Danıştay13. Daireİdare Hukuku
Danıştay 13. Daire E.2018/1244 K.2023/5015
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/1244
Karar No:2023/5015
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Grubu Holding A.Ş.
(Devralınan ... Holding A.Ş. adına)
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Sigorta Fonu (Fon)
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun, Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca tesis ettiği ... tarih ve E... sayılı devir payı ödenmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, 08/02/2016 tarihi itibarıyla ... A.Ş.'nin 620.000.000,00-TL olan sermayesinin 106.683.294,60-TL'lik kısmına sahip olduğu, davacının, bankanın sermayesindeki doğrudan ortaklık payının %17,21 olduğu, ayrıca, ... A.Ş. sermayesinin 48.316.697,40-TL'sine, yani %7,79'una sahip olan ... Teşebbüs ve Makine Ticaret A.Ş.'nin %88,93 oranında iştiraki olduğu, böylece, davacının, ... A.Ş.'nin (Banka) sermayesinde doğrudan %17,21, dolaylı olarak %6,93 olmak üzere toplam %24,14 oranında pay sahibi olduğu, davacı şirket tarafından, ... A.Ş.'nin sermayesinde %7,79 oranında iştirak payı olan ... Teşebbüs ve Makine Ticaret A.Ş. ile birleşme konusunda yönetim kurulu kararı alındığı, söz konusu birleşme işlemi tamamlandığında, davacının Banka sermayesindeki doğrudan %17,21 olan payının %25'e çıkacağı davacı tarafından ifade edilerek BDDK'dan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca izin talep edildiği, BDDK'nın da bu istem üzerine, davacının Banka nezdindeki payının yaklaşık %25'e çıkacağına dair 14/01/2016 tarih ve 527 sayılı yazının davalı idareye bildirdiği, BDDK'nın bildirimi üzerine TMSF Finansman Dairesi Başkanlığı'nın dava konusu ... tarih ve ... sayılı yazısı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca yükseltilen banka hisselerinin %1'ine isabet eden 482.980,00-TL'nin yazının tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinin davacıya bildirildiği, davacının da bu yazının bildirimi üzerine, şirketlerinin dolaylı olarak sahip olduğu %6,93 oranındaki Banka hisselerinin birleşme işlemi neticesinde şirketlerinde "doğrudan paya dönüşmesinde", gerçek anlamda bir pay devrinin söz konusu olmadığı, şirketlerde ve ortaklıklarda nihai sahiplik açısından herhangi bir değişiklik olmadığı ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı; 5411 sayılı Kanun'un 18. maddesinin 1. fıkrası kapsamındaki edinim ve devirlere Kurul'ca izin verilmesi durumunda, bankanın devralınan hisselerinin nominal değerinin yüzde biri oranında devir payının, devralan tarafından Fon'a yatırılmasının zorunlu olması karşısında, Fon'un gelirleri arasında yer alan devir payının tahsiline yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dolaylı payların doğrudan paylara dönüşmesinde devir payı yükümlülüğünün bulunmadığı, BDDK'nın tüm izin işlemlerinde devir payı yükümlülüğünün bulunmadığı, hisselerde nihai sahiplik açısından bir değişiklik olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının Banka sermayesinin %20'sini aşan pay ediniminin BDDK'nın iznine tâbi olduğu, BDDK'nın Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesi kapsamındaki tüm izinlerinde banka hisselerini devralanların devir payını Fon'a ödeme zorunluluğunun bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2018/1244
Karar No:2023/5015
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Grubu Holding A.Ş.
(Devralınan ... Holding A.Ş. adına)
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Sigorta Fonu (Fon)
**VEKİLİ:** Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun, Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca tesis ettiği ... tarih ve E... sayılı devir payı ödenmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, 08/02/2016 tarihi itibarıyla ... A.Ş.'nin 620.000.000,00-TL olan sermayesinin 106.683.294,60-TL'lik kısmına sahip olduğu, davacının, bankanın sermayesindeki doğrudan ortaklık payının %17,21 olduğu, ayrıca, ... A.Ş. sermayesinin 48.316.697,40-TL'sine, yani %7,79'una sahip olan ... Teşebbüs ve Makine Ticaret A.Ş.'nin %88,93 oranında iştiraki olduğu, böylece, davacının, ... A.Ş.'nin (Banka) sermayesinde doğrudan %17,21, dolaylı olarak %6,93 olmak üzere toplam %24,14 oranında pay sahibi olduğu, davacı şirket tarafından, ... A.Ş.'nin sermayesinde %7,79 oranında iştirak payı olan ... Teşebbüs ve Makine Ticaret A.Ş. ile birleşme konusunda yönetim kurulu kararı alındığı, söz konusu birleşme işlemi tamamlandığında, davacının Banka sermayesindeki doğrudan %17,21 olan payının %25'e çıkacağı davacı tarafından ifade edilerek BDDK'dan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca izin talep edildiği, BDDK'nın da bu istem üzerine, davacının Banka nezdindeki payının yaklaşık %25'e çıkacağına dair 14/01/2016 tarih ve 527 sayılı yazının davalı idareye bildirdiği, BDDK'nın bildirimi üzerine TMSF Finansman Dairesi Başkanlığı'nın dava konusu ... tarih ve ... sayılı yazısı ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesinin 3. fıkrası uyarınca yükseltilen banka hisselerinin %1'ine isabet eden 482.980,00-TL'nin yazının tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinin davacıya bildirildiği, davacının da bu yazının bildirimi üzerine, şirketlerinin dolaylı olarak sahip olduğu %6,93 oranındaki Banka hisselerinin birleşme işlemi neticesinde şirketlerinde "doğrudan paya dönüşmesinde", gerçek anlamda bir pay devrinin söz konusu olmadığı, şirketlerde ve ortaklıklarda nihai sahiplik açısından herhangi bir değişiklik olmadığı ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı; 5411 sayılı Kanun'un 18. maddesinin 1. fıkrası kapsamındaki edinim ve devirlere Kurul'ca izin verilmesi durumunda, bankanın devralınan hisselerinin nominal değerinin yüzde biri oranında devir payının, devralan tarafından Fon'a yatırılmasının zorunlu olması karşısında, Fon'un gelirleri arasında yer alan devir payının tahsiline yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dolaylı payların doğrudan paylara dönüşmesinde devir payı yükümlülüğünün bulunmadığı, BDDK'nın tüm izin işlemlerinde devir payı yükümlülüğünün bulunmadığı, hisselerde nihai sahiplik açısından bir değişiklik olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının Banka sermayesinin %20'sini aşan pay ediniminin BDDK'nın iznine tâbi olduğu, BDDK'nın Bankacılık Kanunu'nun 18. maddesi kapsamındaki tüm izinlerinde banka hisselerini devralanların devir payını Fon'a ödeme zorunluluğunun bulunduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.