Danıştay2. Daireİdare Hukuku
Danıştay 2. Daire E.2021/31 K.2023/3745
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/31
Karar No : 2023/3745
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : ... Valiliği - ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın bozulmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2020 günlü, E:2016/17740, K:2020/2627 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, polis memuru olan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde iki kez ayrı ayrı "iftira'' suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca iki kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, bu cezaların her biri için anılan Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak iki kez ayrı ayrı ''24 ay uzun süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin Niğde Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince; disiplin soruşturması kapsamında alınan tanık ifadeleri, dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacı hakkında verilen Asliye Ceza Mahkemesi kararlarının incelenmesinden, davacının hem ilgili Cumhuriyet Savcısına hem de polis başmüfettişlerine iftira atmak suçunu işlediği anlaşıldığından, dava konusu disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Beşinci Dairesince; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde öngörülen ve davacı hakkında önerilen "meslekten çıkarma" cezalarının Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzük'ün 15. maddesinde öngörülen koşulların varlığı halinde bir derece alt ceza uygulanması kararının da, meslekten çıkarma cezalarında olduğu gibi, 3201 sayılı Kanun'un uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşmesi gerektiğinden, İl Polis Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak valinin onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; İl Disiplin Kurulunun alt ceza verme hususunda yetkisinin olduğu, dava konusu işlemde yetki gasbı sorunu bulunmadığı ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Düzeltilmesi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, doğrudan Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2020 günlü, E:2016/17740, K:2020/2627 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Dava dosyasının incelenmesinden, ... Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının hakkında yapılan bir idari soruşturma sırasında polis başmüfettişlerine verdiği ifadesinde; ... Adliyesi'nde görev yapan Cumhuriyet Savcısı ... tarafından yapılan adli soruşturma nedeniyle kendisinin de ifadesinin alındığı sırada Cumhuriyet Savcısının ''Giden Vali adam olsaydı siz böyle hareket etmezdiniz. Ben imam çocuğuyum suçlunun üzerine vali de olsa giderim.'' şeklinde ifadeler kullandığını beyan etttiği, bu ifadelerin başmüfettişlerce tutanağa geçirildiği, davacının daha sonra başmüfettişlere böyle beyanda bulunmadığı, ''Giden Vali adam gibi işlem yapsaydı siz böyle hareket edemezdiniz, adamakıllı ve düzgün bir idari soruşturma yapılsaydı bu işler buraya gelmezdi.'' şeklinde beyanda bulunduğu, fakat bu beyanlarının farklı şekilde tutanağa geçirildiğini iddia etmesi nedeniyle de, davacı hakkında hem Cumhuriyet Savcısına (Cumhuriyet Savcısının söylemediği bir cümleyi söylemiş gibi ifadede bulunarak) hem de polis başmüfettişleri ... ve ...'e (söylemediği ifadeleri söylemiş gibi tutanağa geçmekle suçlayarak) iftira attığından bahisle açılan soruşturma neticesinde, hem Cumhuriyet Savcısı hem de polis başmüfettişlerine farklı zamanlarda iftira atmak fiilini geçekleştirdiği, dolayısıyla bu eyleminin Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/6. maddesi kapsamında bulunduğundan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği teklif edilmiş ise de, geçmiş hizmetleri değerlendirilmek suretiyle aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak her bir fiili bakımından ayrı ayrı olmak üzere bir alt ceza olan “24 ay uzun süreli durdurma cezası” ile cezalandırılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir.
7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan "iftira" fiilline yer verilmemiş; bir başka ifadeyle emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır.
Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Ancak, lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı da açıktır.
Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "iftira" fiilli, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezalarında hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/1314, K:2019/2098 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "...iftira, ..." fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralına yer verilmiştir.
7068 sayılı Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda, emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Kanun'da, Tüzüğün 8/6. maddesinde sayılan fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş, yüz kızartıcı suçları belirleyen yasal mevzuatta da "iftira" fiili sayılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2020 günlü, E:2016/17740, K:2020/2627 sayılı kararının kaldırılarak, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/31
Karar No : 2023/3745
KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (DAVALI) : ... Valiliği - ...
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın bozulmasına dair Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2020 günlü, E:2016/17740, K:2020/2627 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava, polis memuru olan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde iki kez ayrı ayrı "iftira'' suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca iki kez ayrı ayrı meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, bu cezaların her biri için anılan Tüzük'ün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak iki kez ayrı ayrı ''24 ay uzun süreli durdurma cezası'' ile cezalandırılmasına ilişkin Niğde Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince; disiplin soruşturması kapsamında alınan tanık ifadeleri, dosyadaki bilgi ve belgeler ile davacı hakkında verilen Asliye Ceza Mahkemesi kararlarının incelenmesinden, davacının hem ilgili Cumhuriyet Savcısına hem de polis başmüfettişlerine iftira atmak suçunu işlediği anlaşıldığından, dava konusu disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
Daire Kararının Özeti : Davacının temyiz başvurusu üzerine Danıştay Beşinci Dairesince; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde öngörülen ve davacı hakkında önerilen "meslekten çıkarma" cezalarının Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi, Tüzük'ün 15. maddesinde öngörülen koşulların varlığı halinde bir derece alt ceza uygulanması kararının da, meslekten çıkarma cezalarında olduğu gibi, 3201 sayılı Kanun'un uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan ek 7. maddesinde yer alan hüküm gereğince valinin önerisi, Genel Müdürlük Yüksek Disiplin Kurulunun görüşü ve Bakanın onayı ile kesinleşmesi gerektiğinden, İl Polis Disiplin Kurulunda görüşülüp karara bağlanarak valinin onayı ile tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararı bozulmuştur.
