Danıştay13. Daireİdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2024/2147 K.2024/3288
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2147
Karar No:2024/3288
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı
(... Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.)
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 7, ... tarihlerinde yayınlanan "..." adlı dizide, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen, "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." şeklindeki yayın ilkesinin tekraren ihlal edildiğinden bahisle 32.287,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için Mahkemenin 04/03/2016 tarihli ara kararı uyarınca uyuşmazlık konusu yayın üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve 24/06/2016 tarihinde Mahkeme kaydına giren bilirkişi raporunda özetle, "..." adlı dizinin saat ... itibarıyla önceki haftanın özeti ile başladığı, ... civarında ''7 yaş ve üzeri için uygundur'' ve ''Şiddet/korku/olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar'' koruyucu sembolleri ile yeni bölüme geçildiği, görüntülerde gazetecilerin öldürülmesi, çocukların bomba ile tehdit edilmesi, otobüsün çevrilmesi, kişinin giysisinin içine el bombası atma, fiziksel çatışma/boğuşma gibi sahneler belirlendiği, medya programlarında yer alan kahramanların veya katılımcıların sözleri ve davranışlarının çocukların modelleme yapmasına neden olabildiği, fakat programda geçen görüntüler ve eylemler niteliksel olarak açık ve belirgin olarak verilmediğinden çocuk ve gençler için zarar verecek düzeyde olamayacağının düşünüldüğü, ateş etme sahnelerinde sadece silahla vurma izlenimi verildiği, bedende zedelenme, kan, parçalanma gibi görüntüler verilmediği, kişinin gömleğine el bombası bırakılması sahnesinde patlama sırasında beden parçalanması ve kan vb. görüntüsü yer almadığı, boyun kırma sahnesinde ise iki kişi çatışırken boğuşma eylemi dışında boyun kırma vb. şiddet görüntüsüne rastlanılmadığı, ilgili dizideki görüntülerin 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesini ihlal etmediği görüş ve kanaatlerine yer verildiği, davalı idarece anılan rapora itiraz edilmiş ise de, Mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği kanaatine varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, söz konusu programa ait yayın bandı ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu yayınlarda, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik bulunmadığı ve koruyucu semboller kullanıldığı anlaşıldığından, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin tekraren ihlal edildiğinden bahisle, anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, dava konusu Üst Kurul kararında tekerrüre esas alınan ... tarihli yayını nedeniyle ... tarih ve ... sayılı toplantıda alınan ... no.lu Üst Kurul kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında açılan davada, Mahkeme'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 02/04/2015 tarih ve E:2013/2197, K:2015/1335 sayılı kararıyla onandığı; ... tarihli yayını nedeniyle ... tarih ve ... sayılı toplantıda alınan ... no.lu Üst Kurul kararının iptali istemiyle ise dava açılmadığı ifade edilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 10/03/2022 tarih ve E:2018/2547, K:2022/944 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; olayda, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlâkî gelişimine zarar verebilecek yayın yapıldığından bahisle dava konusu işlem tesis edildiğinden, çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı hekimler ile çocuk ve ergen psikoloğundan oluşturulacak bilirkişi heyetince dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği kanaatine varıldığı, 29/03/2023 tarihli karar uyarınca, dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, inceleme sonucunda ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında görev yapan bilirkişiler Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. ..., Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. ... ve Çocuk ve Ergen Psikoloğu Uzman Psikolog ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle, dizinin bahsi geçen bölümlerinde yer verilen şiddet, saldırganlık, dehşet, korku içeren görüntülerin çocuk ve ergenlerin ruhsal gelişimlerinde “olumsuz etkiler” yaratabilecek nitelikte bir risk faktörü olarak işlev gördüğü yönünde görüş ve kanaat belirtilmesi üzerine taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporunun uyuşmazlığın çözümünde hükme esas alınabilecek yeterlik ve nitelikte olduğu sonucuna varıldığı;
Bu durumda, "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 7, 14, 21 Şubat 2015 tarihlerinde yayınlanan ''...'' adlı dizinin çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlâkî gelişimine zarar verebilecek yayın niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık, istinafa konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin iptaline dair kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişilerce eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığı, raporun hükme esas almaya elverişli olmadığı, bilirkişi raporuna itiraz edildiği, ancak itirazları incelenmeden karar verildiği, dava konusu yayınlarda çocuk ve gençlerin fiziksel zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik bulunmadığı gibi söz konusu yayınlarda koruyucu sembollerin de kullanıldığı, dolayısıyla 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin tekraren ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği, ayrıca dava dosyasında daha önce alınan 24/06/2016 tarihli bilirkişi raporunun da bu yönde olduğu, dolayısıyla istinaf incelemesi aşamasında alınan 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile dava dosyasında daha önce alınan 24/06/2016 tarihli bilirkişi raporu arasında açık çelişki bulunduğu, bu çelişkiyi gidermek üzere yeni bir uzman görüşü alınmaksızın son rapora itibar edilerek hüküm kurulmasının, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, karara esas alınan raporun açık ve net bir şekilde yayının çocuk ve ergenlerin ruhsal gelişimlerinde olumsuz etkiler yaratabilecek nitelikte olduğunu ifade ettiği, dizide şiddetin yoğun ölçüde kullanılmasının, izleyicilerin şiddete karşı duyarsızlaşmasına, tehlike ve korku düzeyinin yükselmesine ve şiddetin kanıksanarak daha kabul edilebilir bir davranış olarak algılanmasına neden olacağı, dolayısıyla 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasının tekraren ihlali nedeniyle tesis edilen müeyyidenin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/2147
Karar No:2024/3288
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bakanlığı
(... Yayıncılık Hizmetleri A.Ş.)
