‹ Ana sayfa
Danıştay2. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 2. Daire E.2021/10057 K.2024/4688

Esas No: 2021/10057 · Karar No: 2024/4688 · Karar Tarihi: 09.10.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/10057
Karar No : 2024/4688

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı

**VEKİLİ:** Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; davacının ... İl Emniyet Müdürlüğü emrinde komiser olarak görev yaptığı dönemde, “suç tasnii” suçunu işlediğinin sübuta erdiğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile bu kararın dayanağı olan soruşturma raporunun iptali ve bu işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla; dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul Nöbetçi Asliye Ceza Mahkemesi aracılığıyla ... Asliye Ceza Mahkemesinin E:..., K:... sayılı dava dosyasına gönderilmek üzere şüpheli ... vekili Av. ... tarafından verilen temyiz dilekçesinin ekinde bulunan, içeriğinde istihbari bilgiler yer alan ve gizli olması gereken toplam (66) sayfadan ibaret bilgi notunun, şüpheli ...'ye sızdırıldığı iddiaları üzerine yapılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen ... günlü ... sayılı soruşturma raporunda, Av. ...'nin 27/02/2012 tarihinde bıçaklanması olayı ile ilgili olarak isimsiz ve imzasız şekilde 31/12/2013 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına iletilen ihbar mektubunun, ...İstihbarat Şube Müdürlüğü Organize Büro Amirliğinde hazırlanarak gönderildiği, davacının da 27/02/2012 ile 31/12/2013 tarihleri arasında R Bürodan sorumlu olması nedeniyle "yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun dava konusu kararı ile davacının "suç tasnii" suçunu işlediğinden bahisle anılan Tüzüğün 8/6. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, her ne kadar dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesinde, "suç tasnii" fiilinin meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği kuralına yer verilmişse de; dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de böyle bir kurala yer verilmeyerek davacının lehine bir durum oluştuğu anlaşıldığından, dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık görülmediği; işlemin dayanağı olan 04/12/2015 günlü, 346 sayılı soruşturma raporunun iptali istemi yönünden; dava konusu soruşturma raporunun mahiyeti dikkate alındığında, kesin ve yürütülmesi zorunlu olan idari işlemin oluşturulmasına yönelik hazırlık işlemi olduğu, tek başına hukuki sonuç doğurmadığı, bu nedenle idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir işlem niteliği taşımadığı, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden; mahkemelerince, dava konusu "meslekten çıkarma" cezasının hukuka aykırı olduğu saptanmış ise de; davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla tecziyesine ilişkin iki ayrı işlemin iptali istemiyle açılan ve mahkemelerinin E:... ve E:... sayılı dosyalarında görülen davalarda, ... günlü, K:... ve K:... sayılı kararlar ile davanın reddine karar verilmesi nedeniyle meslekten çıkarılan davacının görevine iade edilmesi mümkün bulunmadığından, yoksun kalındığı iddia olunan parasal hakların ödenmesi isteminin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davanın, işlemin dayanağı olan soruşturma raporu yönünden incelenmeksizin reddine, davacının yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : Taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararla; her ne kadar davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin işleme konu "suç tasnii" fiili 682 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de yer verilen meslekten çıkarma cezasını gerektirir eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmamış ise de, yapılan yeni düzenlemenin davacının aleyhine meslekten çıkarmanın ötesinde Devlet memurluğundan çıkarma şeklinde daha ağır bir sonuç yarattığı açık olduğundan, lehe olan düzenlemenin dikkate alınması gerektiği ilkesi uyarınca, olayda "suç tasnii" fiilinin gerçekleştirildiğinin sübut bulduğu, "suç tasnii" fiili 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında zikredilmemekle birlikte, söz konusu Kanun Hükmünde Kararname'nin atıfta bulunduğu 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesi uyarınca, davacı hakkında sübut bulan eylemin memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte fiillerden olduğu sonucuna varıldığından, davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin davaya konu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yönündeki istinaf konusu mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun bulunması nedeniyle parasal hakların tazmini talebinin reddine ilişkin mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının buna ilişkin istinaf talebinin reddi gerektiği, soruşturma raporunun iptali istemi yönünden davanın kısmen incelenmeksizin reddi yönündeki mahkeme kararında 2577 sayılı Kanun'un 45.maddesinde sayılan istinaf sebepleri bulunmadığından, mahkeme kararının bu kısmına yönelik istinaf talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, meslekten çıkarma cezasının verilmesine neden olan olay hakkında adli yargıda ... Ağır Ceza Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasında yargılamanın halen devam ettiği, yapılan disiplin soruşturmasında lehine olan bilgi ve belgelerin toplanılmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, soruşturmanın tarafsız ve objektif kriterlere göre yürütülmediği, Av....'nin bıçaklanması olayına ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığına çeşitli tarihlerde iletilmiş olan üç ihbar mektubunun Mersin İstihbarat Şube Müdürlüğünde hazırlanarak gönderildiği yönündeki iddiaların, tamamen mesnetsiz ve iftira niteliğinde olduğu, "suç tasnii" suçunu işlediğine yönelik olarak ortada hiç bir somut tespitin bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlemin iptali istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının bozulması; soruşturma raporunun iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddi ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi isteminin reddine ilişkin kısma yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, davacının, temyiz aşamasında duruşma yapılması yolundaki istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." hükmü uyarınca davacının adli yardım talebi ilk derece mahkemesince kabul edilmiş olduğundan ve bu karar yargılama devam ettiği sürece geçerliliğini koruduğundan, davacının temyiz aşamasında yenilenen adli yardım talebi hakkında karar verilmesine gerek görülmeksizin, işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE

