‹ Ana sayfa
Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2022/4390 K.2023/4915

Esas No: 2022/4390 · Karar No: 2023/4915 · Karar Tarihi: 20.11.2023
Özet: 1) Dağıtım A.Ş. tarafından TEİAŞ tarafından düzenlenen sistem kullanım ceza faturalarına ilişkin itirazların reddi ve söz konusu faturaların dayanağı olduğu imza anlaşmasının iptal edilmesi; 2) Mahkeme, İdare Mahkemesi kararını bozulmamış olarak onaylayarak, faturaların geçerliliğini ve anlaşma hükümlerinin yürürlükte olduğunu kabul etti.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/4390
Karar No:2023/4915

TEMYİZ EDENLER: 1. (DAVACI): ... Dağıtım A.Ş.

VEKİLİ: Av. ...

2. (DAVALI): ... İletim A.Ş. (...) Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...

DİĞER

DAVALI: ... Kurumu

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 2010-2013 dönemine ilişkin ... tarih ve ... nolu, ... tarih ve ... nolu, ... tarih ve ... nolu, ... tarih ve ... nolu sistem kullanım ceza faturalarının, bu faturalara yapılan itirazın reddine ilişkin TEİAŞ Genel Müdürlüğü Erişim ve Uygulamalar Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin ilgili kısmının, söz konusu faturaların dayanağı olduğu ileri sürülen İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşması'nın 2. maddesinin ikinci fıkrası ve 10. maddesi ile Nisan 2012 tarihinden sonra tahakkuk ettirilen faturaların dayanağı olduğu ileri sürülen İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşması'nın 2. maddesinin ikinci fıkrası ve 9. maddesinin iptali istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda;
1- Davacı şirketin, TEİAŞ ile imzalanarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından onaylanan 13/01/2011 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması'nın 2. maddesinin ikinci fıkrası ve 10. maddesi ile 31/12/2012 tarihli Sistem Kullanım Anlaşması'nın 2. maddesinin ikinci fıkrası ve 9. maddesinin iptali isteminin incelenmesinden;
Elektrik iletim hizmetinin tekel niteliğinde bir kamu hizmeti olduğu, bu hizmetin bir yasal tekel olan TEİAŞ tarafından gerçekleştirildiği, elektrik dağıtım hizmetinin ise bölgesel tekel niteliğinde bir kamu hizmeti olduğu ve davacı şirket gibi lisanslı dağıtım şirketleri tarafından yerine getirildiği, iletim hizmetinin elektrik dağıtım şirketleri açısından zorunlu unsur niteliğinde olduğu ve bu hizmetin bir kamu tüzel kişisi ve doğal tekel olan TEİAŞ ile dağıtım şirketleri arasında akdedilen sistem kullanım ve bağlantı anlaşmaları ile gerçekleştirildiği, bu bağlamda bu sözleşmelerin bir kamu hizmetinin ifası amacıyla akdedildiği, anlaşmanın TEİAŞ tarafından hazırlandığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) tarafından onaylandığı, taraflarla imzalanmadan önce ilgili şirketlere gönderilerek uygun olup olmadığı değerlendirmelerinin alındığı, sözleşme hükümlerinin aynı zamanda Kurul tarafından çıkarılan ikincil düzenlemelerde de yer aldığı, dağıtım şirketinin, lisansa konu faaliyeti yürütebilmesi açısından bu anlaşmaların imzalanmasının zorunlu olduğu, bu çerçevede sözleşme serbestisinden söz edilemeyeceği, Kurul'un sözleşmenin genel hükümlerinde tek taraflı olarak değişiklik yapma yetkisine sahip olduğu, sözleşmede ödenmesi öngörülen bedellerin Kurul tarafından belirlendiği, söz konusu bedellerin ödenmesinde gecikmeye düşülmesi halinde 6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca faiz uygulanacağı, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde tarafların Kurul'a başvurabilecekleri, bu durumda uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin Kurul kararlarının bağlayıcı olduğu anlaşılmakta olup, sistem kullanım anlaşmalarının özel hukuku aşan bir rejime tabi olduğu ve tüm değerlendirme kıstasları açısından idari sözleşme özelliklerini taşıdığı, idari sözleşmelere, özel hukuk sözleşmelerinde olduğu gibi, tarafların sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa etmeleri amacıyla cezai hükümler konulmasına engel olan bir yasal düzenleme bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu istemin bu kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

