Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2024/576 K.2024/3311
Özet: (1) İdare Mahkemesi'nin 2023 yılı özel eğitim öğrenci taşıma hizmeti ihalesi kapsamında davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasını ve yeniden ihale yapılmasını öngören kararının bozulması için temyiz başvurusu, (2) Danıştay 13. Daire, 18/10/2023 tarihli Kamu İhale Kurulu kararıyla ilgili 2024/576 E. sayılı temyiz kararını iptal ederek, idare mahkemesinin kararının onayını bozan Karar No. 2024/3311'i vermiştir.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/576
Karar No:2024/3311
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... İnşaat Peyzaj Otomotiv Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Seyahat Petrol Ürünleri İnşaat Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nce ... tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı Özel Eğitim Öğrencilerin Taşıma Hizmet Alım İşi" ihalesine ilişkin olarak müdahil şirket tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusu üzerine davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ve bu aşamadan sonraki ihale işlemlerinin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi gerektiği yönünde düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin Kamu İhale Kurulu'nun (Kurul) 18/10/2023 tarih ve 2023/UH.I-1341 sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından açık ihale usulü ile gerçekleştirilen söz konusu ihalenin üç kısmının da davacı şirket üzerinde kaldığı, ihalenin iki kısmında ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklifin sahibi olan müdahil şirket tarafından şikayet başvurusunda bulunulduğu, şikayet başvurusunun reddedilmesi üzerine iki farklı iddiaya ilişkin olarak itirazen şikayet başvurusu ile davalı idareye başvuru yapıldığı, davalı idare tarafından müdahil şirketin ikinci iddiasının yerinde olmadığına karar verildiği, birinci iddiasının ise yerinde olduğuna karar verilerek davacı şirketin ihalenin tüm kısımlarına ilişkin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ve bu aşamadan sonraki işlemlerin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesine karar verildiği, müdahil şirketin, davalı idare tarafından yerinde görülen birinci iddiasının, "Şirketin %100 ortağı olan şahıs hakkında ihaleye katılıma engel mahiyette bir mahkumiyet bulunduğu"na ilişkin olduğu;
Davalı idare tarafından konuya ilişkin yapılan değerlendirmede, ihalenin tüm kısımları üzerinde kalan davacı şirketin tek ortaklı bir tüzel kişi olduğu ve söz konusu ortağın H.A. olduğu, ihale işlem dosyasında H.A.'nın herhangi bir adli sicil kaydının bulunmadığına yönelik bilgilerin yer aldığı, müdahil şirket tarafından yapılan itirazen şikayet dilekçesinin ekinde yer alan mahkeme sorgu belgesi incelendiğinde şahsın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında adli sicil kaydının bulunduğunu gösteren ifadelerin yer aldığının görüldüğü, anılan iki belgenin birbirinden farklı bilgiler içermesi nedeniyle tereddütün giderilmesi için davalı idarece ... Ağır Ceza Mahkemesi'ne H.A.'nın herhangi bir adli sicil kaydı veya adli sicil arşiv kaydı bulunup bulunmadığının sorulduğu, anılan Mahkeme tarafından ilgili hakkında tesis edilmiş ve kesinleşmiş bir hüküm bulunduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığının bildirildiği, bu itibarla davacı şirketin %100 ortağı olan şahsın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar kapsamında hükümlü bulunduğu ve bu hükmün istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşıldığından, bahisle müdahil şirketin iddiasının yerinde olduğuna karar verildiğinin görüldüğü; bu durumda, davacı şirketin %100 ortağı olan şahsın ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden 31/05/2023 tarihinde kesinleştiği, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 11. maddesinin (a) bendi uyarınca, 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan hükümlü olanların ihaleye katılamayacak kişiler arasında sayıldığı görüldüğünden, davacının ihale dışı bırakılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, söz konusu Kurul kararına esas alınan incelemenin dayanağının adli sicil mevzuatına aykırı bir biçimde elde edildiği, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nda 18 yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarının ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hakim veya mahkemelerce istenebileceğinin düzenlendiği, belirtilenlerin haricindeki kişi veya kamu kurum ve kuruluşlarınca istenemeyeceği, dava konusu işleme dayanak olan ... Ağır Ceza Mahkemesi kararında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin dördüncü fıkrası gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, temyiz edilen İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dairemizin 20/05/2024 tarihli ara kararıyla ... Ağır Ceza Mahkemesi ile davacıdan, davacı şirketin yetkilisi H.A. tarafından memnu hakların iadesi istemiyle yapılan bir başvurunun olup olmadığı, başvuru varsa ne karar verildiği sorulmuş; ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli yazısı ve eklerinden, H.A. tarafından yapılan memnu hakların iadesi talebinin reddine karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi halinde kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 13/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2024/576
