Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2024/1732 K.2024/5530
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/1732
Karar No:2024/5530
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş.
(Eski Ünvan: ...Yayıncılık A.Ş.)
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "... TV" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat 19.45'te yayınlanan "..." isimli sinema filminde 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz." şeklindeki yayın ilkesinin tekraren ihlal edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 280.177,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle, "... filmi daha öncesinde dizi olarak çok sayıda seyirciye ulaşmış ve söz konusu karakterler abartılı konuşma ve tavırları ile tanınmıştır. Film komedi türünde bir sinema eseri olarak kamuya arz olunmuştur. Karakterlerin kaba saba, hicivli söz, konuşma ve davranışlarının yanı sıra hemen her ortamda aynılığını koruyan bireysel özellikleri, kişiye ve ortama göre değişmeyen davranışları bazen komik, bazen abartılı olarak izleyiciye yansımaktadır. Film içinde olumsuz örnek teşkil edecek sözel ifadelerin, ses efektleri kullanılarak engellenmiş olduğu görülmektedir. Özellikle de abartılı söz ve davranışlara vurgu yapıldığı, bunların da mizahi bir dille ele alındığı dikkat çekmektedir. 7 yaş üzerindeki çocuklarda; mantık yürütme, neden-sonuç ilişkisi kurma becerisi bulunmaktadır ve çocuklar bu görüntülerin mizahi yönünü hissedebilir, diğer bir deyişle, komedi olarak algılayabilirler. Buradan yola çıkarak, çocuk ve gençlerin, filmdeki karakterlerin söz ve davranışlarındaki abartıyı anlayabilecekleri, mizahi bakış açısıyla olayların farklı yönlerini ele alabileceği söylenebilir. Aynı zamanda bu yaş grubundaki çocuk ve gençler, filmdeki karakterlerin olumsuz davranışlarının kendilerine yine olumsuz olarak dönmesini algılayabilecektir. Yani çocuk ve gençler, geçmiş deneyimler ve sosyal çevre aracılığıyla karşılaştıkları uyaranların etkisi ile söz konusu içeriği, mantık süzgecinden geçirerek, bu davranışların tümüyle kabul görmediği şeklinde yorumlayabileceklerdir. Zira filmin başlangıcında da yaş sınırı ve diğer akıllı işaretlerin de kullanıldığı dikkat çekmektedir. Bu filmde hem sözel hem de sözel olmayan etkileşimde şiddet, saldırganlık, dehşet, korku içeren görüntüler; yaşlarına uygun olmayan cinsellik; sigara, madde ve alkol kullanımı; yasalara aykırı davranışlar gibi unsurlar bulunmamaktadır. Dolayısıyla da yukarıda sözü edilen kuramsal bilgiler ışığında, söz konusu filmin, komedi türünde bir sinema eseri olduğu, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek türden bir yayın olmadığı kanaatine varılmıştır." açıklamalarına yer verildiği, anılan bilirkişi raporunun Mahkemelerince hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu; bu itibarla, dava konusu yayının 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık teşkil etmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 30/03/2023 tarih ve E:2018/302, K:2023/1566 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle yeniden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde verilen kararda; Dairelerinin 13/09/2023 tarihli ara kararıyla dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan 08/01/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... filmi komedi türünde bir sinema eseridir. Karakterlerin kaba, umarsız, iğneleyici, öngörüsüz, hicivli söz, konuşma ve davranışlarının yanısıra hemen her ortamda aynılığını koruyan, kişiye ve ortama göre değişmeyen davranışları komik ve abartılı olarak izleyiciye yansımaktadır. Film içinde olumsuz örnek teşkil edecek sözel ifadelerin, ses efektleri kullanılarak engellenmiş olduğu görülmektedir. Filmde yer alan görüntüleri izleyen işlem öncesi dönemdeki oyun çocukları (2-7 yaş) bu tür görüntü ve konuşmaları anlamlandıracak ya da yargılayacak bilişsel olgunlukta değillerdir. Söz konusu görüntü ve diyalogların bu yaş grubu çocukların ruhsal ve ahlaki gelişimlerini olumsuz yönde etkileme riski barındırmadığının düşünülmüştür. Somut işlem dönemindeki okul çocukları (7-11) filmde görüntüleri, gördükleri kadarıyla yorumlayacaklardır. Bu yaş grubunun ruhsal ve ahlaki gelişimine olumsuz yönde etkileyebilecek nitelikte olmadığı aynı zamanda çocukların cinsel gelişmişlerini de olumsuz etkilemeyeceği düşünülmüştür. Farklı entelektüel düzey ve zihinsel işleyişteki ergenlik döneminde (12 yaş ve üzeri) ise bu görüntüler; filmde yansıtılan duygu ifadeleri ile birlikte işlemlenebilecek ve izleyiciye aktarılmak istenenler de tüm yönleriyle anlamlandırılabilecektir. Bu yaş grubunda sosyal normlar ve kültürel yapı temelinde yorumlanacağı düşünülmektedir. Yukarıda sözü edilen kuramsal bilgiler ışığında, söz konusu filmin, komedi türünde bir sinema eseri olduğu, tüm yaş grubundaki çocuk ve ergenlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek türden bir yayın olmadığı ya da ruh sağlığını zedeler nitelikte içerik taşımadığı" şeklinde görüş ve kanaatlere yer verildiği, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik olarak ileri sürülen sebeplerin, bilirkişi raporunu kusurlandıracak nitelikte görülmediği ve bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu;
Bu itibarla, uyuşmazlık konusu yayında 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesinin ihlal edilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, sinema filminin yayınlandığı saat itibarıyla çocuk ve gençlerin zihinsel ve ahlaki gelişimleri açısından zarar verici nitelikte olduğu, anılan filmdeki ihlale konu olan sahnelerin cinsel çağrışımlar, kadını metalaştıran ve argo sözcükler barındırması suretiyle toplumsal ahlaki çerçevenin dışında yer aldığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, yeni bilirkişi raporunun gerek bilirkişinin uzmanlık alanları ve gerekse raporun içeriği açısından Danıştayın bozma kararında belirtilen hususların tamamını karşıladığı, davalı idarenin somut içerik ile ilgili olmayan soyut teorik açıklamalarının yeni bilirkişi raporunda da ... Bölge İdare Mahkemesince verilen yeni kararı da zedeleyecek nitelikten yoksun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/1732
Karar No:2024/5530
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hizmetleri A.Ş.
(Eski Ünvan: ...Yayıncılık A.Ş.)
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "... TV" logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde saat 19.45'te yayınlanan "..." isimli sinema filminde 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılsa dahi yayınlanamaz." şeklindeki yayın ilkesinin tekraren ihlal edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 280.177,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle, "... filmi daha öncesinde dizi olarak çok sayıda seyirciye ulaşmış ve söz konusu karakterler abartılı konuşma ve tavırları ile tanınmıştır. Film komedi türünde bir sinema eseri olarak kamuya arz olunmuştur. Karakterlerin kaba saba, hicivli söz, konuşma ve davranışlarının yanı sıra hemen her ortamda aynılığını koruyan bireysel özellikleri, kişiye ve ortama göre değişmeyen davranışları bazen komik, bazen abartılı olarak izleyiciye yansımaktadır. Film içinde olumsuz örnek teşkil edecek sözel ifadelerin, ses efektleri kullanılarak engellenmiş olduğu görülmektedir. Özellikle de abartılı söz ve davranışlara vurgu yapıldığı, bunların da mizahi bir dille ele alındığı dikkat çekmektedir. 7 yaş üzerindeki çocuklarda; mantık yürütme, neden-sonuç ilişkisi kurma becerisi bulunmaktadır ve çocuklar bu görüntülerin mizahi yönünü hissedebilir, diğer bir deyişle, komedi olarak algılayabilirler. Buradan yola çıkarak, çocuk ve gençlerin, filmdeki karakterlerin söz ve davranışlarındaki abartıyı anlayabilecekleri, mizahi bakış açısıyla olayların farklı yönlerini ele alabileceği söylenebilir. Aynı zamanda bu yaş grubundaki çocuk ve gençler, filmdeki karakterlerin olumsuz davranışlarının kendilerine yine olumsuz olarak dönmesini algılayabilecektir. Yani çocuk ve gençler, geçmiş deneyimler ve sosyal çevre aracılığıyla karşılaştıkları uyaranların etkisi ile söz konusu içeriği, mantık süzgecinden geçirerek, bu davranışların tümüyle kabul görmediği şeklinde yorumlayabileceklerdir. Zira