‹ Ana sayfa
Danıştay13. Daireİdare Hukuku

Danıştay 13. Daire E.2019/3206 K.2024/524

Esas No: 2019/3206 · Karar No: 2024/524 · Karar Tarihi: 02.02.2024
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3206
Karar No:2024/524

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... Gıda Sanayi İşletmeleri İç ve Dış Ticaret A.Ş.

**VEKİLİ:** Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu (E-Tebligat)

**VEKİLİ:** Av. ...

MÜDAHİLLER (DAVALI YANINDA): 1- ... 2- ... Konseyi

**VEKİLİ:** Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Konsey'in yönetim kurulu başkanı ... ve Konsey'in kalite kontrol programında yer alan şirketlerin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında rekabeti ihlâl ettiği iddiasıyla yapılan 24/03/2016 tarihli başvurunun 4054 sayılı Kanun kapsamında incelenmesi olanağının bulunmadığından bahisle Kanun'un 42. maddesinin 2. Fıkrası uyarınca reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 4054 sayılı Kanun'un kapsamına yalnızca mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen teşebbüslerin rekabete aykırı işlem ve eylemlerinin girdiği, teşebbüsün ise mal ve hizmet piyasalarında her türlü faaliyeti gösteren gerçek ve tüzel kişi ya da birim olduğu, buna karşın şikayete konu edilen ... isimli kişinin kendisinin bir teşebbüs sahibi olmadığı, her ne kadar bazı firmalara danışmanlık yaptığı dosya kapsamında anlaşılsa da bu durumun kendisine müteşebbis sıfatı kazandırmayacağı, ayrıca ilgilinin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı Konsey'in ise, ulusal tarım politikaları çerçevesinde ilgili tüm tarafların bir araya geldiği ve sektörle ilgili çalışmalar yapmakla görevli Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın (Tarım ve Orman Bakanlığı) izin ve denetimine tabi yarı kamu yarı özel bir tüzel kişilik olduğu, anılan Konsey'in bir teşebbüs olmadığının açık olduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, taraflar arasında bir kısmı adli yargıda haksız rekabet hükümleri çerçevesinde ele alınabilecek nitelikte olan uyuşmazlıkların davalı idarenin görev alanına girmediği görüldüğünden bu doğrultuda tesis edilmiş olan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Konsey'in 4054 sayılı Kanun kapsamında bağımsız karar verebilen ve ekonomik bakımından bütün teşkil eden bir teşebbüs birliği olduğu, ...'in Konsey başkanı sıfatıyla gerçekleştirdiği açıklamaların Konsey'den bağımsız açıklamalar olmadığı, Konsey tarafından oluşturulan kalite kontrol programı ve bu programa dair açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde Konsey ve başkanının rekabet hükümlerine aykırı davrandığının açık olduğu, Konsey üyesi zeytinyağı üreticilerinin zeytinyağı alım ya da satım fiyatını, zeytin ve zeytinyağı arz ya da talep miktarını kontrol alarak belirledikleri, Konsey üyesi olmayan zeytinyağı üreticilerinin faaliyetlerini zorlaştırdıkları ve kısıtladıkları ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların görev alanlarıyla ilgili olmadığı; müdahiller tarafından, 4054 sayılı Kanun kapsamında teşebbüs olarak değerlendirilmemelerinin hukuka uygun olduğu, 4054 sayılı Kanun'a aykırı herhangi bir eylemlerinin bulunmadığı, kalite kontrol programından geçen ve güvenilirliğinden emin olunan markaların açıklanmasının hiçbir şekilde diğer markaların kötülendiği anlamına gelmeyeceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından, ...anılan Konsey'in yönetim kurulu başkanı ... ve anılan Konsey'in kalite kontrol programında yer alan şirketlerin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun kapsamında rekabeti ihlâl ettiği iddiasıyla davalı idareye şikâyet başvurusunda bulunulmuş, davalı idarece şikâyet konusunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Haksız Rekabet" başlıklı 54. maddesi kapsamında halihazırda incelendiği hususu dikkate alınarak başvurunun 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığı sonucuna varılmış ve dava konusu Kurul kararı tesis edilmiştir.
Davacı tarafından yapılan başvurunun 4054 sayılı Kanun kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesinde, başvurunun yöneldiği şikâyet edilenlerin ayrı ayrı incelenmesi ve kapsam değerlendirmesinin şikâyet edilenlere özgü iddialar bakımından yapılması gerekmektedir. Dolayısıyla şikâyet başvurusunun yöneldiği, ... Konseyi, anılan Konsey'in yönetim kurulu başkanı... ve anılan Konsey'in kalite kontrol programında yer alan şirketler bakımından ileri sürülen iddiaların değerlendirilmesi zorunludur.
İlk Derece Mahkemesi'nce, Konsey ve Konsey'in yönetim kurulu başkanı ...'e ilişkin iddialar bakımından, ...'in kendisinin bir teşebbüs sahibi veya teşebbüs niteliğinin olmadığı, ... Konseyi'nin ise, ulusal tarım politikaları çerçevesinde ilgili tüm tarafların bir araya geldiği ve sektörle ilgili çalışmalar yapmakla görevli Tarım ve Orman Bakanlığı'nın izin ve denetimine tabi yarı kamu yarı özel bir tüzel kişilik olduğu, anılan Konsey'in bir teşebbüs olmadığı değerlendirmesi yapılarak şikâyet başvurusuna konu iddiaların içeriği irdelenmeksizin şikâyet edilenlerin niteliklerinden yola çıkarak 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadıkları sonucuna varılmıştır.
