Danıştay 13. Daire İdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2023/3876 K.2025/474
ÖzetHer cümle kararın kendi metninden doğrulandı.
Karar yönü: OnamaKimin lehine: Davalı
Uyuşmazlık
Davacı, piyasa bozucu eylem gerekçesiyle kendisine uygulanan idari para cezasının iptalini istemektedir. Davacı, işlemin piyasa bozucu eylem olmadığını, menfaat tutarının yanlış hesaplandığını ve bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmektedir.
Kaynak pasajlar (2)
- Dava konusu istem: 16/07/2020-29/07/2020 döneminde ... Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler sebebiyle VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (f) bentlerinde tanımlanan fiilleri gerçekleştirdiğinden bahisle davacı hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca elde ettiği menfaatin iki katı olan 3.104.791,20-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
- TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, para hareketinin çok cüzi olduğu, delil değeri bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, virmanda bulunduğu kişilere ne virman ettiğine dair herhangi bir açıklık bulunmadığı, bir başkasıyla birlikte hareket ederek grup oluşturmadığı, idari para cezası uygulanması için yeterli delil bulunmadığı, elde ettiği menfaat tutarının hesaplanmasının yanlış olduğu, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiği, kararın gerekçesiz olduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
Gerekçe
Danıştay 13. Dairesi, piyasa dolandırıcılığı şüphesiyle uygulanan geçici işlem yasağı sonrası yapılan inceleme sonucunda piyasa bozucu eylemin tespit edildiğini ve idari para cezası uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığını tespit etmiştir. Mahkeme, mevzuat ihlali ve menfaat hesaplamasına yönelik iddiaların doğrudan hukuki bilgiyle çözümlenmesi gerektiğini, bu nedenle bilirkişi görevlendirilmesinin doğal hakim ilkesine aykırı olacağını belirterek temyiz istemini reddetmiştir.
Kaynak pasajlar (1)
- Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu idari para cezası öncesinde altı ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanması nedeniyle idari para cezası uygulanamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle mevzuatın ihlal edilip edilmediği ile menfaatin hukuka uygun bir şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmüşse de, piyasa dolandırılıcılığı suçu işlendiği yönünde makul şüphe bulunduğundan bahisle altı ay süreli geçici işlem yasağı uygulanmasının ardından yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafından gerçekleştirilen fiilin piyasa bozucu eylem olduğunun tespiti üzerine dava konusu idari para cezasının uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, öte yandan, davacının mevzuatın ihlal edilip edilmediği ile menfaatin hukuka uygun şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı yönündeki iddiasının doğrudan hukuki bilgiyle çözümlenmesi gerektiğinden, bilirkişi görevlendirilmesi doğal hakim ilkesine ve yargılama hukukuna aykırı olacağından, davacının bu iddialarına itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Sonuç
Davacı, piyasa bozucu eylem nedeniyle kendisine kesilen idari para cezasının iptali için temyiz yoluna başvurmuştur. Danıştay 13. Dairesi, yerel mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğuna hükmederek davacının temyiz isteminin reddine ve Bölge İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar vermiştir.
Kaynak pasajlar (3)
- Dava konusu istem: 16/07/2020-29/07/2020 döneminde ... Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler sebebiyle VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (f) bentlerinde tanımlanan fiilleri gerçekleştirdiğinden bahisle davacı hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca elde ettiği menfaatin iki katı olan 3.104.791,20-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
- Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu idari para cezası öncesinde altı ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanması nedeniyle idari para cezası uygulanamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle mevzuatın ihlal edilip edilmediği ile menfaatin hukuka uygun bir şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmüşse de, piyasa dolandırılıcılığı suçu işlendiği yönünde makul şüphe bulunduğundan bahisle altı ay süreli geçici işlem yasağı uygulanmasının ardından yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafından gerçekleştirilen fiilin piyasa bozucu eylem olduğunun tespiti üzerine dava konusu idari para cezasının uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, öte yandan, davacının mevzuatın ihlal edilip edilmediği ile menfaatin hukuka uygun şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı yönündeki iddiasının doğrudan hukuki bilgiyle çözümlenmesi gerektiğinden, bilirkişi görevlendirilmesi doğal hakim ilkesine ve yargılama hukukuna aykırı olacağından, davacının bu iddialarına itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
- 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
Dayanak
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m. 104VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği m. 5/1-aVI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği m. 5/1-f2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 45/32577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 492577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 50
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/3876
Karar No:2025/474