filmin başlangıcında da yaş sınırı ve diğer akıllı işaretlerin de kullanıldığı dikkat çekmektedir. Bu filmde hem sözel hem de sözel olmayan etkileşimde şiddet, saldırganlık, dehşet, korku içeren görüntüler; yaşlarına uygun olmayan cinsellik; sigara, madde ve alkol kullanımı; yasalara aykırı davranışlar gibi unsurlar bulunmamaktadır. Dolayısıyla da yukarıda sözü edilen kuramsal bilgiler ışığında, söz konusu filmin, komedi türünde bir sinema eseri olduğu, çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek türden bir yayın olmadığı kanaatine varılmıştır." açıklamalarına yer verildiği, anılan bilirkişi raporunun Mahkemelerince hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu; bu itibarla, dava konusu yayının 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık teşkil etmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Dairemizin 30/03/2023 tarih ve E:2018/302, K:2023/1566 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle yeniden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde verilen kararda; Dairelerinin 13/09/2023 tarihli ara kararıyla dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan 08/01/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... filmi komedi türünde bir sinema eseridir. Karakterlerin kaba, umarsız, iğneleyici, öngörüsüz, hicivli söz, konuşma ve davranışlarının yanısıra hemen her ortamda aynılığını koruyan, kişiye ve ortama göre değişmeyen davranışları komik ve abartılı olarak izleyiciye yansımaktadır. Film içinde olumsuz örnek teşkil edecek sözel ifadelerin, ses efektleri kullanılarak engellenmiş olduğu görülmektedir. Filmde yer alan görüntüleri izleyen işlem öncesi dönemdeki oyun çocukları (2-7 yaş) bu tür görüntü ve konuşmaları anlamlandıracak ya da yargılayacak bilişsel olgunlukta değillerdir. Söz konusu görüntü ve diyalogların bu yaş grubu çocukların ruhsal ve ahlaki gelişimlerini olumsuz yönde etkileme riski barındırmadığının düşünülmüştür. Somut işlem dönemindeki okul çocukları (7-11) filmde görüntüleri, gördükleri kadarıyla yorumlayacaklardır. Bu yaş grubunun ruhsal ve ahlaki gelişimine olumsuz yönde etkileyebilecek nitelikte olmadığı aynı zamanda çocukların cinsel gelişmişlerini de olumsuz etkilemeyeceği düşünülmüştür. Farklı entelektüel düzey ve zihinsel işleyişteki ergenlik döneminde (12 yaş ve üzeri) ise bu görüntüler; filmde yansıtılan duygu ifadeleri ile birlikte işlemlenebilecek ve izleyiciye aktarılmak istenenler de tüm yönleriyle anlamlandırılabilecektir. Bu yaş grubunda sosyal normlar ve kültürel yapı temelinde yorumlanacağı düşünülmektedir. Yukarıda sözü edilen kuramsal bilgiler ışığında, söz konusu filmin, komedi türünde bir sinema eseri olduğu, tüm yaş grubundaki çocuk ve ergenlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini zedeleyecek türden bir yayın olmadığı ya da ruh sağlığını zedeler nitelikte içerik taşımadığı" şeklinde görüş ve kanaatlere yer verildiği, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik olarak ileri sürülen sebeplerin, bilirkişi raporunu kusurlandıracak nitelikte görülmediği ve bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu;
Bu itibarla, uyuşmazlık konusu yayında 6112 sayılı Kanun'un 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan yayın ilkesinin ihlal edilmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, sinema filminin yayınlandığı saat itibarıyla çocuk ve gençlerin zihinsel ve ahlaki gelişimleri açısından zarar verici nitelikte olduğu, anılan filmdeki ihlale konu olan sahnelerin cinsel çağrışımlar, kadını metalaştıran ve argo sözcükler barındırması suretiyle toplumsal ahlaki çerçevenin dışında yer aldığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, yeni bilirkişi raporunun gerek bilirkişinin uzmanlık alanları ve gerekse raporun içeriği açısından Danıştayın bozma kararında belirtilen hususların tamamını karşıladığı, davalı idarenin somut içerik ile ilgili olmayan soyut teorik açıklamalarının yeni bilirkişi raporunda da ... Bölge İdare Mahkemesince verilen yeni kararı da zedeleyecek nitelikten yoksun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.