2- Davacı şirketin, TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen ... tarih ve ... nolu sistem kullanım ceza faturası ile ... tarih ve ... nolu sistem kullanım ceza faturası ile bu faturalara yapılan itirazın reddine ilişkin TEİAŞ Genel Müdürlüğü Erişim ve Uygulamalar Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin ilgili kısmının iptali isteminin incelenmesinden;
Davacı ile davalı TEİAŞ arasında Sistem Kullanım Anlaşması'nın 13/01/2011 tarihinde imzalandığı, dava konusu işlemin hukukî mahiyeti itibarıyla, sözleşmeden kaynaklanan bir cezaî şart niteliğinde olduğu, bu anlamda yalnızca sistem kullanım anlaşmasını imzalamış ve bu anlaşmada yer alan hüküm ve şartları kabul etmiş taraflar hakkında uygulama alanı bulabileceği, davacı tarafça güç aşımı yapıldığından bahisle davalı TEİAŞ tarafından davacıya uyarıda bulunulmadan 2010 yılına ilişkin ... tarih ve ... nolu ve 2011 yılına ilişkin ... tarih ve ... nolu faturaların düzenlendiği, bu itibarla, davacının anlaşma hükmünü ihlâl ettiğinin tespiti yapılmasına rağmen, davalı TEİAŞ tarafından anlaşmanın 10. maddesi gereği uyarıda bulunulmadan davacıya ceza verilemeyeceği anlaşıldığından dava konusu istemin bu kısmı yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

3- Davacı şirketin, TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen, ... tarih ve ... nolu sistem kullanım ceza faturası ile ... tarih ve ... nolu sistem kullanım ceza faturası ile TEİAŞ Genel Müdürlüğü Erişim ve Uygulamalar Dairesi Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin ilgili kısmının iptali isteminin incelenmesinden;
Davacı şirket ile TEİAŞ Genel Müdürlüğü arasında 31/12/2012 tarihinde Sistem Kullanım Anlaşması imzalandığı ve anılan anlaşmanın Kurul tarafından onaylanarak yürürlüğe girdiği, Anlaşmanın 9. maddesinde yer alan cezai müeyyidelerin taraflar arasında bağlayıcı olduğu, ilgili ihlâlin karşılığında yer alan hesaplama yöntemi uygulanmak suretiyle, 2012 yılına ilişkin ... tarih ve ... nolu ve 2013 yılına ilişkin ... tarih ve ... nolu ceza faturası düzenlendiği, dava dosyasında yer alan ceza muhteviyat çizelgelerinin incelenmesinden, bahsi geçen fiilin sabit olduğu anlaşıldığından dava konusu istemin bu kısmı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu istemlerin 1. ve 3. kısımları hukuka uygun bulunarak davanın kısmen reddine; dava konusu istemlerin 2. kısmı hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin kısmen iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacı tarafından, TEİAŞ ile imzalanan Bağlantı Anlaşması'nın 16. maddesinde cezaî şartın uygulanabilmesi için ihtar şartı öngörüldüğü, genel düzenleyici işlem niteliğinde olan Sistem Kullanım Anlaşması ile para cezası düzenlenmesinin kanunilik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. Davalı TEİAŞ tarafından, Kurul tarafından onaylanan Sistem Kullanım Anlaşmalarının dağıtım şirketleri ile imzalanarak anlaşmada yer alan cezaî şartların uygulanması gerektiği, sözleşmede yer alan düzenlemelerin mevzuatta da yer aldığı, tespit edilen ihlâller üzerine sözleşmeye uygun olarak ceza faturalarının düzenlendiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından, Sistem Kullanım Anlaşması'nda 10. Maddesinin münhasıran cezaî şartı düzenleyen bir hüküm olduğu ve birinci fıkrasında tüm ihlâller için geçerli olan ihtar şartının düzenlendiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

Davalı TEİAŞ tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ: 2012 yılı için düzenlenen ... tarih ve ... numaralı ceza faturası ile ... tarih ve ... sayılı işleminin bu faturaya ilişkin kısmı yönünden davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen bozulması; kalan kısımlar yönünden temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Kısmen dava konusu işlemin iptali kısmen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 20/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?