Danıştay 13. Daire İdare Hukuku Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2025/2090 K.2025/2634
Özet: Uyuşmazlık, Adıyaman Belediyesi'nin, Koruköy Hidroelektrik Santrali nedeniyle Devlet Su İşleri’ye ödenen hidroelektrik kaynak katkı payının, isale hattının devir tarihinden itibaren belediyeye ödenmesi talebiyle ilgili bir davadır. Ankara 4. İdare Mahkemesi, davanın yetkili mahkemesinin Ankara 4. İdare Mahkemesi olduğunu belirleyip, kararını 12/09/2025 tarihinde oybirliğiyle vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2025/2090
Karar No:2025/2634
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Dava, Adıyaman Belediyesi vekili Av. ... tarafından, belediyelerine ait isale hattı üzerinde kurulu bulunan Koruköy Hidroelektrik Santrali nedeniyle yüklenici şirketçe, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğüne ödenen hidroelektrik kaynak katkı payı bedelinin, isale hattının devir tarihinden itibaren belediyeye ödenmesi talebiyle yapılan 24/04/2025 tarih ve ... sayılı başvurunun reddine dair DSİ Genel Müdürlüğü Yenilenebilir Enerji Dairesi Başkanlığının 13/05/2025 tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile isale hattının belediyeye devir tarihinden itibaren DSİ Genel Müdürlüğünün yüklenici şirketten almış olduğu %35 oranındaki hidroelektrik kaynak katkı payı bedelinin her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesi istemiyle DSİ Genel Müdürlüğüne karşı açılmıştır.
Adıyaman 2. İdare Mahkemesinin 17/07/2025 tarih ve E:2025/549, K:2025/419 sayılı kararıyla, dava konusu uyuşmazlığın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen genel yetki kuralı uyarınca davaya bakmaya yetkili mahkemenin, dava konusu işlemi tesis eden DSİ Genel Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Ankara 4. İdare Mahkemesinin 12/08/2025 tarih ve E:2025/1148, K:2025/1297 sayılı kararıyla, taşınmaz mallara ve bu taşınmazlarla ilgili haklara ilişkin olduğu anlaşılan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan Adıyaman İdare Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine, 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince yetkili mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir."; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." kurallarına yer verilmiştir.
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiştir. 32. maddenin yukarıda yer verilen birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
2577 sayılı Kanun'un 33. ila 37. maddeleri arasında ise kamu görevlileri ile ilgili davalarda, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin davalarda, tam yargı davalarında ve vergi uyuşmazlıklarında geçerli olan özel yetki kuralları düzenlenmiştir.
Kanun'un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idari sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idari davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (YENİCE Kâzım / ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen idari dava türlerinden hiçbirinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan "taşınmaz mallara ilişkin davalar" ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idari davalar değil; "idari uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan" ya da "taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlal eden" idari işlemleri konu edinen idari davalardır (Turgut CANDAN, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2020, Ankara, s.1051).
İdari dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde kural olarak 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı halinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı belediyeye ait isale hattı üzerinde kurulu bulunan Koruköy Hidroelektrik Santrali nedeniyle yüklenici şirketçe, davalı idareye ödenen hidroelektrik kaynak katkı payı bedelinin, isale hattının devir tarihinden itibaren davacı belediyeye ödenmesi talebiyle yapılan 24/04/2025 tarih ve ... sayılı başvurunun reddine dair 13/05/2025 tarih ve ... sayılı işlemin DSİ Genel Müdürlüğü Yenilenebilir Enerji Dairesi Başkanlığınca tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, dava konusu uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden idari merci olan DSİ Genel Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİNİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dosyanın Ankara 4. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Adıyaman 2. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 12/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2025/2090
Karar No:2025/2634
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Dava, Adıyaman Belediyesi vekili Av. ... tarafından, belediyelerine ait isale hattı üzerinde kurulu bulunan Koruköy Hidroelektrik Santrali nedeniyle yüklenici şirketçe, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğüne ödenen hidroelektrik kaynak katkı payı bedelinin, isale hattının devir tarihinden itibaren belediyeye ödenmesi talebiyle yapılan 24/04/2025 tarih ve ... sayılı başvurunun reddine dair DSİ Genel Müdürlüğü Yenilenebilir Enerji Dairesi Başkanlığının 13/05/2025 tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile isale hattının belediyeye devir tarihinden itibaren DSİ Genel Müdürlüğünün yüklenici şirketten almış olduğu %35 oranındaki hidroelektrik kaynak katkı payı bedelinin her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesi istemiyle DSİ Genel Müdürlüğüne karşı açılmıştır.
Adıyaman 2. İdare Mahkemesinin 17/07/2025 tarih ve E:2025/549, K:2025/419 sayılı kararıyla, dava konusu uyuşmazlığın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen genel yetki kuralı uyarınca davaya bakmaya yetkili mahkemenin, dava konusu işlemi tesis eden DSİ Genel Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
Ankara 4. İdare Mahkemesinin 12/08/2025 tarih ve E:2025/1148, K:2025/1297 sayılı kararıyla, taşınmaz mallara ve bu taşınmazlarla ilgili haklara ilişkin olduğu anlaşılan uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, özel yetki kuralını düzenleyen 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olan Adıyaman İdare Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davanın yetki yönünden reddine, 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince yetkili mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Danıştaya gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı Kanun'un "İdari davalarda genel yetki" başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, "Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir."; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise "İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir." kurallarına yer verilmiştir.
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinde düzenlenmiştir. 32. maddenin yukarıda yer verilen birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
2577 sayılı Kanun'un 33. ila 37. maddeleri arasında ise kamu görevlileri ile ilgili davalarda, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin davalarda, tam yargı davalarında ve vergi uyuşmazlıklarında geçerli olan özel yetki kuralları düzenlenmiştir.
Kanun'un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idari sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idari davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (YENİCE Kâzım / ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen idari dava türlerinden hiçbirinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan "taşınmaz mallara ilişkin davalar" ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idari davalar değil; "idari uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan" ya da "taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlal eden" idari işlemleri konu edinen idari davalardır (Turgut CANDAN, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2020, Ankara, s.1051).
İdari dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde kural olarak 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı halinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı belediyeye ait isale hattı üzerinde kurulu bulunan Koruköy Hidroelektrik Santrali nedeniyle yüklenici şirketçe, davalı idareye ödenen hidroelektrik kaynak katkı payı bedelinin, isale hattının devir tarihinden itibaren davacı belediyeye ödenmesi talebiyle yapılan 24/04/2025 tarih ve ... sayılı başvurunun reddine dair 13/05/2025 tarih ve ... sayılı işlemin DSİ Genel Müdürlüğü Yenilenebilir Enerji Dairesi Başkanlığınca tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, dava konusu uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden idari merci olan DSİ Genel Müdürlüğünün bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİNİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dosyanın Ankara 4. İdare Mahkemesine gönderilmesine, kararın Adıyaman 2. İdare Mahkemesine ve taraflara bildirilmesine, 12/09/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.