Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2024/119 K.2024/5801
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/119
Karar No:2024/5801
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yayıncılığı A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde yayınlanan "..." adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer verilen, "Yayın hizmetleri... Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 38.460,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu programda geçen diyaloglarda; "Değerli arkadaşlar, burada bugün -sonlanan davada hukukun ve adaletin gereği yapılmadı. Sadece ülkeyi yönetin bir tek adamın gönlü yapıldı. Sayın K.'nın deyimiyle, Türk hukuk sisteminde olmayan bir halk jürisinin başkanı olarak kendi kendini atamış birisi, mahkemelerin verdiği beraat kararlarını tanımıyor. Salıverme kararlarını tanımıyor ve diyor ki tanımıyorum ve saygı duymuyorum diyor. O mahkemeler ki yetkilerini, güçlerini önce kanunlardan ama en üstte Anayasa'dan alırlar. Hâkim teminatını hiçe sayan, mahkeme bağımsızlığını yok eden; kuvvetler ayrılığını ayakları altında ezen birisi Anayasal yetkileri tanımadığı için aslında kendini tanımıyor, kendinin meşruiyetini ortadan kaldırıyor. Bugün burada verilen karar sadece ve sadece paranoyak bir Yönetim anlayışının, her yaşanan toplumsal olaydan kendine bir mağduriyet, bir darbe çıkarma çabasının son dönemlerde düştüğü derin çaresizliklerden ötürü geçmişteki son derece barışçıl çevre duyarlılığıyla harekete geçmiş kişilerin yaşam şekilleri, yaşam tarzlarıyla mücadeleye itiraz ctniş, barışçıl insanların yaptığı ... O kan emerek yaşayan bir vampir gibi bugün birkez daha Türkiye Cumhuriyeti'ndeki herkesin adalet talebinin bu ülkedeki güzel insanların kanını emerek biraz daha yaşamaya çalışmaktadır. Adaletin kanını emen bu vampire bizim, hiçbirimizin, hiçbirinizin, hiçbir yapının tek başına gücü yetmez ama hepimizin gücü yeter. M.Y.'yi 72 yaşında Bakırköy cezaevine kayacak kadar küçülmüş, alçalmış ve buna tenezzül eden birisinin bizim karşımızda dizleri titremektedir, herkes bunu bilsin. Biz birlikte oldukça biz karşımızdakilerin ne yapmaya çalıştığını bildikçe, bugün içeriye- aldıkları aydınlar korkmayacak. ... Bugün biz diyoruz ki birisi masum insanları, çevreci insanları, aydın insanları mahkum etmeye çalıştı. Onların üzerine kapanan mahkeme kapıları, onların üzerine kapanan cezaevi kapıları onları mahkum edemez. Gezi özgürdür, Kavala özgürdür. Bugün tutukladığı bütün arkadaşlarımız özgürdür. Tarih önünde Recep Tayyip Erdoğan mahkum olacaktır, hesap verecektir. Ant olsun ant olsun ant olsun.", "Çok öfkeliyim. Sözlerimi nasıl tartacağımı gerçekten bilmiyorum. Ama kime öfkeli olduğumızu gayet iyi biliyoruz. Ben iktidara öfkeli değilim. Ya da siyasal parti kılığına girmiş bir mafyanın tetikçiliğini üstlenen üzerindeki Cüppeyle hakim savcı kılığına girmişlere de öfkelenmiyorum. Ama bu suç örgütü iktidarda kalmaya devam edebiliyor ise bu tetikçiler bu aymazlıkla bu utanmazlıkla bu kararların altına imza atabiliyorlarsa...iktidar zaten haysiyetsiz. Bunlar çete diyoruz ya! Çete mafya diyoruz! buradakilere hakim savcı muamelesi mi yapacağız?" konuşmalarına yer verildiğinin görüldüğü;
Bu itibarla, suçlu olduğu yargı kararları ile kesinleşmedikçe hiç kimsenin suçlu ilan edilemeyeceği veya suçluymuş gibi gösterilemeyeceği, dava konusu idari para cezasına dayanak alınan yayında yer alan diyalogların masumiyet karinesini ihlal ettiği, kişilik haklarını ihlal eden söz konusu ifadelerin eleştiri sınırları içerisinde kalmadığı, anılan yayında yer verilen ifadelerin 6112 sayılı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine aykırılık oluşturduğu, söz konusu ihlal nedeniyle davacı şirkete idari para cezası verilmesine yönelik dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, toplumdaki itibarın zedelenmesine dönük bir yayının bulunmadığı, kişilik haklarının zedelenmesine ilişkin karar verilebilmesi için toplumdaki itibarın zedelendiği ve bu yolla kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia edenin başvuruda bulunmasının gerektiği, kişilik hakkının ihlal edildiği yönünde bir başvuruda bulunanın olmadığı, açıklanan düşüncenin başkalarının yaşamını etkilemediği, bir kimseye yönelik somut bir suç isnadında bulunulmadığı, sözlerin canlı yayına bağlanan konuğa ait olduğu, verilen cezanın hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, iktidara ve yargı mensuplarına karşı eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürmeye, aşağılamaya dönük bir yayın yapıldığı, ilgili yayının haber aktarımının dışına çıktığı, gerek uluslararası sözleşmelerde gerekse ulusal mevzuatımızda bu hakkın kullanılmasının belirli sınırlarının bulunduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2024/119
Karar No:2024/5801
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Yayıncılığı A.Ş.
