‹ Ana sayfa
Danıştay 13. Daire İdare Hukuku · ön sınıflandırma

Danıştay 13. Daire E.2021/2715 K.2024/4650

Esas No: 2021/2715 · Karar No: 2024/4650 · Karar Tarihi: 11.11.2024
Özet: Uyuşmazlık, Petrol ve Tesisleri Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından yapılan portföy hesabı işlemlerinden elde edilen 754.968,00 TL kârın VI‑103.1 sayılı tebliğ kapsamına girip girmediği ve bu nedenle Sermaye Piyasası Kurulu kararının iptal edilip edilmemesiyle ilgilidir. Mahkeme, bu kârın tebliğ kapsamına girmediğini belirterek Kurul kararını bozmamaya karar verdi.
T.C. DANIŞTAY ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2715
Karar No:2024/4650

TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Menkul Değerler A.Ş.

VEKİLİ: Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ... Kurulu

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Petrol ve Tesisleri Sanayi Ticaret A.Ş. (...) pay piyasasında 01/08/2016-31/01/2017 döneminde portföy hesabına gerçekleştirilen işlemler neticesinde elde edilen kârın VI-103.1 sayılı Yöneticilerin Net Alım Satım Kazançlarını İhraçcılara Ödemeleri Hakkında Tebliğ kapsamına girdiğinden bahisle elde edilen kârın ... hesabına yatırılması gerektiğine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketin Borsa İstanbul A.Ş.'de hisse senetleri işlem gören şirketlerden ...'in pay piyasasında portföy hesabına 19/12/2016 tarihinde 2.500.000 adet 7.394.167,00-TL maliyetle ve 27/01/2017 tarihinde 614.873 adet 1.884.286,00-TL maliyetle olmak üzere toplam 3.114.873 adet pay satın aldığı, aldığı bu payların tamamını 31/12/2017 tarihinde 10.033.421,00-TL bedelle satarak 754.968,00-TL kâr elde ettiği, davacı şirket tarafından Kurul’a yapılan başvuru dilekçesiyle, aracı kurumun tek ortağı ...'nun ...'te herhangi bir payının bulunmadığı, aracı kurumun yönetim kurulu üyelerinin ve üst düzey yöneticilerinin ...'te herhangi bir görevinin olmadığı, aracı kurumun içsel bilgiye ulaşabilecek ve alım satım eşitsizliği yaratacak konuma sahip olmadığı, bu kapsamda aracı kurum tarafından gerçekleştirilen bu işlemlerin VI-103.1 sayılı Tebliğ çerçevesinde değerlendirilemeyeceği, her ne kadar Tebliğ kapsamında değerlendirilemeyeceği düşünülse de mevzuata aykırı istenmeyen bir yanlışlık yaratmamak adına 754.968,00-TL kârı Kurul’a yapılan bu başvurunun sonucuna göre iade edilmek şartıyla kanuni süre içerisinde ... hesabına yatırdıkları ifade edilerek Kuruldan görüş ve değerlendirme istenildiği,
Bu kapsamda davacı şirketin ... pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler sonucu elde ettiği kârın mezkur Tebliğ çerçevesinde incelenmesi sonucunda ... tarih ve ... sayılı Denetleme Raporunun düzenlendiği, bu raporda özetle; “...'nun aracı kurumun tek ortağı ve inceleme döneminde ... Holding Yönetim Kurulu Başkanı olan ...'ün kızı olduğu, aynı zamanda 08/05/2017 tarihi itibarıyla ... yönetim kurulu üyesi olduğu, ...'nun 10/10/2013 tarihinden beri ...'in içsel bilgilerine erişimi olanlar listesinde yer aldığı, aracı kurumun Yönetim Kurulu Başkanı ...'ün inceleme döneminde ... Holding Yönetim Kurulu Başkanı olan ...'ün kızı olduğu, inceleme dönemi sonrasında ... ve ...'nun aynı anda hem ... hem de ... Holding yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptıkları dönemlerin olduğu, ... sermaye yapısına ilişkin bilgiler göz önüne alındığında, inceleme döneminde ... Holding'in ...'in sermayesinde %70,77 oranında paya sahip olduğu, inceleme döneminde ... Holding yönetim kurulu üyesi olan ... ve ...'ın aynı zamanda ... yönetim kurulu üyesi olduğu ve mezkur Tebliğ kapsamına girdiği tespitlerine yer verilmesi üzerine aracı kurumun ... pay piyasasında inceleme döneminde (01/08/2016-31/01/2017) portföy hesabına gerçekleştirilen işlemler neticesinde elde edilen kârın VI-103.1 sayılı Tebliğ uyarınca ... hesabına yatırması gerektiği konusunda bilgilendirilmesine yönelik dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 103. maddesinin dördüncü fıkrası ve VI-103.1 sayılı Tebliğ ile, ihraççıya ait içsel bilgilere sahip olanların bu bilgiye kamudan evvel sahip olmaları nedeniyle ihraççının sermaye piyasası araçları aracılığıyla haksız menfaat elde etmesinin önlenmesi, ihraççıların içsel bilgilerine konumları gereği daha erken ve daha kolay erişimi olanlarla bu bilgilere kamuya duyurulduktan sonra ulaşabilen yatırımcılar arasındaki fırsat eşitsizliğininin ortadan kaldırılmasının amaçlandığı;
Aracı kurumun tek ortağı olan ... ve aracı kurumun Yönetim Kurulu Başkanı ...'ün ihraççı şirket olan ...'in finansal veya faaliyet politikalarını, kararlarını veya hedeflerini doğrudan veya dolaylı olarak belirleme veya kontrol etme gücüne sahip olan kişiler oldukları, dolayısıyla ihraççıyı nüfuzu altında bulunduran kişiler olarak Tebliğ kapsamında ihraççıların yöneticisi olduklarının kabulü gerektiği;
Aracı kurumun inceleme döneminde elde ettiği 754.968,00-TL kârın 6362 sayılı Kanun'un 103. maddesinin dördüncü fıkrası ve VI-103.1 sayılı Tebliğ kapsamına girdiği anlaşıldığından, aracı kurumun ... pay piyasasında inceleme döneminde (01/08/2016-31/01/2017) portföy hesabına gerçekleştirilen işlemler neticesinde elde ettiği bu kârın ... hesabına yatırılması gerektiğinden, davacı şirketin bu konuda bilgilendirilmesine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna avrılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Tebliğ düzenlemesinin Kanun hükmüne aykırı olduğu, gerçekleştirilen işlemlerin mezkur Tebliğ çerçevesinde değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığı, dava konusu uygulamanın sermaye piyasaları ve vergi düzenlemeleri yönünden kaos oluşturacağı, aracı şirket olan davacı şirketin tek ortağı ...'nun ... A.Ş.'de herhangi bir payı ve görevi bulunmamasına rağmen davacı şirketin gerçekleştirdiği işlemlerin söz konusu Tebliğ kapsamında değerlendirilmesinin kabulünün mümkün olmadığı, işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?