**GEREKÇE:**
MADDİ

**OLAY:**
Komiser olan davacının, ... İl Emniyet Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, Av. ...'nin 27/02/2012 tarihinde bıçaklanması olayı ile ilgili olarak yapılan disiplin soruşturmasında, isimsiz ve imzasız şekilde 31/12/2013 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığına iletilen ihbar mektubunun, ... İstihbarat Şube Müdürlüğü Organize Büro Amirliğinde hazırlanarak gönderildiği, davacının da 27/02/2012 ile 31/12/2013 tarihleri arasında R Bürodan sorumlu amir olması nedeniyle "yetkisini ve nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/7. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun dava konusu kararı ile davacının "suç tasnii" suçunu işlediğinden bahisle anılan Tüzüğün 8/6. maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine, temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

**İLGİLİ MEVZUAT:**
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde "suç tasnii" fiili, "meslekten çıkarma" cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare Mahkemesi kararının; soruşturma raporu yönünden davanın incelenmeksizin reddine ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin reddine ilişkin Mahkeme kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının incelenmesinde;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlemin iptali istemi yönünden davanın reddine ilişkin kısmının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü uyarınca verilen dava konusu disiplin cezasının yasal dayanağı olan, 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 08/03/2018 günlü, 30354 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7068 sayılı "Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun"un 37. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
08/03/2018 günlü, 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi ile "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre re'sen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." kuralı getirilmiştir.
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde; hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem olarak hükme bağlanmıştır. 7068 sayılı Kanun'da, Tüzük'ün 8/6 maddesindeki fiillere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş; anılan Kanun'un 9. maddesinde, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller ile ilgili olarak, 657 sayılı Kanun hükümlerinin; 34. maddesinde ise, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanun'un disipline ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
7068 sayılı Kanun'un atıfta bulunduğu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin 1. fıkrasının E bendinin (g) alt bendinde, "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
09/05/2014 günlü, 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 günlü, E:2013/110, K:2014/8 sayılı kararıyla; "Dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır."
...
"İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır." gerekçesiyle 657 sayılı Kanun'un 125/E-g maddesinin Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verilmiştir.
Öte yandan, idare hukuku alanında, kural olarak idari işlemlerin yargısal denetimi tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmaktadır. İdari işlem niteliğindeki disiplin cezasının da tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal denetiminin yapılması gerekmekte ise de, lehe olan normun uygulanması ilkesinin disiplin cezaları yönünden de geçerli olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla fiilin işlendiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan mevzuat ile daha sonra yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklı ise, disiplin cezası ile cezalandırılacak olan kişilerin lehine olan mevzuat hükmü dikkate alınmalıdır.
Buna göre; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesine dayanılarak tesis edilen dava konusu disiplin işleminin, 7068 sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesi uyarınca, 7068 sayılı Kanun kapsamında verilmiş sayılacağı; ancak Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi hükmü gereği meslekten çıkarma disiplin cezasını gerektiren "suç tasnii" suçunun, 7068 sayılı Kanun'da disiplin cezasını gerektirecek eylem olarak düzenlenmediği; yine anılan fiilin Devlet memurluğu sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler kapsamında da olmadığı dikkate alındığında, bu fiile istinaden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesi uyarınca verilen disiplin cezasında, hukuka uygunluk değerlendirmesinin, anılan Tüzüğe göre lehe düzenleme olan 7068 sayılı Kanun çerçevesinde yapılması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına temel olan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6 maddesinde yer alan "suç tasnii" fiili, mevcut hukuki durum itibarıyla 7068 sayılı Kanun ile herhangi bir cezai yaptırıma bağlanmayarak disiplin suçu olmaktan çıkarıldığından, davacı hakkında tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uyarlık; Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı kaldırılarak davanın reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN REDDİNE, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, istinaf isteminin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KISMEN KABULÜNE, anılan kararın davanın reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası gereğince ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 09/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?