Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma
Danıştay 13. Daire E.2023/1352 K.2023/5751
Özet: Uyuşmazlık, Madeni yağ lisansına ilişkin TSE belgesi uyumsuzluğu nedeniyle 363.755,00 TL idari para cezasının iptali talebiyle ilgilidir. Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararını bozalıp, cezanın iptalini onaylamış, temyiz giderlerini davalıya bırakmış ve ilgili belgelerin taraflara tebliğini temin etmiştir.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2023/1352
Karar No:2023/5751
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Metal Kimya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Madeni yağ lisans sahibi davacı şirkete ait iş yerinde 02/12/2014 tarihinde yapılan denetimde alınan numunelerin TSE belgelerine uygun olmadığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 363.755,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; numunelerin gönderildiği laboratuvarın, yapılması istenilen analizleri numune özellikleri değişime uğramadan on beş gün içerisinde yapması ve sonucunu bir raporla tespit etmesi gerektiği, madeni yağ lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirketten ... tarihinde yapılan denetimde ... seri numaralı tutanak ile alınan numunelerin 05/12/2014 tarihinde analizleri yapan labaratuvara teslim edildiği, numunelerin 18/02/2015 tarihinde analizlerinin yapıldığı ve 26/02/2015 tarih ve 316/1517 sayılı analiz raporu ile fiziksel ve kimyasal özelliklerinin ibraz edilen TSE belgelerine uygun olmadığının belirtildiğinin görüldüğü, söz konusu analizin mevzuat ile belirlenen 15 günlük sürede en geç 20/12/2014 tarihine kadar yapılması gerekirken bu süre geçtikten çok sonra 18/02/2015 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı; bu durumda, Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı bir biçimde yasal süre içerisinde numune özellikleri değişime uğramadan gerekli analizlerin yapılmadığı, bu nedenle davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 363.755,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 02/06/2022 tarih ve E:2017/2021, K:2022/2451 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 5015 sayılı Kanun'un dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinde, lisans sahiplerinin kendilerine verilen lisansta belirtilen faaliyet konuları ve tanınan haklar dışında, başka bir konuda ve alanda piyasa faaliyetinde bulunulması hâlinde uygulanacak idarî para cezasına ilişkin bir düzenleme olduğu görüldüğü, lisans ile tanınan hakların, 5015 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların bir bütün olarak dikkate alınması suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu itibarla, madeni yağ lisansı ile faaliyet gösteren davacıya isnat edilen "teknik düzenlemelere uygun olmayan üretimde bulunulması" fiilinin, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının ihlâli anlamına geleceğinin kabulü ve davacıya 5015 sayılı Kanun'un 4. madde hükümlerini ihlâl ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesinin mümkün olmadığı, anılan hükümlerin bu şekilde yorumlanması, ikincil düzenlemelerde yer alan herhangi bir yükümlülüğün ihlâli hâlinde, piyasada faaliyet gösteren lisans sahiplerinin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl etmiş olacağı ve tümüne 19. maddenin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi gerekeceği anlamına geleceği, bu durumun 19. maddenin düzenlenme biçimi ve amacıyla çelişeceği ve kanunîlik ilkesine de aykırılık oluşturacağı, bunun yanında, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hâlinde, maddede belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda ne şekilde ceza verileceği kurala bağlanmış olduğundan, ikincil mevzuatın ihlâli hâlinde verilecek olan idarî para cezası miktarının tayininde 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinin mi yoksa anılan Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasının mı uygulanacağı şeklinde bir belirsizlik doğacağı, bu kapsamda, dava konusu işlemin davacının sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle 5015 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına aykırılıktan tesis edilmiş olması ve fiilin o kapsama girmemesi nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davalının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, harçtan muaf oldukları, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Esas No:2023/1352
Karar No:2023/5751