Öncelikle davacının Konsey'in yönetim kurul başkanı sıfatıyla hareket eden ve bu sıfatla açıklamalarda bulunan ...'in Konsey'den ayrı düşünülmesinin imkânı bulunmamaktadır. Dolayısıyla ...'e ilişkin iddiaların da Konsey'e yöneldiği kabul edilerek bu kişinin teşebbüs niteliği taşıyıp taşımadığından bağımsız bir şekilde Konsey çatısı altında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Konsey'in teşebbüs birliği niteliğinde olup olmaması açısından, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre 4054 sayılı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde teşebbüs veya teşebbüs birlikleri bakımından, kamu kurumu veya kuruluşu yahut özel hukuk veya kamu hukuku tüzel kişisi olarak nitelendirmeye ilişkin herhangi bir istisnaya yer verilmediği açık olmakla birlikte, belirli bir alanda iktisadi faaliyet yürüten hukuki varlığın, faaliyet gösterdiği her alanda teşebbüs statüsünde olacağını kabul etmek de mümkün değildir. Başka bir anlatımla, bir hukuki varlığın ya teşebbüs olduğu ya da olmadığı genellemesinin yerine, şikâyet edilen ve 4054 sayılı Kanun kapsamında incelenen davranışının, bağımsız karar verebilme ve iktisadî bir faaliyet olup olmadığı yönlerinden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu anlamda, Konsey'in kamusal bir yetki kullandığı durumlarda, teşebbüs niteliğini haiz olmadığı, faaliyetinin bağımsız karar verebilme niteliğinde olmadığı ve iktisadi bir yönünün bulunmadığı kabul edilebilecektir. 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 11. maddesi ve... Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) uyarınca ürün konseyi olarak kurulan Konsey'in kalite kontrol programı uygulamasına ilişkin kullandığı yetki, Yönetmelik'in "Konseyin faaliyetleri" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendi uyarınca Konsey'e tanınmış bir yetki olup Konsey bakımından herhangi bir gelir getirici veya mal/hizmet sunumu olarak nitelendirilebilecek bir yönü bulunmamaktadır. Dolayısıyla Konsey kalite kontrol programı uygulanması yetkisi bakımından teşebbüs olarak nitelendirilemeyecektir.
Ancak, şikâyet başvurusunda Konsey'in kalite kontrol programında yer alan şirketlerin kalite kontrol programı uygulamasını ve dolayısıyla Konsey'i kullanarak aralarında yapmış oldukları anlaşma, uyumlu eylemler ve almış oldukları kararlarla rekabetin bozulmasına yönelik davranışlar sergiledikleri iddia edilmektedir. Bu iddia ise 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir iddia olup dava konusu Kurul kararında belirtildiği gibi 6102 sayılı Kanun kapsamında haksız rekabet hükümleri kapsamında değerlendirilecek bir iddia da değildir.
4054 sayılı Kanun'un 40. maddesinde, Kurul'un; re'sen veya kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar vereceği, 41. maddesi gereğince de, önaraştırma raporu üzerine soruşturma açılmasına veya açılmamasına karar vereceği, Kanun'un 43., 44., 45., 46. ve 47. maddelerinde öngörülen süreç yürütülerek, hakkında soruşturma yürütülenin savunması alındıktan sonra nihaî karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Rekabet Kurulu'nun, ihbar, şikâyet veya re'sen başka kaynaklardan öğrendiği bir rekabete aykırı anlaşma, uyumlu eylem veya hâkim durumun kötüye kullanılması eylemi hakkında ya doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açmaya gerek olup olmadığını anlamak için önaraştırma yapılmasına karar vereceği, soruşturma açmaya karar vermesi hâlinde tarafları bu durumdan haberdar edeceği, böylece yazılı iddia ve savunmaların ileri sürülmesi aşamasına gelineceği, daha sonra taraflarca talep edilmesi hâlinde ya da Kurul'ca re'sen sözlü savunma toplantısı yapılmasından sonra, nihaî karar aşamasına gelineceği hususları Kanun'da ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
Rekabet Kurulu tarafından, şikâyetin Kanun kapsamında olmadığının tespiti hâllerinde, 4054 sayılı Kanun'un 42/2. maddesi uyarınca reddedilmesi mümkün bulunmakla beraber, Rekabet Kurumu'na şikâyet edilen hususlarla ilgili olarak, eylemin 4054 sayılı Kanun'un 4. veya 6. maddeleri anlamında bir ihlâl olup olmadığının nitelendirilebilmesi için; Kurum tarafından Kanun'un "Kurulun İnceleme ve Araştırmalarında Usul" başlıklı dördüncü kısmındaki, Rekabet Kurulu'nun inceleme ve araştırmalarında uyulması zorunlu usullerin uygulanması ve önaraştırma kararının verilmesi gerekli bulunmaktadır.
Dava konusu olayda, davacının şikâyete konu ettiği Konsey'in kalite kontrol programında yer alan şirketlerin davranışlarının, rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, teşebbüslerin piyasa dışına çıkarılması veya potansiyel rekabetin kısıtlanmasına yönelik davranışlar olarak; 4054 sayılı Kanunun’un 4. maddesi çerçevesinde ele alınabilecek iddialar olması nedeniyle, konunun 4054 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu ve davalı idarece davacının iddialarıyla ilgili olarak soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma yapılmasına karar verilmesi gerekirken, belirtilen idari usul sürecine uyulmaksızın Kurul'ca doğrudan uzmanlar tarafından düzenlenen rapor değerlendirilerek, konunun 4054 sayılı Kanun kapsamında olmadığı yolunda karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmediği, bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 02/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?