KARAR DÜZELTME TALEBİNDE
BULUNANIN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; İl Disiplin Kurulunun alt ceza verme hususunda yetkisinin olduğu, dava konusu işlemde yetki gasbı sorunu bulunmadığı ileri sürülerek, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Düzeltilmesi istenen kararın yöntem ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle istemin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, doğrudan Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2020 günlü, E:2016/17740, K:2020/2627 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlığın esası yeniden incelendi:
İNCELEME VE
**GEREKÇE:**
MADDİ
**OLAY:**
Dava dosyasının incelenmesinden, ... Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının hakkında yapılan bir idari soruşturma sırasında polis başmüfettişlerine verdiği ifadesinde; ... Adliyesi'nde görev yapan Cumhuriyet Savcısı ... tarafından yapılan adli soruşturma nedeniyle kendisinin de ifadesinin alındığı sırada Cumhuriyet Savcısının ''Giden Vali adam olsaydı siz böyle hareket etmezdiniz. Ben imam çocuğuyum suçlunun üzerine vali de olsa giderim.'' şeklinde ifadeler kullandığını beyan etttiği, bu ifadelerin başmüfettişlerce tutanağa geçirildiği, davacının daha sonra başmüfettişlere böyle beyanda bulunmadığı, ''Giden Vali adam gibi işlem yapsaydı siz böyle hareket edemezdiniz, adamakıllı ve düzgün bir idari soruşturma yapılsaydı bu işler buraya gelmezdi.'' şeklinde beyanda bulunduğu, fakat bu beyanlarının farklı şekilde tutanağa geçirildiğini iddia etmesi nedeniyle de, davacı hakkında hem Cumhuriyet Savcısına (Cumhuriyet Savcısının söylemediği bir cümleyi söylemiş gibi ifadede bulunarak) hem de polis başmüfettişleri ... ve ...'e (söylemediği ifadeleri söylemiş gibi tutanağa geçmekle suçlayarak) iftira attığından bahisle açılan soruşturma neticesinde, hem Cumhuriyet Savcısı hem de polis başmüfettişlerine farklı zamanlarda iftira atmak fiilini geçekleştirdiği, dolayısıyla bu eyleminin Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/6. maddesi kapsamında bulunduğundan meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği teklif edilmiş ise de, geçmiş hizmetleri değerlendirilmek suretiyle aynı Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak her bir fiili bakımından ayrı ayrı olmak üzere bir alt ceza olan “24 ay uzun süreli durdurma cezası” ile cezalandırılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
**İLGİLİ MEVZUAT:**
Uyuşmazlığa konu disiplin cezasının tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira" fiilleri meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Öte yandan, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir.
7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinde, disiplin cezası verilmesini gerektirecek fiiller sayma suretiyle belirtilmiş, ancak bu fiiller arasında davacının cezalandırılmasına dayanak olan "iftira" fiilline yer verilmemiş; bir başka ifadeyle emniyet teşkilatı personelinin disiplin suç ve cezalarını düzenleyen yeni Kanun uyarınca davacıya isnat edilen eylem disiplin cezasını gerektiren bir eylem olmaktan çıkarılmıştır.
Ceza Hukuku kökenli bir ilke olan lehe olan hükmün uygulanması ilkesi; işlendiği zamanın hukuki normları uyarınca suç sayılan bir fiil sonradan yürürlüğe giren bir düzenleme ile suç olmaktan çıkarılmış bulunuyorsa veya sonradan yürürlüğe giren düzenleme suçun işlendiği zaman mevcut olan düzenlemeye göre suçlunun lehinde ise, sonraki normun daha önce işlenmiş olan fiillere uygulanmasını öngörmektedir.
Kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi, tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. Bu anlamda, idari işlem niteliğindeki disiplin yaptırımının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, ilke olarak suç ve cezada lehe olan normun uygulanması kuralının disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Ancak, lehe hükmün uygulanması amacıyla verilecek bir iptal kararının, davacının eylemine uyan başka bir disiplin cezasının uygulanmasına engel olmayacağı da açıktır.
Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde yer alan "iftira" fiilli, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezalarında hukuka uyarlık; davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/05/2019 günlü, E:2018/1314, K:2019/2098 sayılı; 16/03/2020 günlü, E:2019/2706, K:2020/765 sayılı ve 28/01/2021 günlü, E:2020/3248, K:2021/145 sayılı kararları da bu yöndedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2023 tarihinde gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde; "...iftira, ..." fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.
08/03/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinde, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralına yer verilmiştir.
7068 sayılı Kanun'un "Devlet memurluğundan çıkarma" başlıklı 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezası uygulanacak fiiller ve bu cezayı verme yetkisi ile ilgili olarak 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Bu kapsamda, emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kurallarını yeniden düzenleyen 7068 sayılı Kanun'da, Tüzüğün 8/6. maddesinde sayılan fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş, yüz kızartıcı suçları belirleyen yasal mevzuatta da "iftira" fiili sayılmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Beşinci Dairesinin 23/06/2020 günlü, E:2016/17740, K:2020/2627 sayılı kararının kaldırılarak, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyoruz.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.