**VEKİLİ:** Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurulu
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait "..." logosuyla yayın yapan televizyon kanalında ... tarihinde yayınlanan "..." adlı programda 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer verilen, "Yayın hizmetleri... Kişi ya da kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü, aşağılayıcı veya iftira niteliğinde ifadeler içeremez." şeklindeki yayın ilkesinin ihlal edildiğinden bahisle anılan Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 38.460,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararda; uyuşmazlık konusu programda geçen diyaloglarda; "Değerli arkadaşlar, burada bugün -sonlanan davada hukukun ve adaletin gereği yapılmadı. Sadece ülkeyi yönetin bir tek adamın gönlü yapıldı. Sayın K.'nın deyimiyle, Türk hukuk sisteminde olmayan bir halk jürisinin başkanı olarak kendi kendini atamış birisi, mahkemelerin verdiği beraat kararlarını tanımıyor. Salıverme kararlarını tanımıyor ve diyor ki tanımıyorum ve saygı duymuyorum diyor. O mahkemeler ki yetkilerini, güçlerini önce kanunlardan ama en üstte Anayasa'dan alırlar. Hâkim teminatını hiçe sayan, mahkeme bağımsızlığını yok eden; kuvvetler ayrılığını ayakları altında ezen birisi Anayasal yetkileri tanımadığı için aslında kendini tanımıyor, kendinin meşruiyetini ortadan kaldırıyor. Bugün burada verilen karar sadece ve sadece paranoyak bir Yönetim anlayışının, her yaşanan toplumsal olaydan kendine bir mağduriyet, bir darbe çıkarma çabasının son dönemlerde düştüğü derin çaresizliklerden ötürü geçmişteki son derece barışçıl çevre duyarlılığıyla harekete geçmiş kişilerin yaşam şekilleri, yaşam tarzlarıyla mücadeleye itiraz ctniş, barışçıl insanların yaptığı ... O kan emerek yaşayan bir vampir gibi bugün birkez daha Türkiye Cumhuriyeti'ndeki herkesin adalet talebinin bu ülkedeki güzel insanların kanını emerek biraz daha yaşamaya çalışmaktadır. Adaletin kanını emen bu vampire bizim, hiçbirimizin, hiçbirinizin, hiçbir yapının tek başına gücü yetmez ama hepimizin gücü yeter. M.Y.'yi 72 yaşında Bakırköy cezaevine kayacak kadar küçülmüş, alçalmış ve buna tenezzül eden birisinin bizim karşımızda dizleri titremektedir, herkes bunu bilsin. Biz birlikte oldukça biz karşımızdakilerin ne yapmaya çalıştığını bildikçe, bugün içeriye- aldıkları aydınlar korkmayacak. ... Bugün biz diyoruz ki birisi masum insanları, çevreci insanları, aydın insanları mahkum etmeye çalıştı. Onların üzerine kapanan mahkeme kapıları, onların üzerine kapanan cezaevi kapıları onları mahkum edemez. Gezi özgürdür, Kavala özgürdür. Bugün tutukladığı bütün arkadaşlarımız özgürdür. Tarih önünde Recep Tayyip Erdoğan mahkum olacaktır, hesap verecektir. Ant olsun ant olsun ant olsun.", "Çok öfkeliyim. Sözlerimi nasıl tartacağımı gerçekten bilmiyorum. Ama kime öfkeli olduğumızu gayet iyi biliyoruz. Ben iktidara öfkeli değilim. Ya da siyasal parti kılığına girmiş bir mafyanın tetikçiliğini üstlenen üzerindeki Cüppeyle hakim savcı kılığına girmişlere de öfkelenmiyorum. Ama bu suç örgütü iktidarda kalmaya devam edebiliyor ise bu tetikçiler bu aymazlıkla bu utanmazlıkla bu kararların altına imza atabiliyorlarsa...iktidar zaten haysiyetsiz. Bunlar çete diyoruz ya! Çete mafya diyoruz! buradakilere hakim savcı muamelesi mi yapacağız?" konuşmalarına yer verildiğinin görüldüğü;
Bu itibarla, suçlu olduğu yargı kararları ile kesinleşmedikçe hiç kimsenin suçlu ilan edilemeyeceği veya suçluymuş gibi gösterilemeyeceği, dava konusu idari para cezasına dayanak alınan yayında yer alan diyalogların masumiyet karinesini ihlal ettiği, kişilik haklarını ihlal eden söz konusu ifadelerin eleştiri sınırları içerisinde kalmadığı, anılan yayında yer verilen ifadelerin 6112 sayılı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendine aykırılık oluşturduğu, söz konusu ihlal nedeniyle davacı şirkete idari para cezası verilmesine yönelik dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, toplumdaki itibarın zedelenmesine dönük bir yayının bulunmadığı, kişilik haklarının zedelenmesine ilişkin karar verilebilmesi için toplumdaki itibarın zedelendiği ve bu yolla kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia edenin başvuruda bulunmasının gerektiği, kişilik hakkının ihlal edildiği yönünde bir başvuruda bulunanın olmadığı, açıklanan düşüncenin başkalarının yaşamını etkilemediği, bir kimseye yönelik somut bir suç isnadında bulunulmadığı, sözlerin canlı yayına bağlanan konuğa ait olduğu, verilen cezanın hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, iktidara ve yargı mensuplarına karşı eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürmeye, aşağılamaya dönük bir yayın yapıldığı, ilgili yayının haber aktarımının dışına çıktığı, gerek uluslararası sözleşmelerde gerekse ulusal mevzuatımızda bu hakkın kullanılmasının belirli sınırlarının bulunduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.