Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2020/2011 K.2024/2068
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2011
Karar No:2024/2068
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) tarafından 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca ... Petrol Ürünleri Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.'ne verilen ve vadesinde ödenmeyen idari para cezası borcunun şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi gereğince düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; borcun şirketten tahsilinin mümkün olmadığı hususu sabit olduğundan 17/06/2011 tarihinden 15/05/2012 tarihine kadar şirketin ortağı ve müdürü olan davacının temsilci sıfatına sahip olduğu dönemde işlenen fiiller nedeniyle kesilen idari para cezasının kanuni temsilci vasfına istinaden tamamının tahsili amacıyla adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusunda bulunulduktan sonra davacı vekili tarafından davacının vefat ettiğinin bildirilmesi ve Uyap Bilişim Sisteminde yapılan sorgulamadan da davacının 31/07/2019 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması üzerine 25/02/2020 tarihli ara kararıyla davalıdan dava konusu ödeme emri içeriği alacağın tahsil edilip edilmediğinin sorulduğu, davalı tarafından verilen 06/03/2020 tarihli cevapta anılan alacağın tahsil edilmediğinin belirtildiği, buna göre, dava konusu ödeme emri içeriği idari para cezası alacağının ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine göre ancak vefat eden davacıdan istenilebilecek olması karşısında ve halen tahsil edilmemiş olduğu da dikkate alındığında, bakılan davanın yalnız öleni ilgilendiren bir dava olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dilekçesinin iptaline karar verilmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dilekçesinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı mükellefin dava konusu idari para cezalarının dayanağı olan denetim tutanaklarının düzenlendiği tarihlerde asıl borçlu mükellef şirketin ortağı ve kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu bulunduğu, şirket adına kesilen idari para cezaları için ilk önce borçlu şirketten tahsili cihetine gidildiği, şirket adına haciz varakalarının düzenlendiği ancak mal varlığı araştırmasına ilişkin evraktan da anlaşılacağı üzere yapılan takibat sonucunda şirketin hacze kabil mal varlığı bulunmadığından, borçlu şirketten tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçtan dolayı da 213 sayılı Vergi Usulü Kanunu'nun 10. ve 6183 sayılı Kanun'un 35. ile mükerrer 35. maddeleri gereğince şirket ortakları ve kanuni temsilcileri nezdinde takibata geçildiği, dava konusu edilen ödeme emri içeriği idari para cezalarının, ölen davacının ilgili dönemlerde kanuni temsilciliğini yaptığı süre içerisinde şirket adına düzenlenen cezalar olduğu, davacının şahsına kesilmiş cezalar olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava dilekçesinin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 08/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2011
Karar No:2024/2068
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) tarafından 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu uyarınca ... Petrol Ürünleri Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.'ne verilen ve vadesinde ödenmeyen idari para cezası borcunun şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi gereğince düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; borcun şirketten tahsilinin mümkün olmadığı hususu sabit olduğundan 17/06/2011 tarihinden 15/05/2012 tarihine kadar şirketin ortağı ve müdürü olan davacının temsilci sıfatına sahip olduğu dönemde işlenen fiiller nedeniyle kesilen idari para cezasının kanuni temsilci vasfına istinaden tamamının tahsili amacıyla adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusunda bulunulduktan sonra davacı vekili tarafından davacının vefat ettiğinin bildirilmesi ve Uyap Bilişim Sisteminde yapılan sorgulamadan da davacının 31/07/2019 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması üzerine 25/02/2020 tarihli ara kararıyla davalıdan dava konusu ödeme emri içeriği alacağın tahsil edilip edilmediğinin sorulduğu, davalı tarafından verilen 06/03/2020 tarihli cevapta anılan alacağın tahsil edilmediğinin belirtildiği, buna göre, dava konusu ödeme emri içeriği idari para cezası alacağının ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine göre ancak vefat eden davacıdan istenilebilecek olması karşısında ve halen tahsil edilmemiş olduğu da dikkate alındığında, bakılan davanın yalnız öleni ilgilendiren bir dava olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava dilekçesinin iptaline karar verilmesinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dilekçesinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı mükellefin dava konusu idari para cezalarının dayanağı olan denetim tutanaklarının düzenlendiği tarihlerde asıl borçlu mükellef şirketin ortağı ve kanuni temsilci sıfatıyla sorumluluğu bulunduğu, şirket adına kesilen idari para cezaları için ilk önce borçlu şirketten tahsili cihetine gidildiği, şirket adına haciz varakalarının düzenlendiği ancak mal varlığı araştırmasına ilişkin evraktan da anlaşılacağı üzere yapılan takibat sonucunda şirketin hacze kabil mal varlığı bulunmadığından, borçlu şirketten tahsil edilemeyen ve tahsil edilemeyeceği anlaşılan borçtan dolayı da 213 sayılı Vergi Usulü Kanunu'nun 10. ve 6183 sayılı Kanun'un 35. ile mükerrer 35. maddeleri gereğince şirket ortakları ve kanuni temsilcileri nezdinde takibata geçildiği, dava konusu edilen ödeme emri içeriği idari para cezalarının, ölen davacının ilgili dönemlerde kanuni temsilciliğini yaptığı süre içerisinde şirket adına düzenlenen cezalar olduğu, davacının şahsına kesilmiş cezalar olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava dilekçesinin iptali yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin...tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 08/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.