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 16/07/2020-29/07/2020 döneminde ... Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler sebebiyle VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (f) bentlerinde tanımlanan fiilleri gerçekleştirdiğinden bahisle davacı hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca elde ettiği menfaatin iki katı olan 3.104.791,20-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda, inceleme döneminde ... pay piyasasında gerçekleştirdikleri işlemleri dikkat çekici bulunan yatırımcılar arasında, doğrudan ve dolaylı para transferi, pay virmanı vekalet ve temsil ilişkisi, akrabalık ilişkisi ve adres benzerliği, HTS doğrudan birbirini arama veya aynı numaraları arama bağlantıları gibi hususların incelendiği, yatırımcılar arasında kurulan bağlantılar sonucunda ... ve ...’ün birlikte hareket ettiğinin tespit edildiği, anılan grubun işlemleri incelendiğinde, bu işlemlerin piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu ve davacı tarafından elde edilen menfaatin iki katı tutarında idari para cezası uygulanmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, para hareketinin çok cüzi olduğu, delil değeri bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, virmanda bulunduğu kişilere ne virman ettiğine dair herhangi bir açıklık bulunmadığı, bir başkasıyla birlikte hareket ederek grup oluşturmadığı, idari para cezası uygulanması için yeterli delil bulunmadığı, elde ettiği menfaat tutarının hesaplanmasının yanlış olduğu, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiği, kararın gerekçesiz olduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu idari işlem ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu idari para cezası öncesinde altı ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanması nedeniyle idari para cezası uygulanamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle mevzuatın ihlal edilip edilmediği ile menfaatin hukuka uygun bir şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmüşse de, piyasa dolandırılıcılığı suçu işlendiği yönünde makul şüphe bulunduğundan bahisle altı ay süreli geçici işlem yasağı uygulanmasının ardından yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafından gerçekleştirilen fiilin piyasa bozucu eylem olduğunun tespiti üzerine dava konusu idari para cezasının uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, öte yandan, davacının mevzuatın ihlal edilip edilmediği ile menfaatin hukuka uygun şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı yönündeki iddiasının doğrudan hukuki bilgiyle çözümlenmesi gerektiğinden, bilirkişi görevlendirilmesi doğal hakim ilkesine ve yargılama hukukuna aykırı olacağından, davacının bu iddialarına itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2023/3876
Karar No:2025/474
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurulu
VEKİLİ: Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: 16/07/2020-29/07/2020 döneminde ... Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler sebebiyle VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (f) bentlerinde tanımlanan fiilleri gerçekleştirdiğinden bahisle davacı hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 104. maddesi uyarınca elde ettiği menfaatin iki katı olan 3.104.791,20-TL idari para cezası tesis edilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından yapılan inceleme sonucunda, inceleme döneminde ... pay piyasasında gerçekleştirdikleri işlemleri dikkat çekici bulunan yatırımcılar arasında, doğrudan ve dolaylı para transferi, pay virmanı vekalet ve temsil ilişkisi, akrabalık ilişkisi ve adres benzerliği, HTS doğrudan birbirini arama veya aynı numaraları arama bağlantıları gibi hususların incelendiği, yatırımcılar arasında kurulan bağlantılar sonucunda ... ve ...’ün birlikte hareket ettiğinin tespit edildiği, anılan grubun işlemleri incelendiğinde, bu işlemlerin piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu ve davacı tarafından elde edilen menfaatin iki katı tutarında idari para cezası uygulanmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, para hareketinin çok cüzi olduğu, delil değeri bulunmadığı, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, virmanda bulunduğu kişilere ne virman ettiğine dair herhangi bir açıklık bulunmadığı, bir başkasıyla birlikte hareket ederek grup oluşturmadığı, idari para cezası uygulanması için yeterli delil bulunmadığı, elde ettiği menfaat tutarının hesaplanmasının yanlış olduğu, dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiği, kararın gerekçesiz olduğu, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusu idari işlem ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu idari para cezası öncesinde altı ay süreyle geçici işlem yasağı uygulanması nedeniyle idari para cezası uygulanamayacağı, özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle mevzuatın ihlal edilip edilmediği ile menfaatin hukuka uygun bir şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmüşse de, piyasa dolandırılıcılığı suçu işlendiği yönünde makul şüphe bulunduğundan bahisle altı ay süreli geçici işlem yasağı uygulanmasının ardından yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafından gerçekleştirilen fiilin piyasa bozucu eylem olduğunun tespiti üzerine dava konusu idari para cezasının uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığından, öte yandan, davacının mevzuatın ihlal edilip edilmediği ile menfaatin hukuka uygun şekilde hesaplanıp hesaplanmadığı yönündeki iddiasının doğrudan hukuki bilgiyle çözümlenmesi gerektiğinden, bilirkişi görevlendirilmesi doğal hakim ilkesine ve yargılama hukukuna aykırı olacağından, davacının bu iddialarına itibar edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.