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 7, ... tarihlerinde yayınlanan "..." adlı dizide, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen, "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan yayınlanamaz." şeklindeki yayın ilkesinin tekraren ihlal edildiğinden bahisle 32.287,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için Mahkemenin 04/03/2016 tarihli ara kararı uyarınca uyuşmazlık konusu yayın üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen ve 24/06/2016 tarihinde Mahkeme kaydına giren bilirkişi raporunda özetle, "..." adlı dizinin saat ... itibarıyla önceki haftanın özeti ile başladığı, ... civarında ''7 yaş ve üzeri için uygundur'' ve ''Şiddet/korku/olumsuz örnek oluşturabilecek davranışlar'' koruyucu sembolleri ile yeni bölüme geçildiği, görüntülerde gazetecilerin öldürülmesi, çocukların bomba ile tehdit edilmesi, otobüsün çevrilmesi, kişinin giysisinin içine el bombası atma, fiziksel çatışma/boğuşma gibi sahneler belirlendiği, medya programlarında yer alan kahramanların veya katılımcıların sözleri ve davranışlarının çocukların modelleme yapmasına neden olabildiği, fakat programda geçen görüntüler ve eylemler niteliksel olarak açık ve belirgin olarak verilmediğinden çocuk ve gençler için zarar verecek düzeyde olamayacağının düşünüldüğü, ateş etme sahnelerinde sadece silahla vurma izlenimi verildiği, bedende zedelenme, kan, parçalanma gibi görüntüler verilmediği, kişinin gömleğine el bombası bırakılması sahnesinde patlama sırasında beden parçalanması ve kan vb. görüntüsü yer almadığı, boyun kırma sahnesinde ise iki kişi çatışırken boğuşma eylemi dışında boyun kırma vb. şiddet görüntüsüne rastlanılmadığı, ilgili dizideki görüntülerin 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesini ihlal etmediği görüş ve kanaatlerine yer verildiği, davalı idarece anılan rapora itiraz edilmiş ise de, Mahkemece bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği kanaatine varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerle, söz konusu programa ait yayın bandı ve bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu yayınlarda, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik bulunmadığı ve koruyucu semboller kullanıldığı anlaşıldığından, 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin tekraren ihlal edildiğinden bahisle, anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Üst Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan, dava konusu Üst Kurul kararında tekerrüre esas alınan ... tarihli yayını nedeniyle ... tarih ve ... sayılı toplantıda alınan ... no.lu Üst Kurul kararının iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında açılan davada, Mahkeme'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin 02/04/2015 tarih ve E:2013/2197, K:2015/1335 sayılı kararıyla onandığı; ... tarihli yayını nedeniyle ... tarih ve ... sayılı toplantıda alınan ... no.lu Üst Kurul kararının iptali istemiyle ise dava açılmadığı ifade edilmiştir.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce Dairemizin 10/03/2022 tarih ve E:2018/2547, K:2022/944 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; olayda, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlâkî gelişimine zarar verebilecek yayın yapıldığından bahisle dava konusu işlem tesis edildiğinden, çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı hekimler ile çocuk ve ergen psikoloğundan oluşturulacak bilirkişi heyetince dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği kanaatine varıldığı, 29/03/2023 tarihli karar uyarınca, dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, inceleme sonucunda ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalında görev yapan bilirkişiler Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. ..., Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Uzmanı Doç. Dr. ... ve Çocuk ve Ergen Psikoloğu Uzman Psikolog ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle, dizinin bahsi geçen bölümlerinde yer verilen şiddet, saldırganlık, dehşet, korku içeren görüntülerin çocuk ve ergenlerin ruhsal gelişimlerinde “olumsuz etkiler” yaratabilecek nitelikte bir risk faktörü olarak işlev gördüğü yönünde görüş ve kanaat belirtilmesi üzerine taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporunun uyuşmazlığın çözümünde hükme esas alınabilecek yeterlik ve nitelikte olduğu sonucuna varıldığı;
Bu durumda, "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında 7, 14, 21 Şubat 2015 tarihlerinde yayınlanan ''...'' adlı dizinin çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlâkî gelişimine zarar verebilecek yayın niteliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu Üst Kurul kararında hukuka aykırılık, istinafa konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin iptaline dair kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişilerce eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığı, raporun hükme esas almaya elverişli olmadığı, bilirkişi raporuna itiraz edildiği, ancak itirazları incelenmeden karar verildiği, dava konusu yayınlarda çocuk ve gençlerin fiziksel zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik bulunmadığı gibi söz konusu yayınlarda koruyucu sembollerin de kullanıldığı, dolayısıyla 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin tekraren ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceği, ayrıca dava dosyasında daha önce alınan 24/06/2016 tarihli bilirkişi raporunun da bu yönde olduğu, dolayısıyla istinaf incelemesi aşamasında alınan 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile dava dosyasında daha önce alınan 24/06/2016 tarihli bilirkişi raporu arasında açık çelişki bulunduğu, bu çelişkiyi gidermek üzere yeni bir uzman görüşü alınmaksızın son rapora itibar edilerek hüküm kurulmasının, iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, karara esas alınan raporun açık ve net bir şekilde yayının çocuk ve ergenlerin ruhsal gelişimlerinde olumsuz etkiler yaratabilecek nitelikte olduğunu ifade ettiği, dizide şiddetin yoğun ölçüde kullanılmasının, izleyicilerin şiddete karşı duyarsızlaşmasına, tehlike ve korku düzeyinin yükselmesine ve şiddetin kanıksanarak daha kabul edilebilir bir davranış olarak algılanmasına neden olacağı, dolayısıyla 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasının tekraren ihlali nedeniyle tesis edilen müeyyidenin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile İdare Mahkemesi'nce verilen kararın kaldırılması ve davanın reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 12/09/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.