Karar No:2024/3311
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... İnşaat Peyzaj Otomotiv Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): ... Seyahat Petrol Ürünleri İnşaat Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nce ... tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ... ihale kayıt numaralı "2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı Özel Eğitim Öğrencilerin Taşıma Hizmet Alım İşi" ihalesine ilişkin olarak müdahil şirket tarafından yapılan itirazen şikayet başvurusu üzerine davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ve bu aşamadan sonraki ihale işlemlerinin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesi gerektiği yönünde düzeltici işlem belirlenmesine ilişkin Kamu İhale Kurulu'nun (Kurul) 18/10/2023 tarih ve 2023/UH.I-1341 sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; ... İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından açık ihale usulü ile gerçekleştirilen söz konusu ihalenin üç kısmının da davacı şirket üzerinde kaldığı, ihalenin iki kısmında ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklifin sahibi olan müdahil şirket tarafından şikayet başvurusunda bulunulduğu, şikayet başvurusunun reddedilmesi üzerine iki farklı iddiaya ilişkin olarak itirazen şikayet başvurusu ile davalı idareye başvuru yapıldığı, davalı idare tarafından müdahil şirketin ikinci iddiasının yerinde olmadığına karar verildiği, birinci iddiasının ise yerinde olduğuna karar verilerek davacı şirketin ihalenin tüm kısımlarına ilişkin teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına ve bu aşamadan sonraki işlemlerin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesine karar verildiği, müdahil şirketin, davalı idare tarafından yerinde görülen birinci iddiasının, "Şirketin %100 ortağı olan şahıs hakkında ihaleye katılıma engel mahiyette bir mahkumiyet bulunduğu"na ilişkin olduğu;
Davalı idare tarafından konuya ilişkin yapılan değerlendirmede, ihalenin tüm kısımları üzerinde kalan davacı şirketin tek ortaklı bir tüzel kişi olduğu ve söz konusu ortağın H.A. olduğu, ihale işlem dosyasında H.A.'nın herhangi bir adli sicil kaydının bulunmadığına yönelik bilgilerin yer aldığı, müdahil şirket tarafından yapılan itirazen şikayet dilekçesinin ekinde yer alan mahkeme sorgu belgesi incelendiğinde şahsın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında adli sicil kaydının bulunduğunu gösteren ifadelerin yer aldığının görüldüğü, anılan iki belgenin birbirinden farklı bilgiler içermesi nedeniyle tereddütün giderilmesi için davalı idarece ... Ağır Ceza Mahkemesi'ne H.A.'nın herhangi bir adli sicil kaydı veya adli sicil arşiv kaydı bulunup bulunmadığının sorulduğu, anılan Mahkeme tarafından ilgili hakkında tesis edilmiş ve kesinleşmiş bir hüküm bulunduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hapis cezası ile cezalandırıldığının bildirildiği, bu itibarla davacı şirketin %100 ortağı olan şahsın 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar kapsamında hükümlü bulunduğu ve bu hükmün istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşıldığından, bahisle müdahil şirketin iddiasının yerinde olduğuna karar verildiğinin görüldüğü; bu durumda, davacı şirketin %100 ortağı olan şahsın ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden 31/05/2023 tarihinde kesinleştiği, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 11. maddesinin (a) bendi uyarınca, 3713 sayılı Kanun kapsamına giren suçlardan hükümlü olanların ihaleye katılamayacak kişiler arasında sayıldığı görüldüğünden, davacının ihale dışı bırakılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, söz konusu Kurul kararına esas alınan incelemenin dayanağının adli sicil mevzuatına aykırı bir biçimde elde edildiği, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nda 18 yaşından küçüklerle ilgili adli sicil ve arşiv kayıtlarının ancak soruşturma ve kovuşturma kapsamında değerlendirilmek üzere Cumhuriyet başsavcılıkları, hakim veya mahkemelerce istenebileceğinin düzenlendiği, belirtilenlerin haricindeki kişi veya kamu kurum ve kuruluşlarınca istenemeyeceği, dava konusu işleme dayanak olan ... Ağır Ceza Mahkemesi kararında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin dördüncü fıkrası gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından, temyiz edilen İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen açıklama ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dairemizin 20/05/2024 tarihli ara kararıyla ... Ağır Ceza Mahkemesi ile davacıdan, davacı şirketin yetkilisi H.A. tarafından memnu hakların iadesi istemiyle yapılan bir başvurunun olup olmadığı, başvuru varsa ne karar verildiği sorulmuş; ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarihli yazısı ve eklerinden, H.A. tarafından yapılan memnu hakların iadesi talebinin reddine karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutar ile istemi halinde kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 13/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.