‹ Ana sayfa
Danıştay 2. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 2. Daire E.2021/13950 K.2025/680

Esas No: 2021/13950 · Karar No: 2025/680 · Karar Tarihi: 25.02.2025
Özet: 1. Uyuşmazlık, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nde görevli bir polis memurunun “görevin takdir ve yerine getirilmesi sırasında hoşgörü veya savsaklama” suçundan dolayı meslekten çıkarılmasıyla ilgili yüksek disiplin kararının iptali ve yoksun kalan özlük‑parasal hakların ödenmesi talebini içeriyor. 2. Mahkeme, savcının talimatıyla önerilen disiplin kararını iptal ederek, polis memuruna meslekten çıkarma cezasının kaldırılmasını ve yoksun kalan ödenmemiş haklarının ödenmesine karar verdi.
T.C. DANIŞTAY İKİNCİ DAİRE
Esas No: 2021/13950
Karar No: 2025/680

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Bakanlığı

VEKİLİ: 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava Konusu İstem: Dava; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü emrinde ... olarak görev yapan davacının, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğünde görevli iken ''görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama'' suçunu işlediğinden bahisle "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru ...'nün,... ilçe emniyet müdürü ..., personel şube müdürü..., komiser yardımcıları... ve ... hakkında şikayette bulunduğu, anılan kişilerin tahkikat evrakında "şüpheli-firar" olarak gösterildiği, Adli Kolluk Yönetmeliğinin ilgili maddesine göre, en üst dereceli kolluk amirinin adli olayları, kamu düzeni ve güvenini korumakla ve bu konuda gerekli tedbirleri almakla görevli ve yetkili olan mülki idare amirine derhal bildirmesi gerekirken herhangi bir bilgi iletilmediğinin anlaşıldığı, konuyla ilgili olarak soruşturma açılması için Personel Şube Müdürlüğünün yazısı ile ... Polis Merkezi Amirliğindan bahse konu tahkikat kapsamında müşteki ...'nün ifadesini alan ve yazan görevliler ile grup amirinin sicil, isim ve soy isimlerinin bildirilmesinin istenilmesine rağmen, ... Polis Merkezi Amirliğince "istenilen bilgiler soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısının talimatı olması halinde gönderilecektir." şeklinde cevap verildiği, yine 14/12/2014 tarihli yazıyla; ... Polis Merkezi Amirliğinden tahkikat evrakları ile savcı görüşme tutanağının ve tahkikat evrakını hazırlayan ve imzalayan tüm personelin sicil, isim ve rütbelerinin bildirilmesinin istenildiği, anılan yazı üzerine görev listelerinin soruşturmacıya gönderildiği ancak tahkikat evraklarının gönderilmediği, bu durumun davacının da imzasının bulunduğu 14/12/2014 tarihli tutanakla belgelendiği, konuyla ilgili olarak tutanakta imzası bulunan emniyet personeli hakkında açılan soruşturma sonucu düzenlenen disiplin raporuna dayanılarak dava konusu işlemin tesis edildiği, uyuşmazlıkta; 14/12/2014 tarihli tutanakta imzası olan komiserler davacı, ... ve ...'nin, polis memuru ...'nün şikayeti konusunda mülki amire bilgi vermedikleri, idarenin bilgilendirilmesinden kasıtlı olarak kaçtıkları, yetkili amirlerin yazılı emirlerine rağmen istenilen bilgileri vermedikleri, her ne kadar Adli Kolluk Yönetmeliğin 5. maddesine göre, en üst dereceli kolluk amirleri olan il emniyet müdürünün, ilçe emniyet müdürünün veya amirinin, il jandarma konutanının, il ve ilçe jandarma komutanının, birlik komutanının; tüm adli olayları ve bu kapsamda başlatılan ceza soruşturmalarını ilgili vali ya da kaymakama bildirmesi zorunlu kılınmış ise de, bu düzenlemenin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesinin 22/10/2014 tarih ve E:2013/8217 sayılı kararıyla getirilen söz konusu hükmün yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itirazın da İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/02/2015 tarih ve YD İtiraz No:2015/147 sayılı kararıyla reddedildiği görümekle birlikte, bu hususun konuyla ilgili olarak görevlendirilen soruşturmacı tarafından 14/12/2014 tarihli yazı ile ... Polis Merkezi Amirliği'nden istenilen belgelerin, anılan soruşturmacıya verilmemesinin haklı bir sebebi olamayacağı, anılan yazı gereğinin davacı tarafından yerine getirilmemesi suretiyle "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" suçunu işlediği, olayın niteliği ve komiser ...'nin senelik izinde olduğu ve iznini tamamlamadan görevine başladığı, komiser ...'nin ise görev istirahatli olduğu bir günde Polis Merkezi Amirliğinde bulunduğu hususları dikkate alındığında, anılan kişiler ile davacının planlı bir şekilde hareket ettiği, polis memuru ...'nün şikayetine konu görevliler hakkında ekip projesinde "şüheli-firar" olarak gösterilmesi nedeniyle yaptıkları hizmetler açısından anılan kişilerin itibarlarının sarsılmasına neden olduğu anlaşıldığından, davacının eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından; ...'nün şikayeti ile ilgili bilgi ve belgelerin soruşturmanın gizliliğini ihlal edeceğinden bahisle verilmemesine ilişkin savcılık talimatı olduğu, buna ilişkin savcının imzaladığı bir tutanak bulunduğu, şikayet edilen kişilerin ceza almadıkları, kendilerinin ise en ağır cezayla cezalandırıldıkları, soruşturma aşamasında hangi fiilleri nedeniyle sorumlu tutulduklarının belirtilmeyerek savunma hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ...

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/02/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?