili yargı merciine gönderilmesi gerekirken, zaten ilgili yargı merciinde mevcut olan/olması gereken belgelerin tekraren İstanbul TEM Şube Müdürlüğünden istendiği; bu istemin üzerinden yaklaşık 4,5 ay, İstanbul TEM Şube Müdürlüğünün gönderdiği belgelerin tesliminden itibaren ise 2,5 ay geçtikten sonra verilen 9 sayfalık bir cevap dışında istemin aksine hiçbir doküman göndermeden ve İstanbul TEM Şube Müdürlüğünden gönderilen bilgi ve belgelerden değil de büyük çoğunluğu 6 sayfalık İstihbarat Dairesi Başkanlığının cevabi yazısından yararlanılmış olduğu; bazı basın-yayın organlarında, internet sitelerinde sosyal medya ağlarında yer bulan ve Ergenekon soruşturmaları olarak adlandırılan soruşturma ve kovuşturmaların gizli tutulması gereken, kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlali nitelikli bilgi ve belgenin ilgili yargı merciinin izni olmaksızın temin edildiği, çoğaltıldığı, bilgisayarlara aktarılarak ortak kullanıma açıldığı, çoğaltılan sabit disklerin kaybedildiği iddiası üzerine soruşturma başlatılmıştır.
Davacı,... Ağır Ceza Mahkemesinin tensip kararları tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Dairesi Başkanlığında B Şube Müdürü olarak görev yapmakta iken 06/07/2012 tarihinde D Şube Müdürü olarak atanmış ve 14/02/2014 tarihine kadar bu görevi yürütmüştür.
Anılan soruşturma sonucunda; davacının, ilgili Mahkeme tarafından istenilen bilgi ve belgeleri ilgili makam ve kurumlardan temini sonrasında sabit disk içeriklerinin daire sunucu bilgisayarına aktarılması suretiyle ilgisiz birden fazla kişinin görmesine ve bilgi sahibi olmasına sebebiyet verilmesi sonucunda deşifre olan gizli bilgilerin kullanılmasını D Şube Müdürü olarak atandığı 06/07/2012 tarihinden itibaren ortadan kaldırmaya yönelik tedbir almadığı, yetkili ve görevli olmasına rağmen söz konusu hukuk dışılığın önüne geçilmesine yönelik herhangi bir işlem tesis etmediği, böylece "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediği gerekçesiyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi gereğince "Brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine" karar verilmiştir.
Davacı, anılan ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/06/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzüğün 1. maddesiyle bu Tüzüğün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 7/B-1 maddesinde yer alan, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 5. fıkrasında, "Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının 1/4'ü - 1/2'si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir." kuralı yer almıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-B-2 maddesinde de, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir eylemin tanımının yapılması ve yasanın ne tür eylemleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan eylemi gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur.
Bu bağlamda, soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle (yer, zaman, oluş şekli vs.) ortaya konulması, yani ispat edilmesi gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; ...Ağır Ceza Mahkemesi tarafından istenilen bilgi ve belgelerin, ilgili makam ve kurumlardan temin edilmesini müteakip sabit disk içeriklerinin dairenin sunucu bilgisayarlarına aktarıldığı, böylece yetkisi olmayan ve anılan belgelere ulaşması gerekmeyen ilgisiz pek çok personelin anılan belgelere ulaştığı, gizli tutulması gereken, kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlali nitelikli bilgi ve belgenin deşifre olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesince; davacıya isnat edilen, yetkili ve görevli olmasına rağmen söz konusu hukuk dışılığın önüne geçilmesine yönelik tedbir almaması ve işlem tesis etmemesi fiillerin cezalandırmaya esas Tüzük hükmünde yer alan suç tanımına uymadığı ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; davacının 2012-2014 yılları arasında D Şube Müdürü olarak görev yaptığı, anılan hususlardan haberdar olduğu, fiillerin hizmet içinde gerçekleştiği açıktır.
Bu durumda, davacı hakkında isnat edilen fiil nedeniyle başlatılan ve usulüne uygun olarak sonuçlandırılan soruşturma sonucunda, davacıya isnat edilen fiil sübuta erdiğinden, fiiline uygun disiplin cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık; aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3540
Karar No : 2024/1818
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
**VEKİLİ:** I. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... İdare Mahkemesince verilen ...günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : 4. sınıf emniyet müdürü olan davacı, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Dairesi Başkanlığında D (Diğer Terör Örgütleri) Şube Müdürü olarak görev yaptığı döneme ilişkin olarak hakkında yürütülen soruşturma sonucunda "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde olması nedeniyle "Brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine" ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti :Danıştay Beşinci Dairesinin 09/04/2019 günlü, E:2016/29014, K:2019/2581 sayılı bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda ... İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; soruşturma raporu ve ekleri ile dosyada mevcut diğer belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; davacının, ...Ağır Ceza Mahkemesince istenilen bilgi ve belgelerin ilgili makam ve kurumlardan temini sonrasında sabit disk içeriklerinin daire sunucu bilgisayarına aktarılması suretiyle ilgisiz birden fazla kişinin görmesine ve bilgi sahibi olmasına sebebiyet verilmesi sonucunda deşifre olan gizli bilgilerin kullanılmasını D Şube Müdürü olarak atandığı 06/07/2012 tarihinden itibaren ortadan kaldırmaya yönelik tedbir almadığı, yetkili ve görevli olmasına rağmen söz konusu hukuk dışılığın önüne geçilmesine yönelik herhangi bir işlem tesis etmediği hususlarının sabit olduğu görülmekle beraber davacıya isnat edilen fiilin Tüzük hükmünde yer alan suç tanımına uymadığı ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından; dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği, davacıya isnat edilen fiilin sübut bulduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
... Ağır Ceza Mahkemesinin ... ve ...günlü, E:... sayılı tensip kararları ile "Ergenekon Terör Örgütü ile ilgili bilgi ve dökümanların çıkartılarak en kısa zamanda gönderilmesi" Emniyet Genel Müdürlüğünden istenilmiştir.