TEMYİZ EDEN (DAVALI): ... Kurumu
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ... Metal Kimya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Madeni yağ lisans sahibi davacı şirkete ait iş yerinde 02/12/2014 tarihinde yapılan denetimde alınan numunelerin TSE belgelerine uygun olmadığının tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 363.755,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; numunelerin gönderildiği laboratuvarın, yapılması istenilen analizleri numune özellikleri değişime uğramadan on beş gün içerisinde yapması ve sonucunu bir raporla tespit etmesi gerektiği, madeni yağ lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirketten ... tarihinde yapılan denetimde ... seri numaralı tutanak ile alınan numunelerin 05/12/2014 tarihinde analizleri yapan labaratuvara teslim edildiği, numunelerin 18/02/2015 tarihinde analizlerinin yapıldığı ve 26/02/2015 tarih ve 316/1517 sayılı analiz raporu ile fiziksel ve kimyasal özelliklerinin ibraz edilen TSE belgelerine uygun olmadığının belirtildiğinin görüldüğü, söz konusu analizin mevzuat ile belirlenen 15 günlük sürede en geç 20/12/2014 tarihine kadar yapılması gerekirken bu süre geçtikten çok sonra 18/02/2015 tarihinde yapıldığının anlaşıldığı; bu durumda, Petrol Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırı bir biçimde yasal süre içerisinde numune özellikleri değişime uğramadan gerekli analizlerin yapılmadığı, bu nedenle davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca 363.755,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce, Dairemizin 02/06/2022 tarih ve E:2017/2021, K:2022/2451 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; 5015 sayılı Kanun'un dava konusu işleme ilişkin fiil tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinde, lisans sahiplerinin kendilerine verilen lisansta belirtilen faaliyet konuları ve tanınan haklar dışında, başka bir konuda ve alanda piyasa faaliyetinde bulunulması hâlinde uygulanacak idarî para cezasına ilişkin bir düzenleme olduğu görüldüğü, lisans ile tanınan hakların, 5015 sayılı Kanun'un, ilgili diğer mevzuatın ve lisansta yer alan kayıtlı hususların bir bütün olarak dikkate alınması suretiyle belirlenmesi gerektiği, bu itibarla, madeni yağ lisansı ile faaliyet gösteren davacıya isnat edilen "teknik düzenlemelere uygun olmayan üretimde bulunulması" fiilinin, 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının ihlâli anlamına geleceğinin kabulü ve davacıya 5015 sayılı Kanun'un 4. madde hükümlerini ihlâl ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesinin mümkün olmadığı, anılan hükümlerin bu şekilde yorumlanması, ikincil düzenlemelerde yer alan herhangi bir yükümlülüğün ihlâli hâlinde, piyasada faaliyet gösteren lisans sahiplerinin 5015 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlâl etmiş olacağı ve tümüne 19. maddenin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca ceza verilmesi gerekeceği anlamına geleceği, bu durumun 19. maddenin düzenlenme biçimi ve amacıyla çelişeceği ve kanunîlik ilkesine de aykırılık oluşturacağı, bunun yanında, 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasının dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan hâlinde, maddede belirtilenlerin dışında kalan, ancak bu Kanun'un getirdiği yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda ne şekilde ceza verileceği kurala bağlanmış olduğundan, ikincil mevzuatın ihlâli hâlinde verilecek olan idarî para cezası miktarının tayininde 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendinin mi yoksa anılan Kanun'un 19. maddesinin 7. fıkrasının mı uygulanacağı şeklinde bir belirsizlik doğacağı, bu kapsamda, dava konusu işlemin davacının sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterdiğinden bahisle 5015 sayılı Kanunun 4. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına aykırılıktan tesis edilmiş olması ve fiilin o kapsama girmemesi nedeniyle dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davalının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, harçtan muaf oldukları, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Aktarılan kurallar göz önünde bulundurulduğunda, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Dairemizin bozma kararındaki esaslara uyularak verilen temyize konu kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 13/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.