TEM Daire Bakanlığınca süreç içerisinde başkanlıklarına intikal eden konu ile ilgili bilgi ve dokümanların ilgili yargı merciine gönderilmesi gerekirken, zaten ilgili yargı merciinde mevcut olan/olması gereken belgelerin tekraren İstanbul TEM Şube Müdürlüğünden istendiği; bu istemin üzerinden yaklaşık 4,5 ay, İstanbul TEM Şube Müdürlüğünün gönderdiği belgelerin tesliminden itibaren ise 2,5 ay geçtikten sonra verilen 9 sayfalık bir cevap dışında istemin aksine hiçbir doküman göndermeden ve İstanbul TEM Şube Müdürlüğünden gönderilen bilgi ve belgelerden değil de büyük çoğunluğu 6 sayfalık İstihbarat Dairesi Başkanlığının cevabi yazısından yararlanılmış olduğu; bazı basın-yayın organlarında, internet sitelerinde sosyal medya ağlarında yer bulan ve Ergenekon soruşturmaları olarak adlandırılan soruşturma ve kovuşturmaların gizli tutulması gereken, kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlali nitelikli bilgi ve belgenin ilgili yargı merciinin izni olmaksızın temin edildiği, çoğaltıldığı, bilgisayarlara aktarılarak ortak kullanıma açıldığı, çoğaltılan sabit disklerin kaybedildiği iddiası üzerine soruşturma başlatılmıştır.
Davacı,... Ağır Ceza Mahkemesinin tensip kararları tarihinde Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Dairesi Başkanlığında B Şube Müdürü olarak görev yapmakta iken 06/07/2012 tarihinde D Şube Müdürü olarak atanmış ve 14/02/2014 tarihine kadar bu görevi yürütmüştür.
Anılan soruşturma sonucunda; davacının, ilgili Mahkeme tarafından istenilen bilgi ve belgeleri ilgili makam ve kurumlardan temini sonrasında sabit disk içeriklerinin daire sunucu bilgisayarına aktarılması suretiyle ilgisiz birden fazla kişinin görmesine ve bilgi sahibi olmasına sebebiyet verilmesi sonucunda deşifre olan gizli bilgilerin kullanılmasını D Şube Müdürü olarak atandığı 06/07/2012 tarihinden itibaren ortadan kaldırmaya yönelik tedbir almadığı, yetkili ve görevli olmasına rağmen söz konusu hukuk dışılığın önüne geçilmesine yönelik herhangi bir işlem tesis etmediği, böylece "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiilini işlediği gerekçesiyle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 7/B-1 maddesi uyarınca "16 ay uzun süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına, öğrenim durumu itibarıyla yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi gereğince "Brüt aylığının 1/2 oranında kesilmesine" karar verilmiştir.
Davacı, anılan ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/06/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzüğün 1. maddesiyle bu Tüzüğün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 7/B-1 maddesinde yer alan, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 5. fıkrasında, "Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademelerinde bulunan Devlet memurlarının, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının verilmesini gerektiren hallerde, brüt aylıklarının 1/4'ü - 1/2'si kesilir ve tekerrüründe görevlerine son verilir." kuralı yer almıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8/5-B-2 maddesinde de, "Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak" fiili, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi 16 ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
"Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir eylemin tanımının yapılması ve yasanın ne tür eylemleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan eylemi gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur.
Bu bağlamda, soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle (yer, zaman, oluş şekli vs.) ortaya konulması, yani ispat edilmesi gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; ...Ağır Ceza Mahkemesi tarafından istenilen bilgi ve belgelerin, ilgili makam ve kurumlardan temin edilmesini müteakip sabit disk içeriklerinin dairenin sunucu bilgisayarlarına aktarıldığı, böylece yetkisi olmayan ve anılan belgelere ulaşması gerekmeyen ilgisiz pek çok personelin anılan belgelere ulaştığı, gizli tutulması gereken, kişilik haklarının ihlali ve özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlali nitelikli bilgi ve belgenin deşifre olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar İdare Mahkemesince; davacıya isnat edilen, yetkili ve görevli olmasına rağmen söz konusu hukuk dışılığın önüne geçilmesine yönelik tedbir almaması ve işlem tesis etmemesi fiillerin cezalandırmaya esas Tüzük hükmünde yer alan suç tanımına uymadığı ve disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; davacının 2012-2014 yılları arasında D Şube Müdürü olarak görev yaptığı, anılan hususlardan haberdar olduğu, fiillerin hizmet içinde gerçekleştiği açıktır.
Bu durumda, davacı hakkında isnat edilen fiil nedeniyle başlatılan ve usulüne uygun olarak sonuçlandırılan soruşturma sonucunda, davacıya isnat edilen fiil sübuta erdiğinden, fiiline uygun disiplin cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık; aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/03/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.